• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 13 °C

‘Uludere için sus talimatı’

Amberin Zaman

Dün Sabah Gazetesi'nin Başbakan Erdoğan'a atfen attığı bu manşet durumu net şekilde özetliyordu. Bizlerden talep edilen (aslında bir tür emir olarak da yorumlayabiliriz) bundan böyle Uludere konusunda susmak.

Çünkü konuşarak, Uludere'de 34 sivilin ölümüne yol açan vahim ötesi hatayı tartışarak, sorgulayarak, Uluderelilerin acılarını, öfkelerini dillendirerek PKK'nın değirmenine su taşıyormuşuz. Kazakistan dönüşü tam olarak ne demişti Başbakan? "Açık söylüyorum, medya da dahil bu konuyu fazla istismar etmesinler."

Zaten gencecik yaşta bedenleri parçalanarak can verenlerin ailelerine "özürse özür", "tazminatsa tazminat" hepsi dilenmiş, verilmiş. Başbakan'dan bundan böyle özür mözür beklenmemeli.

Çünkü, "Eğer insani ise biz insani görevlerimizi yaptık, ama terör örgütü veya uzantıları bizden daha farklı beyanlar bekliyorlarsa kusura bakmasınlar... Adli incelemeler şu anda devam ediyor... Bunun dışında bizim yapacağımız herhangi bir şey yok" diyor.

Başbakan'ın bu sözlerinin yanına İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, "Ölenler kaçakçı, figüran. Özür yok" açıklamasını koyunca insan gerçekten söyleyecek söz bulamıyor. Susuyor.

*

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta Uludere'nin Gülyazı Köyü'ne gitmiştim ve ölenlerin yakınlarıyla görüşmüştüm. Köylülerin tümü tek sesle "tazminat değil adalet" istediklerini söylüyorlardı. Ölümlerden her kim sorumluysa hesap verip cezasını çekmesini istiyorlardı.

Ve devletten kuru da olsa bir özür bekliyorlardı. Şimdi Başbakan özür dilendiğini söylüyor... Verilen tazminata da dokunmadılar. Failler bulunmadan da dokunmamakta kararlılar.

Özür ve tazminat bir yana... Bu insanların adalet taleplerini PKK'nın zoruyla mı dillendirdiklerine inanacağız şimdi? Yani enselerinde PKK olmasa çocukları, kardeşleri, babaları ölmüş ne gam. "Devlet babanın her yaptığında bir hikmet vardır; en güzeli susmak, büyütmemek" mi diyeceklerdi? Ama Başbakan daha "sus" demeden zaten onları susturmayı iman etmiş komutanlar var.

Köylülere "Olayları büyütmeyin kapatın, basına da konuşmayın artık" diye uyarıyorlarmış. Bu iddiaları daha önceki yazılarımda da aktarmıştım. Ancak aktarmadığım bir detay vardı. O da şu: Köylülerin iddialarına göre Abdullah Paşa diye hitap edilen Gülyazı Tugay Komutanı, "Evet devlet öldürdü. Ben de devletim. Ne yapacaksınız şimdi?" diyerek köylüleri tehdit etmiş.

Bölgedeki üst düzey kamu görevlilerine iddiaların doğru olup olmadığını sordum. "Hayır, komutan çok iyi niyetli bir insan, böyle bir şey söz konusu olamaz" dediler.

Ama bakıyoruz Ankara'dan gelen mesajlar çok da farklı değil. "Uludere konusunu artık kaşımayın, bundan böyle kaşımaya devam ederseniz PKK'ya hizmet sayarız" deniyor. Terörle mücadelede kurunun yanında yaş da yanar. "Eşyanın tabiatı budur" deniyor.

90'lı yıllarda bu yaklaşım köy yakma ve boşaltma şeklinde tezahür ediyordu. Şimdi de insansız hava araçlarının PKK'lıları hedef alırken sivil insanların da ölmesi şeklinde. PKK'nın değirmenine su mu taşımak demiştiniz?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89