• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 10 °C

Türk Akımı oyunu değiştirebilir mi?

Merve Şebnem Oruç

Gözler Irak'ta, gündemde Musul operasyonu var. Gerçekleşecek mi gerçekleşmeyecek mi? Olacaksa operasyona kimler katılacak? Şii milisler ya da PKK, Amerika'nın operasyon planında var mı? Türkiye'nin tutumu ne olacak? İkinci Başika krizi nedeniyle bir kez daha gerilen Ankara-Bağdat ilişkileri bu operasyonun gelişim sürecini nasıl etkileyecek? Geçen hafta itibarıyla yoğun olarak tartıştığımız bu ve benzeri sorular çevresinde aradığımız cevap, aslında Amerika ve Türkiye'nin Irak konusunda anlaşıp anlaşamayacağı. 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olması ve hemen ardından Türkiye'nin başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı sonrası, ABD'nin elinde, şu an için kukla yönetim Bağdat kalmış görünüyor ve Türkiye'yi bu kez Irak Merkez Yönetimi üzerinden sıkıştırmaya çalışıyor.

Ancak öte tarafta, Türkiye ve Rusya arasında, artık yakınlaşmanın da ötesine geçen ve 'oyun değiştirici' olarak tabir edebileceğimiz kritik imzalar atılıyor.

Bildiğiniz gibi bu hafta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İstanbul'da gerçekleşen 23. Dünya Enerji Kongresi kapsamında Türkiye'ye geldi. Putin, ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la kritik bir görüşmek gerçekleştirdi. Doğalgaz indirimi, narenciye ithalatı, Akkuyu Nükleer Santrali, savunma alanında işbirliği ve hatta Türkiye'nin uzay çalışmalarına Rusya'nın talip olması gibi başlıklarda uzlaşmaya varan iki lider ayrıca, Türk Akımı anlaşmasının imzalandığını duyurdu. Bu görüşmeyi tarihi kılan Türk Akımının söylem, temenni ve siyasi mesajların ötesine geçmiş olmasıydı; ayrıca bu anlaşma Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde normalleşmenin tamamlanıp normalin de ötesinde bir yakınlaşmaya geçildiğinin göstergesiydi.

Nedenini açıklayalım. Merkez Asya ve Orta Doğu doğal gazını Türkiye üzerinden AB ülkelerine taşımak amacıyla şu ünlü Nabucco boru hattı için hükümetler arasında Temmuz 2009'da bir anlaşma imzalanmıştı. Bu hat Avrupa'ya sevk edilen Rus doğal gazına alternatif sağlayacak ve Avrupa'nın Rusya'ya olan bağımlılığını kıracaktı. Proje bu nedenle AB ve ABD'nin büyük desteğini almıştı.

Ancak bu durum elbette Moskova'nın işine gelmiyordu. Rusya önce, Almanya'yla uzlaşmaya vararak Baltık Denizi'nden Avrupa'ya Kuzey Akım adıyla yeni bir boru hattı döşemeye başladı. Boru hattının ilk bölümü Kasım 2011'de açıldı. Rusya bunun yanı sıra Güney Akım adıyla bir başka doğal gaz boru hattına daha niyetlendi. Güney Akım, Karadeniz'den Bulgaristan'a, oradan da Sırbistan, Macaristan ve Slovenya üzerinden Avrupa'ya gaz taşıyacaktı, ve bu haliyle Rusya'nın Nabucco'ya cevabıydı. Hattın yapımına 2012 Aralık ayında başlandı.

Gelgelelim, Ukrayna krizi nedeniyle AB ve Rusya arasında yaşanan gerilim projenin iptal edilmesiyle sonuçlandı. Avrupa'nın Rusya'ya uyguladığı ağır ekonomik yaptırımlar sonrası Aralık 2014'te iptal kararını alan Moskova tarafıydı. Aynı dönemde Türkiye'yi ziyaret eden Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la gerçekleştirdiği zirvede Güney Akım'ın iptal edildiğini açıklarken, yeni bir hattın haberini verdi. Bu hattın adı 'Türk akımı' idi.

Türkiye enerji bakımından fakir bir ülke olsa da, coğrafi konumu itibarıyla enerji boru hatlarının geçişi açısından oldukça değerli konumda ve enerji dağıtım piyasasının büyük oyuncularından biri olmaya aday bir ülke. Uzun süredir ter akıtılan Şahdeniz Doğal Gaz Boru Hattı, Trans Hazar, Türkiye-İran ve Türkiye-Irak Doğal Gaz Boru Hatları, TANAP, TAP ve petrol boru hatlarının yanı sıra Türk Akımıyla birlikte Türkiye, enerji piyasasında büyük söz sahibi olmaya başlayacaktı. Aynı zamanda uzun süredir, Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatı konusunda birbirine rakip olarak görülen ve sürekli birbirini bypass etmeye çalışan iki ülke, bu konuda işbirliğine gidecekti.

Türk Akımı, Kasım 2015'te Türkiye sınırını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi sonrası iki ülke arasındaki ilişkilerin donma noktasına gelmesiyle birlikte askıya alındı. Ancak yine de, Türk Akımı duyurusu yapıldığında büyük bir ilgi ve heyecana sebep olmuş olsa da, bu projenin gerçekleşmesine çok da ihtimal verilmiyordu. Bu anlaşmayı, iki yıla yakın süredir Batılı müttefiklerinden kazık yiyen Ankara ile Ukrayna nedeniyle Avrupa'ya öfkeli olan Moskova'nın siyasi mesajı ve konjonktürel tehdidi olarak değerlendirenler çoktu. Doğrusu, Suriye meselesinde her iki ülkenin tutumu taban tabana zıtken ve Türkiye'nin NATO üyesi olması nedeniyle birbirlerine tam anlamıyla güvenmeleri mümkün değilken böyle olması da gayet normaldi.

Ancak 15 Temmuz sonrası işler değişti. Türkiye'nin ABD tarafından gelen yoğun bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu, Türkiye'yi FETÖ'sünden PYD ve IŞİD'ine üç terör örgütü arasına sıkıştırmaya çalışma planının ardında ABD'nin olduğunu körler bile gördü; değil ki Soğuk Savaş'tan kalma rakibi Rusya görmesin. O nedenle Mayıs ayı itibarıyla Türkiye ve Rusya arasında yeniden başlayan yakınlaşma, başarısız darbe kalkışmasının ardından çok büyük bir ivme kazandı ve bu noktaya gelindi. Seni öldürmeyen şey güçlendirir derler ya, o yüzden iki ülke ilişkilerinin üzerinde durduğu zemin, yaşananların ardından bugün, uçak krizinden öncesine oranla bile çok daha sağlam. Bu yüzden, bu kez bu anlaşmanın finale ulaşma olasılığı çok daha büyük.

Lakin bu gelişmenin ABD'yi memnun etmeyen gelişmeler listesine katıldığı ve bu konuda elinin armut toplamayacağı da muhakkak. Yapbozun öteki parçasına dair şifreler, yani Akdeniz'deki doğal gazın Avrupa'ya nasıl sevk edileceğine dair gelişmelerin seyri, bugün Türkiye'ye gelen İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak arasında gerçekleşecek görüşmede olacak. Ve bakalım, Orta Doğu'daki manzara bu gelişmelerden nasıl etkilenecek?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89