• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 2 °C

Üç günde beş ülke, dört mesele...

Ali Bayramoğlu

Davutoğlu'na bir dış politika gezisinde eşlik etmek oldukça öğretici oluyor... Sadece gezinin güzergahı, güzergah üzerindeki ilişkilerin yoğunluğu bile insana Türk dış politikasının geldiği nokta açısından yeterince fikir verebiliyor.

Bakanla bir gezideyiz.

Üç günlük bu gezi Irak (Erbil, Bağdat), Birleşik Arap Emirlikleri (Abu Dabi), Suudi Arabistan (Riyat), İtalya (Roma) ve Fransa (Strasbourg) şehirlerindeki temasları içeriyor.

Üç günde dört ayrı iş ve onlarca görüşme...

Davutoğlu bu konu açılınca, Erbil'de Barzani'nin, Türkiye'deki hava durumunu sorması üzerine "Ankara ve İstanbul'un havasını bilmediğini, ama Çin'deki hava durumunu aktarabileceğini" söyleyince, Kürt liderin "Zaten sadece havayı biliyorsunuz, yere inmiyorsunuz" dediğini anlatıyordu gülerek...

Dört ayrı iş...

Fransa'da Avrupa Konseyi dönem başkanlığını devralma, İtalya'da Türkiye-İtalya İşbirliği toplantısına katılma, BAE'de bölgeyle ilgili temaslarda bulunma, Irak ve Suudi Arabistan'da Irak'taki hükümet düğümünün çözülmesi için görüşmeler yapma...

Irak'ta yapılan seçimler sonrası 7 aydır hükümet kurulamıyor.

Zira tarafların oy oranları yakın.

Zira Kürtler, Araplar, Şiiler, Sünniler, Araplar hepsi ipi bir tarafından çekiyor ve güç denkleminin içinde olmak istiyorlar.

Zira sadece bu gruplar değil. Başta İran ve Suudi Arabistan olmak üzere bölge güçleri kendilerin yakın kesimlerin öne çıkması yönünde politika yapıyorlar.

Türkiye de Irak'taki politikalarla yakından ilgili...

İzlediği politika Irak'ta denge, hedef ise Irak'ta bütünlük...

Sünni-Şii ve Kürt gruplar arasında "güç paylaşımı" hükümet oluşturmak politikası denebilir buna.

Şöyle tanımlıyor Davutoğlu bu politikayı:

"Irak'taki her gelişme bizi etkiliyor ve ilgilendiriyor. Denge arzu ediyoruz. Kurulacak yeni hükümetin, 1-Temsil kabiliyeti yüksek, 2-Bütün grupların güçleri oranında katıldığı 3- Dengeli ve etkinliği olan bir hükümet olması gerekiyor."

Şöyle devam ediyor:

"Mezhep ve etnik dominasyonunun olmadığı, Kürtlerin Bağdat'tan kopmadığı bir hükümet istiyoruz. Bu ortamda bizden başka kimse Bağdat'ta her kesimle görüşemez. Cumhurbaşkanı kim olacak, hükümet içinde bakanlık dağılımı nasıl olacak?

Kürtler Talabani'nin Cumhurbaşkanı olmasını istiyor. Şii cephesinden Nuri El Maliki başbakan olursa, İyad Allawi'nin durumunun da netleşmesi gerekiyor. En doğru güç paylaşımı nasıl yapılır? Temsil kabiliyeti yüksek tüm tarafları içeren bir güç paylaşımı nasıl olabilir?

Nihai olarak karar Iraklılara aittir.

Komşu ülkeler olarak bizim amacımız Irak'taki tıkanıklığın aşılmasına yardımcı olmaktır. Barzani'ye şunu söyledim:

'Evlerimiz yan yana. Evlerden birisinin duvarında çatlak varsa, diğer evin duvarı da depremde dayanıklı olmaz. Bu nedenle Irak'ta istikrarsızlık sürmemeli.' Barzani'ye, 'Resmi sıfatlarımızı soyunarak daha açık ve yürekli bir şekilde konuşmamız gerekir. Daha sonra bu ortamda belirlediğimiz görüşleri resmi yaklaşımımızla bütünleştirebiliriz. Nihayet bu coğrafyada birlikte yaşayacağız'..."

Türkiye her yerde ve çok yönlü olmayı sürdürüyor...

Şu an Abu Dabi'deyiz...

Ve az sonra Riyad ayağı başlayacak...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89