• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin 1 °C

Tuzak

Doğu Ergil

Her savaş, birlikte yaşamanın ve uzlaşmanın şartlarının yitirildiği, tarafların birbirini yok etmeye veya iradesine tabi kılmaya çalıştığı durumdur. O nedenle paylaşılan tüm insani değerlere sırt dönülür, ahlak askıya alınır. İnsan insanın kurdu haline gelir.

Suriye bu durumun son örneğidir. Devlet milletine; Suriyeli Suriyeli'ye; Müslüman Müslüman'a savaş açmıştır. Aynı ülkenin insanları, birbirlerini insanlık değerlerinden soyutladıkları için hamile kadınların karınlarındaki çocukları öldürmekte veya bir diğerinin kalbini söküp yemektedirler.

Bütün bunların kısa adı iktidar savaşıdır. Savaş, iktidarı bir varlık-yokluk, egemenlik-tabiiyet mücadelesine indirger. İktidarı, yapabilmek ve yaptırabilmek kudreti olarak düşünürsek, ortak yararı üretmek ve korumak değil, ortaklığı tekil çıkarlar (sahip olmak) için kullanmak, toplumsal dayanışmayı ve güveni yok eder. Bunu net olarak Suriye bağlamında görüyoruz.

Türkiye, Suriye iç savaşında aktörlerden birinin yanında yer aldığı veya öyle görüldüğü iddiasıyla hedef haline gelmiştir. Bu durumu istismar etmek isteyenler iki amaç gütmektedir.

1- "Suriye'deki iktidar savaşından uzak dur."

2- "Gel mücadelede taraf ol. Hem Suriye'deki taraflardan birinin hem de Şam'ın dostu olan dış güçlerin hedefi ol."


Öyle anlaşılıyor ki Türkiye'nin, süren mücadelede daha aktif bir rol oynaması ve Suriye'nin geleceğine ilişkin girişimleri, o ülkedeki şiddeti bizim ülkemize de taşıyacaktır.

Bu sonucu öngörerek yapılacak muhasebede ne kazanıp ne kaybedeceğimizin muhasebesi siyasi otoritece yapılacaktır. Bize düşen, görüşlerimizi belirtmek ve olası sakıncalara ve fırsatlara dikkat çekmektir.

Hatay

Hatay'ın genel nüfusu 1,5 milyon kadardır. Bunun 450 bini Sünni Türkler ve Türkmenler'dir. 15 bin kadar Sünni Arap vardır. Nusayri Aleviler'in varlığı 450 bin kişidir. Arap Hıristiyanlar'ın mevcudu 4 bindir. Ermeni nüfusu bin civarındadır. Yahudiler, eser miktarda kalmıştır.

Cemaat içi evlilik adetlerini sürdürmekte zorlandıkları için genellikle İstanbul Yahudi cemaatinden gelin ve damat almaktadırlar.

Bu kozmopolit toplum, küçük nüfuslu cemaatlerin giderek azalmasıyla kimi renklerini kaybetmektedir. Çeşitliliğin doğal sonucu olan "farklılıklara" olağan gerçekler olarak bakmak alışkanlığının ne kadar süreceği bilinmemektedir. Belediye başkanı ve cemaat liderleri, tarihi uzlaşıyı ve huzur ortamını sürdürmek için ellerinden geleni yapmaktadır.

Umarım yerli olmayan merkezi otoritenin atanmış elemanları, ideolojik bagajlarıyla gelip işgüzar bir tarafgirlikle (devlet adına 'doğru' yaptıklarına inanarak) bu dengeleri bozmazlar.

Çünkü dengeleri bozmaya çalışan kötü niyetliler kadar bağnazlar hemen kapı arkasında. Fırsat ve destek bulmaya görsünler. İşte bir örnek: Antakya'da balıkçı halinin yanındaki meydana belediye bir heykel yaptırmış. İki el; avuçları yukarıya dönük...

Birinin içinde dünyalı olmayı simgeleyen yer küre; diğerinde, ildeki din kardeşliğini temsil eden hilal, haç ve Davut'un yıldızı...

Ancak bu kültürler birliğini temsil eden heykele birileri tahammül edemiyor ve haçla yıldızı kırıyor. Bunun tekrarlanacağını anlayan belediye de onların yerine zeytin dalı koyuyor.

Bütün o hoşgörü ve kardeşlik (birlikte yaşama kültürü) övünmesinin ne kadar kırılgan olduğunu bilelim ve Hatay'da yaşatabildiğimiz az sayıdaki çok kültürlülük örneklerini gözümüz gibi koruyalım. Çünkü koruyacağımız huzurlu geleceğimizdir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89