• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Diyarbakır -4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin 1 °C

Tek taraflı ‘barış’, barış olmaz!

Reyhan Yalçındağ

Son haftalarda her zamankinden çok hepimizin yüreği pır pır etmekte… 100 yıldır süren acının ve sayısız kayıpların ardından, “çözüme başlangıç” denilen süreçle birlikte, en çok da evlat acısı yaşayanların heyecanı da kaygıları da dorukta. Evet, bu toprakların Barış’a, onurlu Barış’a fazlasıyla ihtiyacı var. Hem de her zamankinden daha çok! Tarihi büyük bedellerle yazılı Kürtler de, bir yandan çözüm için büyük umutlar beslerken, öte yandan da “acaba?” demekten kendilerini alamıyorlar. Bunun için de o kadar haklılar ki… Defalarca kez iyiniyet eli havada kalmış bir halk olarak, aynı acıları bir daha yaşamak istemiyorlar. Daha dün Kandil’deki hava saldırılarında yaşamını yitiren dört evlatlarıyla ilgili haberler ajanslara düştükçe, burada insanların moral ve umutları sarsılmaz yara alıyor (ben bu satırları yazarken henüz dört gerillanın ismi açıklanmamıştı).

Peki bu nasıl bir “barış”tır ki, karadan, havadan askeri güçler her tarafta operasyonlar yapıyor, İHA’lar, CASA’lar, bilumum askeri araçlar cirit atıyor. Dahası, Paris’de katledilen üç Kürt kadının Diyarbakır’daki, cenaze törenindeki konuşmasında, “bir yandan barış diyorsun, bir yandan Kandil’i bombalıyorsun!” diye Başbakanlığı eleştirdiği için Ahmet Türk’e Hükümet kanadından verilen yanıtları hatırlıyorum.

Oysa gerçekten de bir yandan barış denilirken; öte yandan “öldürmek-yok etmek” üzerine kurgulanmış askeri operasyonlar ne demek oluyor?

Bu hangi “çözüm”ün bakış açısıdır?

Bu halkın en değerli varlığı evlatlarıdır. Dünyanın neresine giderseniz gidin bu böyledir. Üstelik, sadece gerillanın değil; PKK’nin elinde tuttuğu asker ve polislerin can güvenliği de “operasyonsuzluk-çatışmasızlık” haline bağlıdır. Daha dün gibi aklımda; dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, 8 askerin o dönemki DTP milletvekillerinden oluşan bir heyete “sağ“ teslim edilmesinden üzüntü duymuş olacak ki, “keşke ölseydiler” demişti. Askerleri ölmediği için üzülen bir devlet, çareyi onları hapse atmakta buldu!

…Daha dün “Urfa KCK” davasında 22 Kürt siyasetçiye 148 yıl hapis verildi. Sadece ve sadece bir iki cümlelik açık ya da gizli tanık ifadelerine dayanarak, Kürtler, binler halinde cezaevlerinde tutulmaya ve ciddi hapis cezalarına çarptırılmaya devam ediyorlar. AKP’nin son 12 yıllık iktidarı dönemindeki tüm yargı paketleri, kadını, Kürdü, insan hakları savunucusunu, gazeteciyi, muhalifi, genci, sosyalisti, demokrat dindarı “paket” etme pratiğinden başka hiçbir şey getirmedi. Dolayısıyla, barış, asla ve asla öldürmekle de gelmez; tutsak etmekle de gelmez. En acil olanı, askeri operasyonların durdurularak çatışma zemininin ortadan kaldırılması olmalıdır. Barış ancak böyle gelir. Gençlerini toprağa vererek değil!

8 Mart afişlerini yasaklayan zihniyet!

Biz kadınların, “yaşamın her alanında eşit temsiliyet üzerine cinsiyet kotası” talebini AKP, yıllardır şu şekilde okumakta: Her bir operasyonda, her bir tutuklama dalgasında, kadını da es geçmemek! Öyle ki, tutuklu Kürt siyasetçiler arasında kadınlar ciddi bir sayıda. Bu sabah, aynı ezbere uyandık tekrar: Diyarbakır’da ve birçok merkezde, DÖKH’ün 8 Mart konulu billboard afişleri, mahkeme kararıyla yasaklandığı için toplatıldı. Hem de AKP’nin, sözümona “özel yetkili mahkemeleri kaldırdık” vaveylasıyla getirdiği “Özgürlükler Hakimliği” tarafından! bu nasıl bir özgürlük anlayışıdır ki, Rosa Luxemburg ile Paris’de katledilen üç kadın devrimcinin fotoğraflarına tahammül edemesin! Kadına önce “üç çocuk doğur” diye talimat yağdıran, sonra da sayıyı beşe çıkaran paternal AKP, kadın hareketinden korkmaktadır ki bir afişe bile tahammül edememektedir!

Bu vesileyle, kadın özgürlük mücadelesi önünde yaşamını bedel olarak ödeyen tüm kadınlar önünde saygıyla eğildiğimi bir kez daha ifade etmek isterim! Bijî 8 Adare!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89