• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 17 °C

Tunus, Mısır, Suriye, oralar işte...

Ece Temelkuran

İç politika yayları gerildikçe, malum, dış politika da Türkiye'nin oturma odasında yaşanan bir gerilim tadında algılanıyor. Sadece iktidar muhaliflerini sosyal medyada dış politika üzerinden "vicdan ispatlamaya" çalışan asabi ve duygu yoğun karakterlerden bahsetmiyorum. Kimi köşe yazarları da iktidar tarafından pompalanan bu hezeyana kaptırıp bu düzeyde bakıyor olaylara. Dünyanın en karmaşık meseleleri olan Suriye, Mısır ve Tunus hadiseleri, kasabada futbol çekişmesi kabalığında bağıra çağıra tartışılıyor. İç politikadaki saflar oralardaki, aslında burada ya hiç bilinmeyen, ya da yarım yamalak bilinen olaylara tahvil ediliyor. Hayatta bir gün Mısır'a gitmemiş, hayatında Suriye ile ilgili ciddi bir makale okumamış insanlar, yazarlar olayı "Sisi'ci misin? Mursici misin?" düzeyinde bir sorguya ya da "Suriye'de çocukların ölmesini mi istiyorsun?" türünden bir çiğ vicdan testine dönüştürüyorlar. Onlar için her şey çok kolay! Mursi'yi "tutarsın" demokrat kimliğin onaylanır, Suriye'de Esad karşıtı olursun vicdanın temizlenir. Ne konfor! 

EN-NAHDA, MÜSLÜMAN KARDEŞLER VE BİZ

Dış politikayla ilgili bu telaş, Mursi'nin ordu tarafından darbeyle düşürülmesinden sonra ortaya atılan "Siyasal İslam'ın sonu mu?", "ABD saf mı değiştiriyor?" sorularından kaynaklanıyor. Her biri birbirinin esin kaynağı olan ya da organik bağları bulunan En-Nahda (Tunus), Müslüman Kardeşler (Mısır) ve AKP bu sebeple moral safları sıklaştırmaya çalışıyor. Olaylar siyasal olduğu kadar da duygusal yani. Madem bu kadar duygusallık var ortada, biz de aynı zaviyeden bakarak konuşalım. 

RAŞA, HUVEYDA, ESMA

Arap ülkelerinin çoğunda yaşayan yakın arkadaşlarım var. Kimileri üç aşağı beş yukarı benim gibidir siyaseten, kimileri muhafazakar, kimisi daha liberal. Ben olaylara onların ibreleriyle bakmayı tercih ediyorum. Raşa bana şunu söylüyor: 

"Ben ülkem Mısır'ın İslamcı yönetimden de darbeden de kurtulmasını istiyorum." 

Ne Sisi'ci ne Mursi'ci yani? Hezeyanlı dış politika "şeflerine" sormak isterim: İzin var mı? 

Huveyda, kişisel özgürlükler konusunda daha takıntılı biridir. Tunus'taki bir alışveriş merkezindeki Buda heykelinin üzeri kat kat brandalarla örtüldüğünde, devrimin ilk günlerinde yani, sinirlenmişti mesela. Hatta bir ara evlerinde küçük Buda heykelleri bulunan insanların ihbar edilmeye başlandığı konuşuldu Tunus'ta. Saçma sapan ayrıntılar belki ama biliyorsunuz ki olaylar hep böyle saçma, küçük ayrıntılarla başlar ve sonra En-Nahda'ya muhalif olan siyasi liderler öldürülmeye başlanır. Bugünlerde Tunus'ta büyük gösteriler düzenleniyor bu suikastlerden dolayı. Huveyda liberal biri olarak -Türkiye'deki anlamıyla liberal- artık ülkesinde nasıl yaşayacağını düşünüyor. 

Esma, Tunuslu bir devrimcidir, başörtülüdür. Genç ve cin gibidir. O adalet ve ifade özgürlüğü konusuna takıntılıdır. En-Nahda'dan nefret ediyor, askerden de hiç hoşlanmıyor. Buna izin var mı? 

Türkiye'de biz ne yaşıyorsak, sürekli olarak nasıl "Ne o ne o" noktasında bırakılıyorsak onlar da öyle yani. Burada ne oluyorsa, daha muhafazakar bir alanda orada tekrar ediyor. Yani bizim gibiler işte, burada nasıl arada kalıyorsa hep orada da öyle... Tarafını seçip harala gürele siyasi taraftarlığa soyunanların hezeyanları arasında sıkışıyor. Biz nasıl burada darbecilikle şunla bunla suçlanıyorsak onlar da aynı tuhaflık içinde aklını kaçırmamaya çalışıyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89