• BIST 90.040
  • Altın 146,366
  • Dolar 3,6184
  • Euro 3,9314
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 20 °C

Türk'ün ABD ziyaretine ne mi diyoruz?

Yusuf Karataş

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, BDP Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür ile birlikte yaptığı ABD ziyaretinde, “Suriye konusunda ABD ile aynı görüşteyiz” demiş. Bazı okurlarımız “Siz buna ne diyorsunuz?” diye soruyor. Kürt sorununun çözümü konusunda İmralı’da Öcalan’la başlayan görüşme sürecinin başından bu yana böylesi sorular bizlere sık sık soruluyor. “Öcalan, Newroz konuşmasında ‘İslam bayrağı altında bin yıldır birlikte yaşıyoruz’ dedi”, “Demirtaş, ‘Reyhanlı’da hükümetin yanındayız’ dedi”, “Tuğluk, ‘Türk-Kürt ittifakıyla Türkiye Bölge’de büyük bir güç olur’ dedi.” Dedi de dedi… 

Aslında DTK-BDP yöneticilerinin cımbızlanarak önümüze getirilen yukarıdaki ifadelerinin aksini söyleyen yüzlerce açıklaması da var. Ahmet Türk’ün DTK Daimi Meclis toplantılarında yaptığı konuşmalarda, Suriye’de emperyalist güçlerin muhalifleri kullandığını söylediğine defalarca şahit olduk. Zaten “Suriye konusunda ABD ile aynı görüşteyiz” dediği söz konusu açıklamasının devamında da “Bölgede etnik ve mezhepsel çatışmaların önüne geçilmesinin tek yolu demokratik bir yapının kurulmasıdır” diyordu. Ama mesele bu değil. Mesele, Kürt siyasetçilerin kimi ifadelerinin Kürt ulusal-demokratik mücadelesine uzak durmanın ve bu mücadeleyi destekleyen sol-sosyalist çevreleri eleştirmenin gerekçesi yapılmasıdır. 

Ahmet Türk, Kürt ulusal hareketinin temsilcisi olarak, AKP ile görüşebildiği gibi Bölge siyasetini belirleyen en önemli emperyalist güç olan ABD ile de görüşebilir. PYD de daha önce Rusya, İran ve Maliki ile görüştü. Bizler Bölge’ye ABD’nin olduğu kadar Rusya’nın, ya da başkaca bir emperyalist gücün müdahalesine karşıyız. Ancak Kürt hareketinin bölgesel dengeler üzerinden Kürtlerin ulusal hak-statü istemlerinin kabulü için böylesi görüşmeler yapması da anlaşılmaz bir şey değildir. Fakat bundan bizim Kürt hareketinin yaptığı/yapacağı her şeyi desteklediğimiz/destekleyeceğimiz sonucu da çıkmaz. Diyelim ki Suriye’de Kürtler, ABD destekli muhalefete katıldı. Biz bunu desteklemeyiz. Öte yandan bu durum, bizim Suriye’de Kürtlerin geleceklerini belirleme yönünde oluşturacakları özerk ya da başkaca bir oluşuma karşı çıkmamızı da gerektirmez. Daha önce Irak’ta ABD müdahalesine karşı çıkmamız, Kürtlerin federe yönetimine karşı çıkmamızı gerektirmediği gibi… 

Bazıları her fırsatta suyu bulandırmaya çalışsa da sınıf-emek- hareketinin meseleye dair tutumu nettir. 

Birinci olarak; sınıf hareketinin Kürt coğrafyasındaki örgütleri, ulusal-demokratik mücadeleye bu mücadelenin emekçiler içinde örgütlenen/örgütlenmeye çalışan bir gücü olarak katılır ve bu mücadelenin sınıfsal talepleri kapsayacak bir hatta ilerletilmesi için çalışır. 

İkincisi; sınıf partisi, tam hak eşitliğini hem ülkede barış ve demokrasi mücadelesinin, hem de işçi sınıfının birliğini ve ortak mücadelesini parçalayan milliyetçi duvarların yıkılmasının olmazsa olmazı olarak savunur. 

Üçüncü olarak, Bölge’de her türlü emperyalist müdahalenin karşısında açık tutum alır. Halklar arasında milliyetçi-mezhepçi kışkırtma ve çatışmalara karşı, Bölge’de halkların hak eşitliğine dayalı demokrasi ve barış içinde birlikte yaşayacakları bir geleceği kurma mücadelesini destekler. 

Dolayısıyla bizim Kürt sorunu konusundaki politikamızı Kürt ulusal hareketinin söyledikleri değil, demokrasinin en ileri biçimini temsil eden sınıfın devrimci siyasetini yapıyor olmamız belirlemektedir. 

Evrensel’in Kürt sorununa yaklaşım konusunda, Kürt siyasetçilerin yazımızın başında yer verdiğimiz cımbızlanmış ifadelerini her fırsatta manşetine taşıyan soL’dan farkı buradan gelmektedir. 

Hafta sonu Ankara’da düzenlenen konferansta, Türkiye’nin her tarafından emek, demokrasi ve barış güçleriyle bir araya gelerek ortak mücadeleyi tartışan Kürt hareketinde, Kemalizme atfettikleri kadar bile ilericilik görmeyenlere bu kez biz soralım: Türk’ün ABD ziyaretinden önce, siz Kürt’e “Türk” soyadını verdirten ve maalesef her tarafınıza sinmiş olan o ulusalcılığı sosyalistlik olarak yutturmaya çalışmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89