• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 13 °C

Türkiye-Doğu-Batı derken değişimi anlamak! (1)

Hasan Cemal

Yıl 1996, Mart ayı. Türkiye‘yle İsrail arasında askeri işbirliği anlaşması imzalanır. Ama hükümetin bu gelişmeden haberi yoktur.

Anlaşmanın imzalanmasından on gün sonra, 6 Nisan 1996’da Milli Savunma Bakanı Oltan Sungurlu’ya sorulur, nedir bu anlaşma diye. Sungurlu’nun yanıtı bu ülkede asker-sivil ilişkileri açısından ibret vericidir:

“Anlaşmanın gizlilik derecesini bilmiyorum. Açıklama yapamam. Zaten anlaşmanın içeriğinden de habersizim.” (*)

Bir başka ülkeyle, milli savunma bakanından gizlenerek imzalanan askeri işbirliği anlaşması...

Olabilir mi demokrasilerde?

‘Bizim demokrasimiz’de olabiliyor. Yukarıdaki örnek 28 Şubat döneminden.

Bu konuda Soğuk Savaş döneminden çok daha fazla örnek verilebilir.

Dünyanın iki kampa ayrıldığı, Washington ve Moskova’dan oluşan iki kutuplu siyah-beyaz düzeninin geçerli olduğu o dönemde, bizim ülkemizde asker çok daha etkiliydi, ön plandaydı.

Örneğin Amerika’yla ilişkilerde Pentagon-Genelkurmay hattı tıkır tıkır işlerdi.

Amerikan yönetimleri sivil hükümetlerle çözemedikleri meseleleri genellikle asker üzerinden hallederlerdi. Washington’un Ankara büyükelçilerinin Aslanlı Kapı’ya uğrama alışkanlıkları vardı ve yadırganmazdı bu.

Demokrasilerde pek görülmeyen bir başka adet daha uç vermişti. Yabancı devlet büyükleri Ankara’ya geldiklerinde, resmen randevu alıp Genelkurmay’ı da ziyaret ederlerdi.

Türkiye’de şimdi bu adetler geçmişte kalmaya başladı.

Soğuk Savaş’ın, 28 Şubat’ın demokrasiye sığmayan bu tuhaf alışkanları, Türkiye’de demokratikleşmesinin hız kazanmasıyla, askerin AB’ye uyum çerçevesinde demokrasilerdeki olağan boyutuna çekilmeye başlamasıyla bu kötü alışkanlıklar da kaybolmaya yüz tuttu.

Bu bir değişim.

Ama bu değişim, bu kırılma noktası bazı çevrelerde anlaşılmak istenmiyor.

Ya da anlaşılamıyor.

Bu çevreler tabii yalnız Türkiye’de değil, Amerika ve İsrail’le birlikte Avrupa’da da var.

Özellikle Amerika ve İsrail’deki Neo-Con odaklar, İsrail lobileri, Ankara’da ‘asker eli‘yle sonuç aldıkları o eski güzel günlerin arayışı içindeler hala.

Bu çevrelerin, Türkiye’de yaşanmakta olan ‘demokratikleşme’nin yanısıra, yine göremedikları, görmek istemedikleri ikinci noktaya gelince...

Bu da Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili. Türk ekonomisi dünyanın en büyük 17. ekonomisi haline geldi, bu nedenle G-20‘lerin üyesi oldu.

Türkiye’nin iş dünyası, büyüğüyle küçüğüyle yıllardır daha da büyümenin ve zenginleşmenin peşinde. Bu aynı zamanda Türkiye’nin aş ve iş sorununu çözüm rayına oturtmasıdır.

Bunun doğal bir sonucu da, Türkiye’nin yalnız içinde değil, çevresinde de bir ‘barış ve istikrar kuşağı’nın kurulmasıdır. Çünkü ancak bu koşulla Türkiye büyük bir hızla kalkınır, ekonomik olarak büyür.

Türkiye’nin bu yüzden etrafında barış ve istikrar ortamına ihtiyacı var.

Bu pencereden bakınca, İsrail’in Filistinleri ezmeye devam etmesi, Ortadoğu’da barış ve istikrarı engelleyen en büyük olumsuzluktur.

Türkiye bu nedenle İsrail’in Filistin konusunda makul bir raya girmesini savunuyor. Bu nedenle İsrail’le Suriye’nin barış yapmasını istiyor. Bu nedenle İran yüzünden bölgede bir yangın daha çıkmasını istemiyor. Bu nedenle Irak’ta barış ve istikrarı arzuluyor. Bunun için hem içte hem Irak’ta Kürtlere yönelik açılım politikaları izlemeye çalışıyor.

Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri bütün bu nedenlerle -özellikle İran nedeniyle- zaten kötüye giderken, bunun üstüne bir de Mavi Marmara haydutluğu gelince Başbakan Erdoğan ayaklandı.

Böylesine bir hukuk dışı, insanlık dışı saldırıya maruz kalan her ülkenin başbakanı farklı davranamazdı.

Konunun başka boyutlarına da yarın değinmek üzere...


* Hasan Cemal, Türkiye’nin Asker Sorunu, Doğan Kitap, s.251.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89