• BIST 90.383
  • Altın 145,437
  • Dolar 3,5943
  • Euro 3,9036
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 7 °C

Türkiye, Rusya ile savaşmadan giremez!

Ergun Babahan

Saray medyasının kulağına “Buranın adı Türkiye Cumhuriyeti. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir gücün adıdır” gibi hamasi laflar fısıldıyorlar ama gürültüyle ilan ettikleri kırmızı çizgilerini ancak top atışıyla koruyabiliyorlar. Çünkü büyük güç Suriye semalarında uçamıyor. Sınır boyunda devriye uçuşu bile yapamıyor. Gerçek bu…

Evet, Türkiye Cumhuriyeti büyük güç, Silahlı Kuvvetleri artık deneyimli ve donanımlı. Ancak güç, görece bir kavram. Sizin gücünüzün bir fazlası hep vardır. Suriye’de bizden daha güçlü olanın adı Rusya.Türkiye, Rus jetini düşürdüğü gün kırmızı çizgisini koruma tercihi konusunda köşeye sıkıştı: Ya kırmızı çizgisini yok sayacak ya da Rusya ile savaşacak.

Şimdi Cerablus hattına yönelik sınırlı bir kara harekâtından bahsediliyor. Neredeyse imkânsız. Havadan desteklenmeyen birliklerin karadan Suriye’ye sokulması topyekûn imhalarına davetiye çıkarmak anlamına gelir. Rusya kendisi olmasa bile Suriye hava kuvvetleriyle bu birlikleri hedef alır.

Bu durumda Türkiye seyirci kalamaz, devreye girer ve savaşın tarafı olur.

Rusya Başbakanı Medvedev’in Time Dergisi’ne verdiği demeç dikkat çekici. Rus Başbakan, NATO’nun küresel bir savaşı engellemek için sorumsuz üyelerini disipline etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sorumsuz üyenin kim olduğunu tahmin etmek zor.

Bu açıklamaya, NATO’nun Avrupalı kimi üyelerinin “Türkiye’yi NATO’dan çıkaralım. Bizi Rusya ile savaşa sürükleyecek” uyarılarını ekleyelim.

Arkasından Türkiye’nin PYD hedeflerini vurmasının ardından ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın Davutoğlu’na yaptığı “Bombardımanı durdurun” çağrısını hatırlayalım.

Bütün bunların toplamı şudur: NATO, Türkiye’nin girişeceği bir Suriye macerasında savaşın tarafı olmayacaktır. En fazla, çatışmaların durdurulması çağrısı yapacak ve bu gerilimin nükleer bir savaşa varacak şekilde tırmanmasına izin vermeyecektir.

Görülmesi gereken gerçek, AKP’nin şantajcı, mezhepçi, anti-demokratik çizgisinin Batı’da bıkkınlık yarattığıdır. Suriye politikasından arkasında bir tek dostu yoktur. Lüks arabaları üslerinde kendilerini bekleyen Suudi pilotları saymazsak. Yemen’de giriştiği macerada kendi askerlerini savaştıramayıp Güney Amerika’dan paralı asker getiren bir ülkeye güveniyoruz.

Kürt sorunu, çözümü Türkiye’nin içinde yatan uluslararası bir sorundur. Hasan Cemal’in dün yazdığı gibi Kürt ve PKK Sorunu artık birdir.

Bölgeye giden herkes, halkın başta Abdullah Öcalan olmak üzere PKK’ye sempatisini rahatlıkla gözlemler. Hendek siyasetinden duyulan rahatsızlık bile bu sempatiyi eksiltmiş değildir.

Suriye’deki Kürtlere yönelik saldırılar, Türkiye Kürtlerini şiddetin kucağına itmekten başka bir sonuç vermeyecek, içinde yaşadığımız cehennem ateşine yeni odunlar atacaktır.

Hamasetle peynir gemisi yürüse, iPhone Amerika’da değil, Türkiye’de yapılırdı. Müttefiklerimizi bile uzaklaştırdığımız bu tutum, Türkiye’yi IŞİD dostu göstererek varlığı için çok ciddi bir tehdit uyandırıyor, görün artık bunu. Bir Lenin daha çıkıp devrim yapmazsa, sıkıntı büyük…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89