• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 30 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 29 °C

Taraf gazetesi ve vefa

Hamid Omeri

Güneş yüzünü gösterse de soğuk hala kesiyor cildimizi. Malum bahara yaklaşınca hep yeni şeyler, yeni umutlar belirir. Yeni sözleşmeler, yeni ‘ben düşündüm ve buldum’lar!

Bir yılı aşkın bir süredir Taraf Gazetesi’nin kitap ekinde ana dilim olan Kürtçe ile edebiyat kritikleri yazıyorum. Kürtçe Kitaplık’ın iyi bir çaba olduğuna inanıyorum ve sürmesi gerektiği kanaatindeyim. Taraf Gazetesi’nde Kürtçe yazar mısın? sorusunu Ali Fikri Işık sordu bana. Birlikte yazmaya başladık. Malumunuz Ali Fikri Işık aynı zamanda Taraf Gazetesi’nde köşesi olan bir yazar. Kör Saatçi köşesinde futbolu sevmeyenlere dahi futbol yazıları okutmayı başarmış bir kalem.

Ahmet Altan’ın genel yayın yönetmenliği döneminde Ali Fikri Işık, Diyarbakır’da askerden firar ettiği gerekçesiyle tutuklandı ve Edirne Askeri Cezaevine konuldu. Dört aydan fazla bir süre cezaevinde kaldı. Birkaç İyi Adam dışında ne Işık’ın yazarı olduğu gazete ne de kamuoyu Ali Fikri Işık’ı görmedi; görmezden geldi.

Işık savunmasını Kürtçe yapıyordu ve vicdani retçi olduğu için askerlik yapmayacağını her duruşmada ifade ediyordu. Ancak Ali Fikri Işık ile ilgili haberler yazarı olduğu gazetede adeta mecburiyetten yapılıyordu. Gazete ‘imkansızlık’lar yüzünden muhabir gönder(e)miyordu. Hatırladığım kadarıyla sadece bir kez muhabir gönderdi duruşmasına. Haberler yarım yamalak, ilgisiz bir şekilde hazırlanıyordu. Galiba gazete bir yazarının tutuklanmasını ve yargılanmasını görmek istemiyordu. Ya da yazarının haksız olduğunu düşünüyordu ancak bunu itiraf edemiyordu.

Taraf Gazetesi gazetecilik anlamında bu memlekette önemli haberlere imza attı. Cesur gazeteciler yüreklerini ortaya koyarak büyük bir mücadele verdiler ve kabul edilmeli ki satış rakamının kat be kat üstünde bir etki gücü yakaladılar. Gazeteye dair önemli eleştiriler oldu ve olmaya devam ediyor. Gazete içinden ise ekonomik koşullara dair eleştiriler vardı. En önemli sorunlardan bir tanesi de iletişim ve diyalog eksikliğiydi. Gazete yönetimi yazarları ile dahi iletişim halinde değildi. Buna dair önemli sözler de edildi gazete yazarları tarafından. En yapıcı olanlarından birini eğer hafızam beni yanıltmıyorsa Hidayet Şefkatli Tuksal’ın kaleme aldığını hatırlıyorum.

Şunu net bir şekilde ifade etmeliyim ki Taraf Gazetesi ‘vefa’ konusunda galiba ‘ufukta gözüken ışık’tan dolayı sadece İskeleden Ankara ve adaya bakmaya odaklandığı için Vefa’yı sahiden de sadece bir semt adı sanmaktadır.

Ali Fikri Işık, geçtiğimiz Çarşamba günü (27.02.2013) tek başına Edirne’ye gitti. Yanında kimse yoktu. Bütün ısrarlarıma rağmen onunla birlikte gitmeme izin vermedi. Yanına hiçbir şey almadan gitti çünkü özgür bir şekilde döneceğine inanıyordu ancak bir yıldan fazla bir ceza aldı. Dört aydan fazla yatmıştı askeri cezaevinde ve verilen karı temyize götürme hakkı vardı. Fakat Ali Fikri Işık’ı başka bir sürpriz daha bekliyordu. Askeri bir birlik Işık’ı duruşma sonrası askere götürmek için mahkeme salonu önünde bekliyordu.

Işık, benim katıldığım bütün duruşmalarında vicdani retçi olduğunu ve askerlik yapmayacağını söylemişti. Işık, askerliğe gitmeyi reddettiği için ikinci kez firar ettiği gerekçe gösterilerek tutuklandı ve Edirne Askeri Cezaevi’ne konuldu. Cezaevine götürülürken kendisi ile telefonda kısa bir görüşme yaptım. Durumu özetledi ve bu hukuksuzluğa karşı açlık grevine gireceğini açıkladı.

Yazarı olduğu gazetede oğlu Arda Alan’ın çabası ile küçük bir haber yer aldı. O haber bile eksik ve yanlışlarla doluydu.  ‘Bir Vicdani Retçi Daha Cezaevinde’ diye bir başlık kullanmış Oral Çalışlar yönetimindeki Taraf Gazetesi yazarı ile ilgili yayınladığı haber için. Pes!

Taraf bunu yaparken Kürtler ne yapıyor? Kürt basını büyük haberler peşinde ya 56 yaşında askeri mahkemede ana dili olan Kürtçe ile savunma yaparak askerlik yapmayacağını söyleyen Kürt yazarı göremiyor.

Size şu kadarını söyleyeyim bütün bu eleştirilerime rağmen Taraf Gazetesi, deyim yerindeyse Kürtlerden daha çok ilgi göstermiştir Ali Fikri Işık’a. Kürt siyasetçilerin hiçbiri Ali Fikri Işık için tek bir söz etmedi ancak Taraf yazarlarından bir kaçı köşesinde ondan bahsetti. Oysa Kürt siyasi partileri, vakıf ve dernekleri neredeyse adını bile anmadılar. Ne BDP, ne HAKPAR ne de diğerleri. Esip gürleyenler yok mu çevrede her zamanki gibi çoklar. Ancak icraata gelince ortada yoklar.

Dediğim gibi birkaç iyi adam dışında Ali Fikri Işık ne yazık ki haklı mücadelesinde tek başına. Ve acıdır Ali Fikri Işık’ın resmi olarak avukatı da yok. 56 yaşında Vicdani Ret mücadelesi veriyor. Gariptir Vicdani Retçiler bile Ali Fikri Işık’ı yalnız bıraktı. Sizden ricam Ali Fikri Işık için sanal ortamda devam eden bir imza kampanyası var bari ona bir imza atarak destek olun.

Son söz: Ali Fikri Işık’ı haklı davasında yalnız bırakarak büyük bir vefasızlığa imza atan Taraf Gazetesini protesto ediyorum ve Taraf Kitap Eki Kürtçe Kitaplıktaki yazılarıma son veriyorum.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89