• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 17 °C

Tecrübeli vatandaş

Gülay Göktürk

Her gece yeni bir ses kasetinin internete konduğu, sabahında ise yeni bir operasyonun patladığı günler yaşıyoruz.

Ama ben bunu, kaosun artırdığı ve kamuoyunun iki taraflı algı operasyonları yüzünden serseme döndüğü, hiçbir şey anlamaz hale geldiği bir durum olarak görmüyorum.

Tam tersine, toplumun geniş kesimleri açısından durum her geçen gün biraz daha netleşiyor; zihinler açılıyor ve sezgiler sağlam kanaatlere dönüşüyor. İnsanlar, ortaya saçılan her yeni bilgiyi, patlayan her operasyonu sağduyularının süzgecinden geçiriyor; bazılarını birleştiriyor, kimini eliyor; kimini önem listesinin en başına koyuyor ve sonunda vicdanlarının terazisinde tartıp kanaatlere ulaşıyorlar.

Son dönemde yapılan anketlere bakılırsa yaygın olarak varılan bazı sonuçlar da netleşmeye başladı.

Öyle böyle bir yapı değil

Bir aylık süreç içinde yavaş yavaş ortaya çıkan en çarpıcı olgu, devlet içinde konuşlanmış olduğu zaten tahmin edilen yapının, öyle gevşek ve kendiliğinden bir yapı değil; sanılandan çok daha yaygın, çok daha koordine bir yapı olduğu gerçeğinin ortaya çıkmış olması. Aidiyet birliğinin getirdiği doğal bir dayanışmayı çok aşan, son derece merkeziyetçi ve disiplinli bir ağ ile karşı karşıya olunduğu gerçeği...

Bazıları döne döne bu yapının ispat edilene kadar yok sayılması gerektiğini söylüyor. Söyledikleri şey, yasal bir yargılama için gerekli ama insanların vicdani kanaat edinmeleri için değil...

Toplum bu yapının nelere kadir olduğunu gördükçe, iş dünyasından BDDK'ya, vergi denetim mekanizmalarından yüksek yargı organlarına kadar ne kadar çok alanı kontrol edebildiğini öğrendikçe ürperiyor. İşin açıkçası, "henüz hukuken hiçbir şey ispatlanamadı" diye düşünmek de bu ürpertiye çare olamıyor.

Hedefte çözüm süreci

Bir aydır yaşananların kamuoyu vicdanında oluşturduğu ikinci önemli kanaat ise 17 Aralık operasyonlarının ana hedeflerinden birinin çözüm süreci olduğu...

Tam da AK Parti'nin içinde bulunduğu kuşatılmışlıktan kurtulmak için Kürt siyaseti ile ittifak arayışına girdiği ve Kürt siyasetinin de iktidara kurulan komployu gördüğünü deklare ettiği günlerde, Paris cinayetlerini MİT'in üstüne atmayı hedefleyen bir ses kaydının ortaya çıkması başka nasıl yorumlanabilir ki? Çözüm sürecinin devamı için canını dişine takmış bir MİT'in, bu süreci baltalamak üzere 3 PKK'lıyı öldürmüş olabileceğine kim inanır ki? Tabii ki inanmıyor ve aklıselim sahibi herkes, bu son operasyonla, 7 Şubat'ı birleştiriyor; "Demek ki, o zaman da hedefte çözüm süreci varmış" kanaatine varıyor.

Üçüncü olarak, özellikle Hatay'da yaşanan TIR olayı, Van'da başlatılan El Kaide operasyonu ve her iki olayda da İHH'nın adının karıştırılması, kamuoyunda bu operasyon dalgasının amaçlarından birinin de AK Parti'nin uluslararası itibarını yok etmek, ne yapıp edip iktidara "El Kaideci" yaftası asmak olduğu fikrini pekiştiriyor. İşte bu noktada içerideki yapıyla, Türk dış politikasını ehlileştirmek isteyen uluslararası çevrelerin (sübjektif olmasa da) objektif ittifakı dikkatlerden kaçmıyor.

"Ayakkabı kutusunu görüyorum da..."

Bu arada, boyuna ve sadece "ayakkabı kutusuna bak ayakkabı kutusuna" deyip duranlar var ya; "tecrübeli vatandaş"ın (bu lafı "sokaktaki vatandaş"tan daha anlamlı buluyorum. Bu ülkede yeteri kadar yaşamış ve tecrübelerini sağduyusunun imbiğinden geçirmiş vatandaştan söz ediyoruz) bu lafa ne cevap verdiğini de üç aşağı beş yukarı anlıyoruz o anket sonuçlarından:

"Ben kendimi bildiğimden beri zaten bakıyorum o ayakkabı kutularına, midem bulanarak bakıyorum ve o görüntüde ne yeni ne de ilginç herhangi bir şey görüyorum" diyor tecrübeli vatandaş. "Ama öbür tarafta, daha önce hiç görmediğim bir şeyler oluyor. Asıl yeni olan o; önemli olan ve anlamam gereken de o..."

Aklı sadece akçeli işlere yatan, hassasiyetleri "yetim hakkının korunmasıyla" sınırlı vatandaş tipine göre hesap yapanları hayal kırıklığına uğratacak bir vatandaş var karşımızda.

Ve sanıyorum seçimler bu gerçeği çarpıcı bir biçimde koyacak ortaya.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89