• BIST 107.371
  • Altın 142,824
  • Dolar 3,5412
  • Euro 4,1229
  • İstanbul 30 °C
  • Diyarbakır 34 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 31 °C
  • Berlin 21 °C

Türkiye’nin en etkisiz 10’u

Yıldıray Oğur

1) Bir numara

Tarifçileri bile milletvekili oldu ama bir rivayete göre o seçildiği Meclis’e bile giremedi.

Son dört yılı bir zamanlar yıkmaya çalıştığı demokrasi ve hukuk devletinin faydaları üzerine hızlandırılmış bir kursta geçirdi. Artık kimse kim olduğunu merak etmediği gibi “bir numarası olsaydı şimdiye kadar gösterirdi” diyen sevenleri de ondan ümidi kesmiş durumda. Bir numaranın bir numarası kalmadı.

2) Ertuğrul Özkök

Kâbe’ye gitti, Ahmet Kaya’nın mezarına gitti, İmralı’ya gitmek istedi, Pensilvanya’ya selamlar gönderdi. İtiraf etti, özür diledi, pişman oldu, sarı pantolon giydi. Muhafazakar kanallara çıkıp geçmişini temize çekmeye çalıştı, Popstar yarışmasında imaj tazelemek istedi. Ama hukuk ve ahlak dersi verdikçe arşivleri, Kürt sorunu dedikçe en güzel bayrak yarışmalarını, başörtüsü dedikçe 411 el manşetini karşısında buldu. Köşesinde övdüğü yazarlar ertesi gün “Tanımayız” açıklaması yapmak zorunda kalıyor. Yurtta da uğursuz dünyada da. “Murdoch neden başarılı anladım” diye yazdıktan sonra Murdoch’la mahkemelik oldu. Ne şarap içen başörtülüler ne Ergenekon’a bağlanan Ajda, Sezen, Sertab yazıları, ne spermin tadı ne de oral seksin faydaları... Liste yayına hazırlandığı sırada etkili olmak için son kozunu da oynadı ve soyundu. Giyinikken daha etkili olduğu söylenebilir. Karanlık 90’ların, darbeci 2000’lerin en kudretli genel yayın yönetmeni şimdi her gün yırtmak için piyango bileti alan bir looser.

3) Aydın Doğan

Başbakan’ı pijamalarıyla karşılayan medya patronuydu, kâbuslarında Başbakan’ı pijamayla karşıladığını gören medya patronu oldu. Ankara garnizonlarında “hükümeti nasıl deviririz” toplantılarından, “Başbakanım siz nasıl yayın yapmamızı istersiniz” toplantılarına terfi etti. Tarihin yanlış yerinde durdu, akıntıya karşı kürek çekti, yoruldu, Şimdi akıntı onu yine tarihin başka bir yanlış yerine doğru savuruyor. Türkiye büyüyecek, belki eskisinden daha zengin olacak ama...

4) Kemal Kılıçdaroğlu

CHP’nin başında unutulan gelen başkanı o. Partiyi kapatıp gitse yokluğu bir ay sonra fark edilir. Bir zamanlar kendisinden Gandi diye bahsedildiği artık sadece torunlarına anlatacağı güzel bir hatıra. Bir gün yanlışlıkla kendisine ait bir yolsuzluk dosyasını açıklasa bile kimseyi inandıramayacak. Merkez medya el ele verdi yine de şimdiye kadarki en büyük başarısı Deniz Baykal’ı bile aratması.

5) Süleyman Demirel

Bundan sonra ancak İslamköy’e dönerse manşet olabilir. Partiler üstüyüm diye diye Güniz Sokak’taki evinde çevirdiği politik kumpasların enkazı altında kaldı. Günlerini fail-i meçhul soruşturması haberlerini yakından takip ederek, devletine sadakatten hatıralarını bile açıkça yazamayarak geçiriyor.

6) Hülya Avşar

Gözümüze girmeye çalışan bir çift mavi göz artık. Türkiye’nin en güzel kadınının kendisi olduğunu söyleme işi bile ona kaldı. Acun Ilıcalı olmasa kariyerini iyi bir tenis oyuncusu olarak tamamlayacaktı. O ses Türkiye’de “Müzik konusunda kendisini daha iyi yetiştirmek için” Hadise’yi ve Murat Boz’u seçen genç kızlar ve erkekler tarafından her hafta emekliye sevk ediliyor. Ama henüz ona bunu söylemiyoruz.

7) Uğur Dündar

Kazdıkça kemik, karıştırdıkça çete, deştikçe darbeci çıkan ülkede ancak Kara Fatmaların kâbusu olabildi. Bir de hormoncu çiftçiler onun korkusundan traktörü boneyle sürdü. Çocukluğumuzun Zeus’uydu, demokrasi, hakikat, araştırmacı-gazetecilik çarptı, kırıldı.

8) Rahmi Koç

Demokrasi ona da iyi gelmedi. Emekli generallerin cenazeleri dışında müzesine çekildi. Teknesiyle bu kurnaz hacı bakkalların her bir şey olduğu yeni Türkiye’den kaçmaya çalıştıkça Truman’ın akıbetiyle karşılaşıyor. Ama çarptığı duvardaki kapıdan çıkmaya bile cesareti yok. Şirketini teslim ettiği oğlu bir Amerikalıdan bile daha az anlıyor yaşadığı ülkeyi. Artık parayla satın alamayacağı çok şey var Türkiye’de...

9) Genelkurmay Başkanı

Ancak etkisini azalttıkça etkili olabiliyor. Konuşmadıkça takdir ediliyor, emirleri yerine getirdikçe sözü dinleniyor. Adının ne olduğunun ne önemi var ki... Bu arada adı neydi?

10) TÜSİAD Başkanı

TÜSİAD’ın açılımının ne olduğu bile unutulmak üzere. İçlerindeki en radikal, en demokrat, en sivil müteşebbisi başkanlığa getirmeleri bile onları Kayserili bir mobilyacının gerisine düşmekten kurtarmıyor. Yaşam tarzı ideolojisini burjuva demokratlığa tercih ettiler. Yarın DİSK’le birleşseler kimse şaşırmaz. Gazetelerin hepsine tam sayfa ilan verseler, en radikal raporları yayınlasalar, 28 Şubat’taki, AKP kapatma davasındaki hallerini unutturamazlar...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89