• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin -3 °C

Terör nedir, kime terörist denir?

Ali Bulaç

Tanımı üzerinde bir türlü mutabakata varılmayan ancak “terör” olarak addedilen eylemlerin ortak noktası “gayrı meşru fiiller” olarak kabul edilmesi ise, bu durumda “meşru ve gayrı meşru” olan arasındaki sınırları belirlememiz bize tanım konusunda büyük kolaylık sağlayacaktır.

Meşruluğun ana çerçevesini Hukuk çizer ve tayin eder. Hangi konumda ve ne kadar muktedir olursa olsun, kimse işine geldiği gibi yapıp ettiklerinin meşru olduğunu söyleyemez. Bugün laik/seküler karakterdeki pozitif yasalar meşruiyetlerini “hukukun üstünlüğü ilkesi”nden alırlar; BM İnsan Hakları Sözleşmeleri, diğer sözleşmeler, altına imza atılmışsa AİHS vd. metinler meşruiyetin çerçevesini çizerler. Anayasa metinlerinin ve meclislerin yaptığı yasaların bu çerçevenin dışında olmaması beklenir. İslam bakış açısından meşruiyetin çerçevesini tayin eden İlahi Hükümlerdir. Bir müslüman için meşru olan şey, en azından inandığı dinin ana hükümlerine aykırı olmayan şeydir.

Bu noktadan “terör tanımı” konusuna bakabiliriz: Siyaset bilimcilerinin kabul ettiği üzere “terör” de bir siyaset yapma biçimidir. Yani kanuni/legal yollarla varılmayan bir hedefe kanundışı/illegal yol ve araçlarla ulaşma yolunu seçenler, güç kullanımına veya silaha başvururler. Terör bir yönüyle savaşa benzer. Savaş da siyaset yapmanın bir biçimidir ki, ister terör ister savaş olsun, bu yolların kullanıldığı siyaset biçimine “negatif siyaset” denir. Kabul edilmiş yasalara göre siyaset de “pozitif siyaset”tir.

Hal bu ise, terör fiilini savaştaki fiillerle mukayese edebiliriz. Ancak İslam’ın amir hükümleri mucibince savaş ilan etme yetkisi meşru kamu otoritesine aittir. Bireyler, cemaatler ve örgütler savaş ilan edemezler; bir ülkenin işgale uğraması durumunda halkın milisler şeklinde örgülenip işgalci kuvvete karşı koyması hariç. Öyle de olsa İslam savaş için belli bir hukuk çerçevesi tayin etmiştir. Benim şahsi kanaatime göre meşru ve haklı bir savaş için konulmuş olan kurallar birey, grup veya örgütlerin bir siyasi amaca ulaşmak üzere giriştikleri eylemlerin de meşruluğunu veya gayrı meşruluğunu tayin eder. Elbette savaşın tabi olacağı hukuk kurallarını belirlerken neye referans vereceğimiz konusu önemlidir. Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.), açık hükümler vaz’etmiştir:

“Yaşlılara, kadınlara, çocuklara, kendini ibadete vermiş rahiplere ve mabetlere dokunmayınız.! Ağaçları yakmayınız.! Hayvanlara ilişmeyiniz.! Servetleri heder etmeyiniz.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/300.) Bugünkü ifadesiyle Hz. Peygamber (s.a.) savaşa fiilen müdahil olmadıkları sürece “sivilleri” savaş kapsamının dışında tutmuştur. Bu konuda “kadınlar ve çocuklar” (Buhari, Cihad, 148, 150); “yaşlılar” (Ebu davud, Cihad, 90); “(gayrı müslim) din adamları” (Müsned, I, 300) ve “(düşman cephesinde çalışan) işçiler, hizmetlilerin korunması” için (Müsned, I, 413; İbn Mace, Cihad, 30) apaçık hükümler konulmuştur.  İslam Dini savaşta hiçbir şekilde ihlal edilmemesi gereken yasak hükümler vaz’etmişken, “cihad ilan ettiğini idda eden örgüt ve gruplar”ın ya da başında “İslam” olan devletlerin sivil katletmesi kesin olarak haramdır; bu cinayetler İslam’ın değil, İslam’ı kaale almayan mücrimlerin amelleridir. Buradan hareketle devlet veya hükümet-dışı örgütlerin veya grupların hangi siyasi-dini, ekonomik veya askeri gaye ile olursa olsun, savaş için konulmuş hükümleri ihlal ettiklerinde “terör suçu” işlemiş olurlar. Bir örgüt veya grup, meşru kamu otoritesine karşı hakkını ve taleplerini zaman içinde konuşarak, kamuoyu baskısı oluşturarak veya bu yönde değişim sağlayarak alma imkanı varken, silahlı mücadeleye girişmesi onu “terörist” yapmaz, “baği” kılar. Bu ayrı bir kategoridir. Ancak mücadele sırasında yukarıda sayılan sivil grupları hedef alırsa, terör suçu işlemiş olur.

Sonuç itibariyle silahlı grupların (devlet veya örgütlerin) sivilleri hedef alması terörizmdir. Eline silah almamış bir grubun, muhalif olması dolayısıyla “terörist” ilan edilmesi İslam noktai nazarından hukuki/meşru bir temele dayanmaz. Bu evsaftaki bir gruba “terörist muamelesi” yapıp cezalandırmaya kalkışanlar Hukuk’u çiğnemiş olur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89