• BIST 82.504
  • Altın 147,463
  • Dolar 3,8179
  • Euro 4,0606
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 0 °C

Türklük ve demokrasi neden bağdaşmıyor?

Yavuz Baydar

Galiba esas soru bu.

Prof. Gökhan Bacık'ın aynı konuda farklı biçimde dile getirdiği 'Demokrasi neden Türk dünyasında gelişmiyor?' sorusu, Tunus'ta Gannuşi liderliğindeki Ennahda'nın son kongresinde İslamcılığı terkederek 'Müslüman Demokratlar' kavramını hedef olarak kayda geçirmesiyle, bu Arap ülkesinde iyi kötü bir demokrasi dengesinin kurulmasıyla çok daha fazla önem ve öncelik kazandı.

Türkiye'de baskıcı-vesayetçi Kemalist-militarist yapının yerini, o yapının temel unsurlarını özenle koruyan İhvanist-militarist nitelikli bir baskı-vesayet rejimini tahkim etme yolunda ilerleme hızlanarak devam ettiğine göre, bu soruyu devamlı sormalıyız.

''MS 2016 yılında hala büyük ölçüde “Türk dünyası” küresel sistemin marjinal bir yeridir. Küresel düşünceye, teknolojiye katkı yapamamakta veya çok az yapmaktadır'' diye yazıyor Bacık.

''O nedenle Bişkek'ten İstanbul'a oradan Astana'ya Türkler sürekli tarihleri ile övünür... Size hep geçmişlerinin görkemini anlatır! Büyük ihtimalle bir tür “atalar kültüne” dönmüş günlük kültürel 'ilahiyatın' meydana getirdiği Türk tarz-ı hayatı, iyi ve sorunlu yönleri ile Türklerin demokrasi sorununun neden bugün bu halde olduğunu anlamak için en önemli anahtar kelimedir.''

***

Cumhurbaşkanı'nın sık sık kullandığı tabirle, özgün entelektüel üretim, küresel tartışmaya katkı, inovasyon ve icatlar gibi konularda Türk dünyasının 'dikili tek bir ağacı' yok!

Elden gelen tek şeyi, bir Las Vegas şovu tadındaki 'Fetih parodisi'nde gördük: Mitolojiyi sanrılar üzerinden yeniden üretmeyi amaç haline getirmiş bir zihniyet, toplumu hiçbir verimli yanı olmayan bir kitlesel hipnozda tutmak için devamlı teyakkuz halindedir.

Gerçekten de, geleceği hayal edilen bir geçmişte yeniden inşa etmek için inatla donuk kalmak, Türki toplumların ortak paydası.

Ulvi bir otoritenin yeryüzünde vücut bulmuş temsilcisi 'devlet lideri'ne tapınma ayinleri, Türkmenistan'da da Türkiye'de de aynı.

Prof. Bacık, 'Devlet dinim, millet mezhebimdir' başlıklı mükemmel makalesinde 'ilahiyat' anahtar kavramı üzerinden sorunu deşiyor.

Ülkenin sözde 'rejim değişikliği'nde iki unsur aynı kalıyor, Bacık'a göre.

Bir:

''Görünüşte kaptan köşkünde oturanlar değiştiği halde devlet aygıtı, pek çok konuda aynı şekilde davranmaktadır. Örneğin Kürt sorununda MGK, Mayıs 2016 yılında, seküler-Kemalist dönemin altın çağı sayılacak 28 Şubat sürecinde olduğu gibi karar almaktadır.''

İki:

''Halkın çoğunluğu sol-Kemalist elitlerin kontrolündeki devleti ve yaptıklarını kutsadığı gibi İslamcı-muhafazakâr elitlerin kontrolündeki devleti ve yaptıklarını da kutsamaktadır. Anlamlı bir grup çıkıp 'Burada yanlış giden bir şey var' dememektedir. 'Sahipleri' değişse bile devlet yine kutsanıyor.''

Peki nedir 'Türk ilahiyatı'?

Gene Bacık'a verelim sözü:

''Türk ilahiyatının merkezinde devlet, İslam ilahiyatının merkezinde Allah vardır. Bu çelişkiyi kaldırmanın yolu Türk ilahiyatında merkezdeki devletin bir tür 'tanrı gibi' algılanmasını sağlamaktır. O nedenle Türk ilahiyatında tapınılacak kişi, devlettir. Kökeni Orta Asya kut geleneğine dayanan bu anlayışın kemale varmış hali camilerin resmi bir kurum olmasıdır. Türkiye'de mabet, resmi bir kurumdur ve milli bir müessesedir. Orada, İslam'ın evrensel mesajı ikincildir.... Türk ilahiyatının merkezinde devlet olduğu için, devlet ne yapsa halk bunu doğru görür.''

''Türk ilahiyatının mezhebi ise millettir. O nedenle aydınlar, farklı olanlar 'sapkındır'. Herkes gibi inanmak gerekir. Bu mezhep bir ölçüde anti-entelektüeldir. Sıradan olmayı, herkes gibi olmayı tavsiye eder. 'Eski köye yeni adet getirmek' büyük günahtır. Halk nezdinde daima memur, aydını döver. Aydını aşağılamak bu mezhebin en belirgin özelliğidir.''

Eklenecek bir şey yok.

'Bu millet neden otoriterleşme devridaimine sessiz?' sorusunun yanıtını bulmak isteyenler, bir de bu pencereden bakmalı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89