• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Diyarbakır 39 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 36 °C
  • Berlin 22 °C

Uludere'deki 'büyük resmi' mi istiyorsunuz?

Pınar Öğünç

Heron görüntüleri net, Meclis'in kafası karışık. Feminist Kolektif'in taziye ziyaretinden bakalım büyük resme...

Ve Meclis’in Uludere Alt Komisyonu Heron’ların kaydettiği o dokuz saatlik görüntüyü izledi. Cinayetlerin hem nedeni hem de belgesi olan kayıtlar… Sonunda ne olacağı belli ağır bir belgesel…

“Arkadaşlarımızın pisi pisine öldüklerini size ifade edebilirim. Gerçekten tüylerimiz ürperdi” diyen CHP’li Levent Gök var, “PKK’lı olmadıkları belliydi. Silah yok, karşılık yok” diyen BDP’li Ertuğrul Kürkçü ve “Bu görüntüler büyük resmi göstermiyor” diyen komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün.

‘Büyük resim’ ne demektir? Hem görüntü kalitesi hem de olayın gidişatını aktarması açısından ‘çok net’ sıfatı kullanılan bu kayıdın manasını nasıl bir ‘büyük resim’ değiştirebilir? Neyi de öğrenirsek yapılan mazur gösterebilir?

Oysa ‘büyük resmi’ anlayabileceğiniz başka kaynaklar var. Mesela 21 kişilik bir kadın grubunun Meclis komisyonundan bir süre sonra Uludere’ye yaptığı ziyaret… Feminist Kolektif, 10’dan fazla kadın örgütünden katılımcılarla geçen hafta taziye için Roboski’deydi. Kadınların kadınları dinleyişi başka, kadınların kadınlara dair gözlemleri başka… 

Cennetteki halı saha

Akşam üzeri köye vardıklarında kucaklarında kaybettiklerinin çerçeveli fotoğraflarıyla ahaliyi camide kendilerini bekler bulmuşlar. Kadınlar, erkekler, çocuklar hep birlikte. En çok kadınların gücü, dirayeti etkilemiş onları. Ziyarete gidenlerden Gülfer Akkaya ‘alim dinginliği’ diyor buna. Faillerin cezalandırılmasına dair adalet taleplerini de çok güzel tarif ediyor: “O kadar parçalanmışlar ki, duygusal bir dikişe ihtiyaç duyuyorlar. Tamir edilmezse açık açık köylerini terk etmeyi, Irak Kürdistan’ına geçmeyi düşünenler var. Çünkü kendilerini tutar bir şey bulamıyorlar…” Büyük resim mi istiyorsunuz? 30 sene bir film şeridi gibi aksın gözünüzün önünde, büyük resim şu sorudur: “Biz bunu hakkedecek ne yaptık devlete?”

Bir bakkal, bir halı saha, üç internet kafe… Tamamen erkekler, hatta genç erkekler için kurulmuş bir sosyal hayat… Onların ‘kervan’ dediği sınır ticareti de bir genç erkek işi zaten. Katır yükü dışında ellerinde ne kadarını taşıyabilirlerse diye, çocuk işi bir de. O yüzden birçok aile çocuklarıyla birlikte temel geçim kaynağını yitirmiş durumda. Şimdi çorap örerek, bulaşık yıkayarak, odun kırarak para kazanmak zorunda kalan kadınlardan söz ediyorlar. Böyle de değişmiş hayatları.

Feministler köyde üniversiteye giden kız sayısına da, beş yaşındaki kız çocuğundan 75 yaşındaki teyzeye kadar kadınların duru politik tespitlerinden de, diyecek laf bulamadıklarında sırf onları rahatlatmak için espri bile yapabilmelerinden etkilenmişler. Başlık parası son yıllarda iyice azalmış. “Benim kızım katır mıdır ki satayım” diyen babalar artmış. Hani karşılarında feministler var ya, eşlerine arada yardım ettiğini söyleyen erkekler olmuş. 

Kaymakamın ikinci ziyareti

Uludere’de yaşananlar değil ama kaymakam Naif Yavuz’un köye o olaylı ilk ziyareti gazetelerimizde çarşaf büyüklüğünde yer bulmuştu hatırlarsanız. Peki 19 Ocak’taki ikinci taziye ziyareti?

Roboski kadınları, bilhassa eşi Derya Yavuz’un teşvikiyle kaymakam Naif Yavuz’un bir kez daha taziyeye gelişinden mutlulukla söz etmiş. Bu arada, yaşanan tatsız olaylar yüzünden beş kişi hâlâ tutuklu. Şu anda Şırnak Kapalı Cezaevi’nde, kendini öldürmek eşiğindeki Faruk Encü’nün mektubu da alın size büyük resim: “Öldüğümde belki onların yanına cennete giderim. Eski günlerimizdeki gibi halı sahada top oynar, eskisi gibi piknik yaparız ve Serhat kardeşim beni yine suya atar ve Hamza kardeşim yine gülerek sudan çıkmama yardım eder.”

Ve sonra Roboski’de kadınların hepsi ayrı ayrı evlere dağılmış. Tavana kadar dizili denkler açılıncaya, atlas misafir yorganları yayılıncaya kadar anlatmışlar. Ölüleri o kadar eksikmiş ki, kar kalkınca çocuklarından kalan parçaları aramaya gideceklerini söylemişler. “Baharda buralar çok güzel olur. Siz de gelsenize” demişler.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89