• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 17 °C

Toplum böyle militerleşir!

Reyhan Yalçındağ

Sözde” müzik yapımcısı Erol Köse’nin, 23 Nisan vesilesiyle Kürt çocuklarına ettiği küfür ve Kürt halkına yaptığı hakaret, Kürt sorununa geleneksel yaklaşımda üstün başarılı devlet politikalarının bazı Türkler tarafından nasıl da toplumsallaştığının açık bir göstergesi oldu! Neymiş, “Atatürk zaten 23 Nisanı ………. çocuklarına değil de Türk çocuklarına armağan etmiş”miş.

Bu satırları yazan biri, insan olabilir mi? Bir müzisyen, bir eş, bir baba? Etnisitesi ne olursa olsun bir kere tüm dünya çocuklarına sevgi beslemeyenler zaten insanlıktan zerre nasibini alamamış olanlardır. Ama sistem böyle bireyler yetiştiriyor işte ne mutlu ona!

Her fırsatta söylemiyor muyuz? Bu savaş sürdükçe insanlık çürüyecek, şiddet politikalarında, inkarda ısrar ettikçe aynı zamanda insanı insan eden tüm değerler yerlerde sürünecek! Son otuz yıldır artarak devam eden bir ivmeyle Türk toplumun nasıl saldırganlaştığını görmüyor muyuz? Sadece apolet takarak militarist olunmaz; militarizm bu toplumun ruhuna sinmiş. Militarizm bir zihniyettir; bir ideolojidir. Yükselen değerleri olan ırkçılık ve linç söylemleriyle Türk olmayana, heteroseksüel olmayana, Sünni olmayana, erkek olmayana “öteki” gözüyle bakmak bir yana, neredeyse fırsatını her bulduklarında salya sümük saldırılmakta. Karadeniz’deki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadıkları trajedi, Sakarya’da mevsimlik iş bekleyen yoksul Kürt ailelerin bulunduğu meydana “köpek meydanı” adı verilmesi, TAYAD’lı gençlere Trabzon’da yapılan saldırı, her fırsatta batı yakasındaki Kürt öğrenci ve işçilerin yaşadıkları linçler son yıllarda yaşadıklarımızın sadece birkaçı. … Bütün bunlar tehlike çanlarının son demleri. Bu nedenledir ki Şerzan Kurt, Muğla’da polis kurşunuyla can verdi, bu nedenledir ki Pozantı’da Kürt çocukları tecavüze uğradı, ruhen öldürüldü… Listeyi uzatmak maalesef mümkün.

Bu nedenledir ki dünyada çocuklara bayram armağan edilen tek ülke olmanın gururunu değil; öldürülen, tecavüze uğrayan, çocuk yaşta gelin edilen/anne olan, işkence gören çocuklar ülkesi olmanın utancını yaşayın! Sokaktaki çöpten beslenen, köyleri yakıldığı için okulunu bırakıp ayakkabı boyayan, YİBO’larda askeri nizamla Türkleştirilen, ana dilinden kopartılan çocuklar ülkesi olduğunuz için utanın! Çocuk işçiliğin en fazla olduğu ülkeler sıralamasında başı çeken, madde bağımlılığı yaşı 10’a kadar düşen çocuklar ülkesi…

Sahi Roboskî ne yana düşer? Orada devlet bombasıyla katledilen 34 can’ın 19’u çocuktu. Failler yargılanmıyor her zaman olduğu gibi. Zaten yargılansa da sonuç Uğur Kaymaz’ın katillerinin beraat etmesinden farklı mı olurdu acaba? Her fırsatta Suriye’de öldürülen sivillerden, çocuklardan bahseden Başbakan acaba nerenin başbakanı? 19 tane çocuğun nereye gömülü olduğunu düşünüyor acaba? Roboskîli çocuklar Libya’da mı, Suriye’de mi yoksa Afganistan’da mı doğdular?

Tablo apaçık ortada. “Kadın da çocuk da olsa gereken yapılacaktır” talimatını yağdıran Bir Başbakanın olduğu bir ülkede daha çok Erol Köse’ler çıkar. Bu söylemden sonra 7’si çocuk 10 sivil, dört gün içinde Amed’de polis kurşunuyla öldürüldü ve tek bir fail yargılanmıyor. Ne de olsa en iyi Kürt çocuğu, ölü Kürt çocuğu!

Bingöl’deki karakol köpeklerinin parçaladığı Xezal Beru, askerin havan mermisiyle öldürülen Ceylan Önkol ve daha niceleri, hepsi kabusu olsun bu insanlık suçunu işleyenlerin ve ona ortak olanların! Başka da bir şey demiyorum!

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89