• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 12 °C

Tekçi değil çoğulcu bir formüle ihtiyaç var

Şahin Alpay

Başbakan Erdoğan, AKP'nin 4 Mayıs'ta yapılan Kahramanmaraş il kongresinde şunları söyledi: "Tek millet, tek bayrak, tek din, tek devlet dedik..."

Ertesi gün Adana il kongresinde de şöyle konuştu: "Ben dört tane kırmızı çizgimizin olduğunu söyledim... Neydi o dört tane temel çizgi: bir 'tek millet', iki 'tek bayrak' dedik... Üçüncüsü, tek dindir. Dil değil, din, din..." Başbakan'ın bir gün arayla iki kez "tek din"den söz etmesi, haklı olarak kaygı uyandırdı. 

Tartışmalar üzerine AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, düzeltme yaptı: "Başbakan ilk kez tek din dedi. Beşer şaşar, dil sürçmesi olabilir. Tek din, demokraside ve laiklikte eşyanın tabiatına aykırı... PKK gayretlerine ve çabalarına rağmen bu ülkede Türk - Kürt kavgası çıkmamış olmasından hareketle Türkler ve Kürtler arasındaki gönül birlikteliğini, aynı kitaba inanmış olmalarını kastetmiş olabilir..." (Lale Kemal, Taraf, 8 Mayıs) Nitekim Başbakan da bir gün sonra, dış geziden dönüşte Çelik'i teyit etti: "O gün orada 'tek vatan' yerine 'tek din'i söylemiş oldum. Bu bir dil sürçmesidir. Bunu farklı yere çekmelerine gerek yok..." (9 Mayıs) 

Böylece "tek din" beyanının bir "dil sürçmesi" olduğu açıklık kazandı. Sayın Başbakan'ın geçen sonbaharda "Arap Uyanışı" ülkelerine yaptığı ziyarette laikliği, ateistler dâhil bütün inançlara eşit özgürlük olarak tanımladığı; AKP hükümetinin gayrimüslimlerin hakları üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması yönünde attığı adımlar; (somut sonuç vermemiş olsa da) Alevi taleplerinin karşılanması için düzenlenen çalıştaylar dikkate alındığında Başbakan'ın "tek din" dayatmasını savunmadığı yeterince açık. 

Ne var ki, Mehtap TV'de yayınlanan "Akıl Defteri" programında Eser Karakaş'ın hemen uyardığı gibi, Başbakan'ın dili sürçmüş olsa da, "tek din" Türkiye'nin bir gerçeği. Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) dini tekelinde ve denetiminde tutmayı sürdürüyor. Devlet gayrimüslimler dışında kalan halkın tek dini olduğu varsayımıyla davranıyor. Devletin resmî olmayan bir dini var: Ulemanın Sünni - Hanefi İslam yorumu. AKP iktidarı bugüne kadar, tek - tipçi otoriter laiklik rejiminde 28 Şubat süreciyle gelen aşırılıkların törpülenmesi ötesinde bir değişiklik yapmış değil. 

Derken BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan'ın 2011 bütçe tartışmaları sırasında TBMM'de "Benim milletimin dili tektir, Türkçedir..." dediğini hatırlattı. Elbette ki, bugüne kadar Kürtçenin öğrenilmesine, radyo ve televizyonda kullanılmasına, TRT - 6'nın kurulmasına öncülük eden Başbakan'ın "tek dil" dayatması peşinde olduğu söylenemez. Ne var ki, Kürt çoğunluklu bölgenin konuştuğu dil resmen tanınmıyor. 

Şurası muhakkak: "Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek dil, tek din..." esas olarak Kemalistlerin Türkiye'yi laik bir ulus - devlet olarak inşa projesinin formülü. AKP iktidarının bugüne kadar bu formüle teoride olmasa da pratikte, tümüyle değilse de büyük ölçüde sadık kalmasına bakarak, buna İslamî Kemalizm'in formülü de denilebilir. Ne var ki bu formül, gerçeklerle hiç mi hiç bağdaşmadığı için, demokratikleşmenin ve ülke bütünlüğünün korunmasının önünde büyük engel. 

Evet tek devlet, ama bu devletin aşırı merkeziyetçi yapısını değiştirmek, bölge yönetimleri kurmak ihtiyacı kapıya dayandı. Evet, tek millet, ama bu Türk değil Türkiye milleti; DGM'ler bile bu ülkede iki halkın yaşadığını kabul etti. Evet, ay-yıldızlı bayrak Türkiye milletini temsil ediyor, ama Kürt kimliğini temsil eden (sarı - yeşil - kırmızı) bir bayrak da var. Evet, ülke çapında geçerli tek resmi dil Türkçe ama Kürt çoğunluklu bölgenin kendine özgü bir dili var. Hayır, tek din dayatılamaz. Çünkü Türkiye'de sadece DİB'in temsil ettiği İslam yok. Tarikat ve cemaatlerin, Alevilerin İslam anlayışı farklı; Türkiye'nin birçok farklı dinî inançta olan ve dinî inancı olmayan yurttaşları var. Ülke bütünlüğü dayatmalarla, zorla korunamaz. Tekçi değil çoğulcu bir formüle ihtiyacımız var. Hâlâ anlaşılamadı mı?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89