• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 8 °C

Trajedi derinleşiyor

Yavuz Baydar

Türkiye'nin son 90 yıllık tarihinde eşi benzeri görülmeyen siyasi ve sosyal kargaşa sürecinin trajedi safhasına geçilmekte olduğunu söyleyebiliriz.

Mevcut gidişatla hemfikir olmayan muhalefetin -rengi ne olursa olsun- topyekun tasfiyesini beraberinde getirme olasılığını gitgide güçlendiren bu süreçte şu anda, iktidar ve etrafında farklı saikler, beklentiler, menfaatler ve korkular üzerinden kümelenmiş statüko yanlılarının içinde mezhepçi İslamcılık ve militarizmin bol sosuyla beslenmiş 'yerli-milli' bir faşizm düzenine doğru hep beraber dört nala koşusunu izliyoruz.

Dizginler -eğer hâlâ tutan varsa- kimin elinde, artık belli değil.

Yaşanan, akla gelebilecek her türlü zor kullanımıyla, çoktandır demokratik yollarla hesabı verilmesi gereken çok katmanlı bir çürüme halinin üzerine beton dökülebilmesi amacıyla, 'demokratik siyasi rekabet' halini lağvedecek, barışçı ve yapıcı her türlü kamusal tartışmayı, kanaat takasını sıfırlayacak bir 'yeni düzen'e meşruiyet kazandırmak.

Trajedi safhasına geçişin en önemli işaretleri gün gün alınıyor.

Her toplumun tabusu olan çocuk istismarı gibi bir konunun sıradan bir kapkaç vak'ası gibi sulandırılması, ülkenin her yerine kök salmış bir vakfın, dibine kadar hesap vermesi gerektiği halde, ancak Baas düzenlerinde görülen bir zihniyetle koruma zırhı altına alınması bu işaretlerden sadece biri.

Ama ahlaki çürümenin sosyal alanda kangrene dönüştüğünü göstermesi ve nasıl bir düzen vaat edildiğini teşhir etmesi açısından, belki şu ana kadarkilerin en kuvvetlisi.

Acımasız baskı düzeninin taşıyıcısı konumuna yerleşmiş muktedir kesim çıtayı -başka çarelerinin olmadığı görülüyor- her geçen gün biraz daha yükseltiyor, tepkileri sınıyor ve demokratik direniş görmediği oranda, bir sonraki 'meydan okuyuş'la ilerliyor.

Devletin zirvesinden önceki gün gelen 'operasyon alanlarından halkın gerekirse boşaltılması ve binaların bu sayede imha edilmesi' önerisi, yani yüz yıl öncesinin kara günlerini hatırlatan 'tehcir' telkini bunlardan biri.

Devlet tepesinin keyfe keder tanımıyla 'terörist' kategorisine sokulan ve sokulması mukadder görünen kişi, kurum ve kesimlerin, dünyanın her medeni veya yarı-medeni ülkesinde kutsal ve dokunulmaz addedilen vatandaşlık hakkının elinden alınması, bir diğeri.

Hiç şaşırmayın, daha önce provası yapılmış, kısmi başarı elde edilmiş bulunan ve doğrudan doğruya bir başka kutsal hakkı, 'mülkiyet hakkını' iktidarın insafına terkedecek olan bir başkası daha yakında bunlara eklenecektir:

İktidara demokratik yollardan muhalefet eden, sivil toplumun tüm renkleriyle güçlenmesi, demokratik katılımın bir norm haline gelmesi için çabalayan tüm STK'lerin (sivil toplum kuruluşları), insan hakları savunucularının, bunlara hayırhah bir ruhla yardım ve bağış yapan kurum ve şirketlerin, kişi ve kesimlerin malvarlıklarına el konması.

Bunu Mısır'da iktidarı darbe ile ele geçiren Sisi yönetimi son dönemde başarıyla uygulamaya başladı.

Oralardan kopya çekilmesi ve sistematiğinin kurulması da an meselesidir.

Faşizm, iktidarı zorla veya ağır oy çokluğuyla ele geçirmiş olan bir yeni elitin, gerekirse eski elitle elbirliği halinde, karşı dinamik oluşturacak sosyal kesim ve temsilcilerini paryalaştırması ve susturmasıyla kurulagelmiştir.

Trajedi safhası dediğim şey de budur:

Zorba iktidarın anamuhalefet partisi dahil, işbirlikçiler dışında kalan tüm meşru muhalefeti ve sivil toplumu kriminalize etmesi.

CHP ve HDP'ye açık saldırılar; Cemaat ve Kürt Siyasal Hareketi'nin bir bulamaç haline getirilmesi çabaları, dört nala gidişe karşı çıkan herkesin sanal bir terörist yapı içinde tanımlanması, niyetin açık olduğunu gösteriyor.

1982 anayasasının ifade ettiği yarı-sakat sosyal sözleşme çökmüş gibidir.

Ve, yeni anayasa adı altında, toplumu çok daha mutsuz kılacak bir 'talimatname'yi onun yerine dayatma safhasına geçilmiştir.

Çok yazık olacak.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89