• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -4 °C

Tekere sıkışan çomak...

Yavuz Baydar

Kürt Siyasal Hareketi’nde Hatip Dicle, Cuma günü şunu söyledi: “Üç konu devleti görüşme masasından kalkmaya zorladı. Birinci konu Rojava’daki gelişmeler ve PYD’nin giderek uluslararası meşruiyet kazanması. İkincisi uluslararası toplum güçleriyle ittifak hâlinde Rojava’daki iki kantonun birleşmesi. Bunlara 7 Haziran’da AKP’nin yenilgisi ve HDP’nin güçlenmesiyle savaş konsepti söz konusu oldu.” 

Bu analizi bir yere not düşelim. 

Güneydoğu illerine yansıyan, yöre halkını topyekûn eza ve cefaya maruz bırakan bu ‘masa devirme’hadisesinin ardında yatan ‘devlet aklı’nın ne olduğunu anlamadan Türkiye’nin, Suriye ve Irak başta, bölgede elinin kolunun bağlanmışlığını doğru anlamak olanaksızdır. 

Teker balçığa saplandı. 

‘Sıfır sorunlu komşuluk politikası’nın temel direği ‘yumuşak güç’ kullanımıydı. Suriye konusu saplantıya dönüştü ve sonunda AKP’nin deha dış politika mimarları ülkenin üstüne hiç de vazife olmayan ‘rejim değiştiriciliğe’ kalkışınca, bataklık mukadder oldu. 

Yanlış hesap, başka yanlış hesapları getirdi, ne kadar akıl vardı ise gitti, yerini refleksler aldı. Cumhuriyet tarihinin en önemli meselesi olarak bugüne kadar gelen Kürt olgusu, tüm bölgedeki gelişmelerin de etkisiyle artık ötelenemez hâle geldiği ölçüde, Kürt fobisi ve akla ziyan saplantılar eşliğinde, dört teker de çamura gömüldü.

Komşular sıfırlandı. 

Türkiye’nin Erbil eski Başkonsolosu Aydın Selcen, önceki gün Cumhuriyet gazetesinde çıkan, baştan aşağı bilgi ve endişe dolu yazısında, ‘değersiz yalnızlığın’ ve ‘ben oynamam’ inadının iki güney komşumuzdaki cepheleri Türkiye’ye karşı nasıl birleştirdiğini yazıyordu. 

‘Laik’ Türkiye’nin Suudi Arabistan öncülüğündeki ‘Sünni Cephe’ye girerek Irak, İran ve Suriye’yi hangi akla hizmet iyice karşısına aldığını sorgulayan Selcen, şöyle devam ediyordu: 

“Cerablus-Azez arasında, Halep-İdlib çevresinde devam eden çatışmaların seyri yakın gelecekte kırılma yaşanacağını gösteriyor. IŞİD’in, Nusra’nın, Ahrar’ın, YPG’nin, rejim kuvvetlerinin birbirine girdiği bu bölgenin cephe gerisi Antakya-Kilis- Şanlıurfa hattı. Buralarda Nusra ve Ahrar başta Suriye’de çatışan tüm köktenci İslamcı silahlı grupların hücre evleri, lojistik destek cephe şebekelerinin bulunduğu bilinen gerçekler. Ortaya çıkmakta olan durum, 1970’li yıllarda vatansız kalan Filistinlilerin silahlı örgütlerinin zoraki sığındıkları Ürdün’de kralı devirmeye kalkıştıkları ve Lübnan’da iç savaşın kıvılcımını çakan gelişmelerin başlıca taraflarından oldukları dönemi andırıyor. Zira bu unsurların, yakın gelecekte Suriye’de kaçınılmaz biçimde sıkıştıkları veya sıkıştırıldıklarında, silahlarını ülkemizde de birbirlerine doğrultmaları keza kaçınılmaz.” 

“Güneydoğu’da hendek ve barikat siyasetiyle PKK’nin de iç savaş tehlikesinden kaçınmadığı hatta bu sonucu mevcut duruma tercih edilir gördüğü anlaşılıyor.”

“...gelişmelerin, geldiğimiz aşama itibarıyla cumhuriyetimize varoluşsal bir tehdit niteliği kazandığı görülüyor. Bu tehdide karşı uygulanacak soğukkanlı ve gerçekçi stratejinin, Ankara’daki her türlü demokratik denetime kapalı köhne mutfakta oluşturulmasında ısrarın ne denli sakıncalı sonuçlar yarattığı herhalde yeterince açık.” 

Şimdi, resme şu gelişmeleri de ekleyin: 

-BM Güvenlik Konseyi ateşkes ve siyasi geçiş sürecini öngören karar tasarısını kabul etti. 

-Düşürülen Rus uçağı belki de yerli ve milli hesapların tam tersine ABD ve Rusya’yı daha sıkı bir koordinasyona itti. 

-Suriye’ye TSK askeri uçuşları kesildi. 

-“Türkiye inat ederse İran ve Rusya da Irak’a girer” endişesi ağır basan Obama’nın buyurgan bir dille “Musul’dan çekilmeye devam edin” uyarısı ardından, bırakın kara harekâtını şuyu buyu, Irak hava sahasına uçuşlar da büyük riske girdi. 

-Türkiye ‘hata üstüne hata’ yüzünden epeydir zaten ‘oyun kurucu’ değildi; şimdi, kırık dökük görünüm arz eden stratejisi yüzünden bölge oyuncuları onun ‘oyun bozan’ olmaması için hamleleri çoğaltıyor. 

Başı sonu belirsiz bir ‘yurtta savaş, bölgede savaş’ konsepti, olacak iş değildir.

‘Astık kestik’ tafralarına kulak asmayın. 

‘Allah akıl fikir versin’ diye dua edin.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89