• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 14 °C

Uludere, Ankara'nın karanlık dehlizlerinde

Şahin Alpay

Başbakan Erdoğan, geçen 28 Aralık'ta Uludere'deki "operasyon kazası" sonucu 34 sivil yurttaşımızın havadan bombalanarak öldürülmesinden üç hafta sonra verdiği demeçte, facia için "Ankara'nın karanlık dehlizlerinde kaybolmaz, kaybolamaz. Türkiye eski Türkiye değil. Kimsenin yaptığı kimsenin yanına kalmaz..." dedi. Aradan beş aya yakın bir süre geçti; işaretler, ne yazık ki, facianın "Ankara'nın karanlık dehlizlerinde kaybolma" olasılığının giderek güçlendiğini göstermekte. 

ABD'nin Wall Street Journal gazetesi 16 Mayıs'ta facianın bazı yönlerine dikkat çeken bir haber yayımladı. Haberde şunlar söyleniyordu: Uludereli kaçakçılar ve hayvanlar konvoyunu ilk kez (2007'den beri PKK'nın hareketleri konusunda TSK'ya anlık istihbarat sağlayan) Ankara'daki "Ortak İstihbarat Birleştirme Merkezi" tarafından denetlenen Amerikan insansız hava aracı Predator tespit etti. Amerikalılar, konvoydakilerin kimler olduğunun tam olarak belirlenmesi için ek keşif yapılmasını önerdiler. Türk tarafı bunu reddetti, aracın başka yöne çevrilmesini istedi ve keşfe TSK'ya ait İsrail yapımı (Predator'lardan daha az gelişmiş) Heron'larla devam etti. Emekli bir Amerikan istihbarat subayı, Türk askerî yetkililerinin hedef tespitinde uyguladıkları standartlardan kaygı duyduğunu; hedefleri iyice incelemeden PKK ile ilişkilendirme eğiliminde olduklarını söylüyordu. Türk askeri ve hükümet yetkilileri gazetenin sorularına cevap vermemişlerdi. 

Haber yayımlanınca Genelkurmay tarafından yalanlandı; ilk görüntü Predator'dan değil TSK'ya ait Heron'dan alınmıştı. Üst düzey bir Pentagon yetkilisi de haberin bir sızıntı olmadığını, hata içermemesi için teyit ettiklerini, ama (Genelkurmay'ı doğrular şekilde) ilk istihbaratı kimin sağladığını bilmediklerini belirtiyordu. (Hürriyet, 18 Mayıs) Dolayısıyla CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Kendilerini o kadar bağlı hissediyorlar ki, ABD'yi milli kaynak olarak görüyorlar..." şeklindeki sözleri hayli ucuz milliyetçi demagoji olarak sırıtıyor. Buna karşılık Lale Kemal'in yorumu gerçeği yansıtıyor olabilir: "Uludere olayı, hedef seçimindeki özensizlik, askerlerin gereksiz ve aşırı özgüveni ve Kürtlerin genelde PKK ile aynı kefeye konulması algısının güçlü bir yansıması." (Taraf, 18 Mayıs) 

Uludere faciası ile ilgili son gelişmelerden çıkardığım sonuçlar şöyle: 1) Operasyonun "milli kaynaklar"dan, yani (Taraf yazarı Mehmet Baransu'nun haber ve yorumlarında ısrarla altını çizdiği üzere) MİT'ten gelen istihbarata (belki TBMM Uludere Komisyonu Başkanı AKP'li İhsan Şener'in dediği gibi, "hem MİT, hem PKK adına çalışan" çift taraflı çalışan istihbarat elemanlarından alınan) ve TSK'ya ait Heron'lardan gelen görüntülere dayanılarak yapıldığı doğrulanıyor. 

2) Başbakan'ın ya da sivil otoritenin bombalama kararında bir rolü olmayabilir. Başbakan'ın bu konuda önce "Ankara'nın karanlık dehlizlerinde kaybolmaz, kaybolamaz..." şeklinde bir taahhütte bulunması; sonra da "Biz güvenlik güçlerimize genel çerçevede yetki veririz... Güvenlik güçlerimiz ama TSK, ama Emniyet o genel çerçeve içerisinde yetkisini kullanmıştır..." şeklinde konuşması buna delalet ediyordu. 

Hükümetin sorumluluğu olmadığı varsayımını kabul edecek olursak, bundan da iki sonuç çıkıyor: 1) Facianın bugüne kadar aydınlatılamayışı ve Başbakan'ın susuyor oluşu, bombalamayla ilgili gerek MİT, gerekse TSK içindeki "milli kaynaklar"ı (siyasî nedenlerle) koruma kaygısına bağlı olabilir. 2) Francesco F. Milan'ın "Terrorism Monitor" dergisine yazdıkları da geçerli olabilir: "Olayın altını çizdiği sorunlardan biri, askerî operasyonlar üzerinde sivil gözetimin yokluğu... Başbakan'ın askerden ancak olaydan sonra bilgi alması, operasyonun sivil otoritenin gözetimi altında yapılmadığını gösteriyor." (Bkz. 11 Şubat 2012 tarihli yazım.) 

Uludere faciasının insansız hava araçlarıyla ilgili olarak gündeme getirdiği sorunlar ise başka bir yazının konusu. 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89