• BIST 82.340
  • Altın 148,165
  • Dolar 3,7991
  • Euro 4,0618
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 0 °C

'Türkiye, Suriye'yi yanlış okudu'

Oral Çalışlar

Baas rejiminin arkasında nüfusun yaklaşık yüzde 45’ini oluşturan a) Nusayriler, b) Hıristiyanlar. c) Sünni laik-Arap milliyetçisi kalabalık bir kitle var; bunlar Esed’in yanında. d) Kürtler stratejik olarak ne Esed’e karşı oldular ne tam olarak yanında durdular. e) Sünni âlimler silahlı mücadele ile Esed’i devirmeye kalkışmanın yanlışlığını ısrarla vurguladılar, Türkiye’ye yalvardılar: Mesela merhum Ramazan el Buti, Türkiye’ye geçen Cevdet Said vd. f) İş dünyasında, bürokraside, askeriyede sadece Nusayriler değil, Sünniler de etkin ve bunlar silahlı mücadeleye karşı. Dışarıdan kimselerin gelip iç savaşta taraf olmalarını hiç istemediler. Muaz el Hatip gibi aklı başında muhalefet liderleri sonunda susmak zorunda kaldı.”

Suriye’yi iyi izleyen Ali Bulaç, Zaman gazetesindeki dünkü yazısında, Dışişleri’nin, Suriye’nin sosyo-politik ve askeri yapısını baştan aşağı yanlış okuduğunu bu sözlerle belirtiyor.

Suriyeli Sünni âlimlerin, silahlı muhalefete destek vermemesi için Türkiye’ye ‘yalvardıkları’ saptaması, açmazın boyutlarını ortaya koyuyor.

Bulaç, Batılı güçlerin ilgisinin ‘Suriye’de ne Müslüman gruplar ne de İran-Hizbullahı’nın inisiyatifi ele geçirmesi’ noktasında yoğunlaştığını ifade ediyor. Bu ne demek? ‘İki tarafın birbirini yenemediği bir çözümsüzlük’ demek.

‘Esed’i devirmek’ gibi bir hedef şu aşamada söz konusu değil, çünkü yerine hangi güçlerin geleceği konusunda net bir çözüm formülü yok. Başarısız Irak deneyimi, ABD’nin temkinli davranmasının temel nedenlerinden birisi. Bir ‘kara harekâtı’nın veya ‘Esed iktidarının düşürülmesi’nin hedeflenmediği belirtiliyor.

Şii ekseni

Türkiye, Esad yönetiminin kolayca düşürülebileceğini sanıyordu. Bu nedenle, silahlı muhalif güçlere her türlü desteği vermenin de ötesinde, Esad rejimiyle bütün bağları hemen baştan kopardı. Bulaç’a göre; Türkiye’nin de destek verdiği muhalifler, asıl olarak Sünni eksenli bir cephe oluşturdu. Tabii kaçınılmaz olarak, karşıda da Şii eksenli bir ittifak ortaya çıktı. İran, Irak’taki Maliki yönetimi ve Lübnan Hizbullahı, Esad’a destek veren bir blok oluşturdu. Bu bloka Rusya’nın ve bir ölçüde Çin’in arka çıkması, Esad’ı güçlendirdi.

İç savaşta tarafsızlıklarını korumaya çalışan Kürtlerin ‘El Nusra’ ile çatışmaya zorlanması Batı’daki endişeleri arttırdı. Bir teze göre, bu çatışma, Esad’ın harekât alanını genişletti, gücünü pekiştirdi. Tabii şunu da ekleyelim: Batı’nın, El Kaide’nin bir kolu olan El Nusra’ya sıcak bakması mümkün değil. Türkiye’nin Sünni cepheye destek nedeniyle ‘köşeye sıkıştığı’nı söylemek mümkün.

Bulaç, bir Batı müdahalesi sonrası yaşanabileceklere dikkat çektikten sonra şöyle diyor: “İslam ülkeleri birlik olup bir iç savaşı önleyemiyorlar. Aralarındaki aptalca rekabet, mezhep taassubu ve çıkar çatışması Batılı güçlerin askerî işgallerini biraz daha genişletir, kalıcı hale getirir. (...) Türkiye, İran ve Suudiler arasındaki rekabet Batı’nın işgallerini kolaylaştırmaktadır.”

Bulaç’ın Türkiye’nin dış politikasına yönelttiği eleştiriler bir ölçüde haklı da olsa, bölgedeki kargaşanın, iç çatışmaların ve müdahalelerin asıl sorumlusu Türkiye değil. “Türkiye kralların tuzağına düştü” yaklaşımı, anlamlı değil. Ortadoğu’daki altüst oluşun nedenini ‘Müslüman dünyasının uzlaşamamış olması’nda (ve Batı’nın bundan ‘fayda sağlaması’nda veya ‘Batı’nın tuzağına düşmemiz’de) aramak gerçekçilikten uzak. Mısır’da darbeyi Mısırlılar yaptı. Batı’nın bazı kesimleri göz yummuş, hatta “İyi oldu” demiş olabilir ama darbeyi Batı yapmadı.

İslam dünyasının sorunu demokrasiyle, insan haklarıyla, özgürlüklerle.

Batı’ya, ABD’ye kızmak, her türlü kötülüğün onlardan geldiğini söylemek, hâlâ kurtulamadığımız bir kolaycılık. Asıl sorun, geleneksel despotik kültürde...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89