• BIST 81.865
  • Altın 148,841
  • Dolar 3,8026
  • Euro 4,0554
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin -3 °C

Türkün 'Türklük'le imtihanı!

Vedat İlbeyoğlu

PKK gerilla güçlerini sınır dışına çekiyor. Barış ve barışçı çözüm ısrarının bundan daha ikna edici bir kanıtı olabilir mi? Ölümüne bir emek, binbir zahmetle oluşturulmuş, mücadelenin motor gücü olmuş, oldukça etkin bir mekanizmadan ferâgat ediliyor. Bütün risklerine, belirsizliklere, kaygılara karşın ve hiçbir verili karşılığı olmamasına rağmen, barış sürecinin önü açılsın diye göze alınmış bu fedakârlığın anlamı ve sonuçları daha çok tartışılacak. 

Ama tartışılmayacak bir şey var ki, barışa dair adımlar atıldıkça, o malûm ulusalcı-milliyetçi zevatın tansiyonu da daha bir yükselmekte… MHP, bildiğimiz gibi; “inanmayın, geri çekilme yok” şeklinde, ancak MHP’lilerin inanabileceği bir laf etti Bahçeli… CHP Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu ise, “çekilmeleri yetmez, silahlarını da teslim etsinler” diyerek, partisinin pek yaman stratejistliğini bir kez daha gösterdi. Artık PKK’ye düşen de bu ‘sosyal demokrat’ hassasiyeti gözetmek, silahlarını acilen CHP genel merkezine postalamasıdır herhalde! “Allah başka keder vermesin” deyip geçelim… 

Bu ‘red’ cephesinin diğer zıvanadan çıkmışlarını ise anmaya bile gerek yok. Kahrolası barış korkularıyla, “ODTÜ Kürtçülere mezar olacak” böğürmeleri eşliğinde, o özgürlük sembolü okulda bile öğrencilere saldırabilen TGB’ci gürûhtan, provokatif İP’ten, Sözcü’den,… kim ne değişim bekleyebilir ki?... 

“Terör var, ana baba kuzuları şehit oluyor” diye kışkırtıcılık yapa gelen ‘tür’, şimdi şaşkınca, ‘ölümler olmazsa neyi istismar edeceğiz’in derdine düştü bile... ‘Savaş ve ölümler sürsün’ dışında başka bir anlam kapısına çıkmıyor çünkü bütün çığırtkanlıkları. Bu kan tüccarlığını önermenin utanmazlığı ve sıkıntılı halidir saldırgan kılan. Alışmışlar, ‘vatan sağolsun’ diye sıradanlaştırdıkları yoksul ölümlerinden ırkçılık derleyip biriktirmeye. İnsanları ırkçı histeriyle intikama, linçe ve elbette çözümsüzlüğün girdabına saplayan bu ‘ölümcül’ koşulla, bir vatan nasıl sağolabilir ki!? Hayır, böyle “sağolmayacağı”, sağalmayacağı ve sağ da kalmayacağı açık değil mi vatanın. İnsanlar sağ kalmalı ki “vatanın” da gerçekten sağ kalabilmesinin koşulları, iklimi yeşertilebilsin… 

Evet, bugün “Türklük elden gidiyor” mevzisine kurulmuş milliyetçi-ırkçı saldırgan direniş, işte böylesi bir barış korkusunu da ifade ediyor. Bu ‘korku’, 90 yıllık eşitsizliğe sığınmış, direncini ve ruhunu oradan bulan bir ‘ayrıcalıklı olma’ müptelalığı içermekte. “Türk”ün hakim taraf olduğu tarihsel eşitsizliğin korunmasına ayarlanmış saatleriyle, zamanı o noktada dondurmaya çalışanların çaresiz çırpınışlarını izlemekteyiz şimdi. “Türk olmak suç oldu” diye ‘infial’ uyandırmaya dönük alarm verenler, çok açıktır ki, Kürt olmanın suç olarak kalmasını istemektedirler. Türk mağduriyeti dedikleri, Türk hakimiyetinin sürmesidir aslında. Ortada Türk’ün varlığını inkâr eden mi var? Hayır, mesele ‘Türk’le değil; ‘Türk’ün başka kimliklere dayattığı ‘sınır ihlali’yle ilgilidir. Bu ihlalin düzeltilmesi, Türk kimliğinin de demokratikleşerek kendisini yeniden keşfetmesinin yegâne yoludur. Yani ortada öyle sanıldığı gibi, Kürdün değil, ‘Türk’ün Türkle imtihanı’ vardır bir bakıma. 

Ama ortalığa düşüp savaş ve ölüm çığırtkanlığı yapan ırkçı kafanın bunu ne ölçüde anladığını, aynı anlama gelmek üzere, ‘Türk kimliğini’ ne denli sevdiğini (!), onun, ‘Türk’ün böylesi bir şans ve olanakla buluşma kanalını, yani barışçı çözümü tıkama çabasından bir kez daha görüyoruz. 

Ki bu, hiç de şaşırtıcı olmuyor. Zira yıllara dayanan bir imalatın sonucu, ‘imal edilmiş’ bir sosyal, siyasal, psikolojik kategorinin içinden türeyen bir korku ve ‘tür’den bahsediyoruz. ‘Tekçilik’ üzerine kurulmuş sistemin, 90 yıldır yaptığı ‘tekçi’ yatırımın bakiyesidir. Hiç şaşırtıcı değildir ve devlet eğer samimi ise barışı kurmakta, bu kendi imali durumundaki ‘frenlerle’ uğraşmak durumundadır. Bunun yolu da bellidir, ‘tekçi’ kimlik meselesinde öyle ortaya oynamamalı, mutlaka değişmeli, net olmalıdır. Kürtlerin, Türk kimliğini demokratikleştirme kaygısını da gözeten barışçıllığını istismar etmemeli, demokratik karşılıklar vermelidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89