• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 36 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • Berlin 19 °C

Türk usulü başkanlık ve IŞİD

Mehmet Altan

Bu ‘canlı bombaların' robot portrelerine dikkat ediyor musunuz?

Sanki aynı tornanın imalatı gibi…

Dün Hürriyet Gazetesi, ‘aynı rota, aynı hücre' manşetini atmıştı.

24 yaşındaki canlı bomba Mehmet Öztürk Diyarbakır, Suruç, Ankara Garı saldırganları gibi Gaziantep'teki IŞİD hücresiyle bağlantılı ve tıpkı onlar gibi bir süre Suriye'de kalıp dönmüş…

Tecrübeli bir Türkiye vatandaşı olarak bunları okuduğumda, bu bilgilerden ‘yanık kokusu' alıyorum…

Olup biten pek normal gözükmüyor.

***

AKP, 7 Haziran'da seçimi kaybettikten ve ‘şiddeti siyasal strateji' olarak seçtikten sonra 20 Temmuz 2015'te Suruç Katliamı, bugün yaşadığımız cehenneme giden yolun ilk taşını oluşturdu…

Peki, neden Suruç aydınlatılmadı?

Bırakın aydınlatılmasını, neden bu katliamın üzeri kasten örtüldü?

Bunun nasıl örtüldüğünün tüm belgeleri ve kanıtları ortada…

CHP'nin bu katliamla ilgili hazırladığı 219 sayfalık kapsamlı rapor da o belgelerden biri…

***

Adeta birileri ‘kayıp çocuklardan' milli ve yerli ‘canlı bomba' imal ediyor…

Diğerleri gibi Taksim bombacısı da 21 yaşında evden ayrılıyor…

Mehmet Öztürk için ailesi aynı diğer bombacıların aileleri gibi ‘kayıp başvurusunda' bulunuyor…

Ama ne hikmetse bu ‘kayıp çocuklardan' hiçbiri bulunamıyor.

***

Ama katliam gerçekleşince her şeyi ‘anında' öğreniyoruz… Günahsız insanlar öldükten sonra ortaya çıkan tüm detaylar, neden daha önce işe yaramıyor?

Sadece Suruç üzerinden dipli köşeli tedbirler zinciri uygulansa bile böylesi bir durum yaşanır mıydı?

***

Belki de şu soruyu sormalıyız…

Kan revan içinde kalan Türkiye'nin bu halinden kim menfaat sağlamak istiyor?

Siyasal iktidarın saplantı haline gelmiş ‘Türk usulü faşizm' hedefine kitlenmiş kadroları, eğer katiller IŞİD'li ise IŞİD'e yönelik ağızlarını açmıyor…

Onun yerine, şiddet ortamını çiğneye çiğneye çürümüş olan ‘dış düşmanlar' eksenine oturtup, ‘milliyetçi' oylar üzerinden yürümek istiyor…

Bu saldırılardan bu yöntemle yararlanmaya çalışıyor.

TAK üzerinden gerçekleştirilen hayâsız katliamlar ise HDP'yi yok etmek için kullanılıyor…

Siyasi iktidar sanki bu ülkeyi yöneten kendisi değilmiş gibi her saldırıdan sonra pişkince açıklamalar yapıp, bu saldırılardan kendine bir çıkar sağlamaya uğraşıyor.

***

Canlı bombacıların hikâyeleri ise hep aynı, üstelik neredeyse hepsi bilindik…

Ama evden kaçan ve onca masum insanı öldüren canlı bombalar katliam öncesi bir türlü yakalanmıyor.

Suruç sonrası hiçbir ciddi araştırma yapılmadığına bakılır ise ya da yakalanmak mı istenmiyor?

***

Bu belalar, Türk usulü başkanlık denen ürkütücü faşist rejimin ‘dış düşmanlar, ülke tehdit altında, tüm dünya bize düşman' yalanları eşliğinde kapısını açar mı?

‘MHP'nin oylarını çalalım, HDP'yi yok edelim ve başkanlık olsun' stratejisi mümkün mü?

Bu cehennem taşları döşenirken bu olası mı?

Olabilir sananlar var maalesef…

‘Olamayacağını' çok büyük bedeller ödeyerek ve hepimize de çok büyük bedeller ödeterek öğrenecekler.

***

Erdoğan önceki gece anayasal olarak fikir beyan etmemesi gereken her türlü konuya müdahil olduğu canlı yayında ne diyordu?

“İktidar partisi ile MHP el ele verse, 367'yi bulamayabilirler o ayrı bir konu ama hiç olmazsa millete gitmenin yolu açılabilir. Ben inanıyorum ki millete gitmenin yolu açılsa, millet böyle bir yeni anayasaya ‘evet' diyecektir. Ben milletimize bu noktada güveniyorum. İktidar partisi ile MHP arasında asgari müştereklerin değil, azami müştereklerin olduğuna inanıyorum…”

Şerefi üzerine tarafsızlık yemini etmiş bir Cumhurbaşkanı'nın lafları bunlar…

***

Kürtler olmadı, şimdi MHP verelim…

Milliyetçi oyları toplayalım.

Strateji çok açık.

Şüphelenmekte haksız mıyım?

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89