• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 14 °C

Türkiye'ye Kandil yardımı

Lale Kemal

PKK'nın, 2013 Mart Nevruz'unda ateşkes ilan etmesiyle birlikte 30 yıllık çatışma ortamının yerini çatışmasızlık almış, 2,5 yılı aşkın bir süre ülkede göreceli sükûnet hakim olmuştu.

Ne var ki, bu süreyi, Kürt sorununu silahsız çözme sürecini bizzat başlatan dönemin Başbakanı ve şimdinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AKP, iyi değerlendirmedi ya da değerlendirmek istemedi. Sorunun silahsız çözümü için gerekli asgari demokratikleşme adımlarını bile atmadı, birkaç göz boyama niteliğinde ilan ettiği politikalar da zaten çözümün esasına yönelik değildi.

Hatırlıyorum, sürecin başlatıldığı yıllarda Taraf'ta yazdığım bir yazıda, silahlarını bırakıp Türkiye dışına çıkmaları istenen PKK'lıların, gitmeleri gereken Kuzey Irak'ta, kendilerine yaşam koşullarının hazırlanması gerektiğini, aksi takdirde bu çatışmasızlık sürecinde Kandil'de savaş eğitimi almaktan başka seçenekleri bulunmadığını belirtmiştim. Nitekim öyle de oldu. Türkiye içinde ise şehir, gençlik yapılanması gibi örgütlenmelerine ağırlık verdiler. Yol kesmeler, kendi mahkemelerini kurma gibi özerkliğe işaret eden politikalarını ilerlettiler. PKK'nın,  Suriye iç savaşında, Suriyeli Kürtlerin yanında çarpışmaya başlamasıyla birlikte Kürt sorunu, bölgesel bir sorun olarak yeniden tescillendi. Ankara, bu gelişmeyi lehine çevirmek yerine hem bu ülke Kürtlerini hem de Esed rejimini karşısına aldı, radikal IŞİD gibi terör örgütlerine destek çıktığı inancı tüm dünyada pekişti.  

Sürecin ilerleyen zamanlarında yani 2011 gibi hükümetin demokratikleşmeyi bir kenara bırakıp baskıcı politikaları uygulamaya koymakta olduğuna zamanlı uyansaydık, Kürt sorununun çözümünden, yalnızca silahların bırakılmasının anlaşıldığını da görmüş olurduk. Oysaki silahsızlanma, ancak ve ancak bir demokratikleşme projesiyle birlikte gerçekleşebilecek bir süreç.

Şubat ayında, Dolmabahçe'de, AKP ile HDP arasında varılan demokratikleşme mutabakakatını, süreci başlatan Erdoğan, ironik biçimde tanımadığını ilan etti.  Kürt sorununu siyasi yollarla çözme politikasının çöktüğünü açıkladı, PKK ve Kürtleri süreci sabote etmekle suçladı. Geçici AKP hükümetinin Başbakanı Davutoğlu, PKK silahlarını bırakana dek bu örgüt hedeflerine yönelik hava saldırılarının süreceğini açıkladı. 30 yıllık kan, ıstırap, gözyaşı, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık şeklinde kendini gösteren o karanlık günlere yeniden dönülmüş oldu.

İktidarın, otoriter politikalara ağırlık vermesi beraberinde İç Güvenlik Yasası'nı kabul etmesiyle birlikte aslında PKK ile çatışma döneminin yeniden başlayacağının sinyalleri o zamanlardan verilmeye başlanmıştı.

Diğer yandan, geçici hükümetin,  İncirlik üssünü,  terör örgütü IŞİD'e saldırı amaçlı koalisyon güçlerine açmasında, ABD ile yapılan PKK pazarlığının etkili olduğu şüphesi çok güçlenir oldu.  Türkiye'nin,  topraklarına doğrudan tehdit oluşturan IŞİD'e koalisyon ortaklarıyla birlikte saldırmak yerine hedefine salt PKK'yı koyuyor olması düşündürücü.

Edindiğim bilgilere göre, ABD, bu kez Türkiye'ye, PKK hedefleri konusunda daha ileri istihbarat bilgileri aktarıyormuş. Örneğin, İsrail yapımı Heron insansız hava araçları, Batman'da konuşlu ve 400 km'lik menzili Kandil'i kapsamıyor, dolayısıyla F-16'lar buradaki hedefleri göremiyor. Bu kez, ABD, Kandil hedeflerini gören İHA'larla Türkiye'ye destek oluyormuş.  

Silahlı grupların, demokratik iklimin sağlanmadığı bir ortamda silaha sarılacakları bilinen bir gerçek. Ortalığı kan gölüne çevirdiler.  

Terör sorununu siyasi yollarla çözmek, demokratik irade ve yürek ister,  vatanperverlik gerektirir tıpkı İngiliz, İspanyol örneklerinde olduğu gibi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89