• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin -1 °C

‘Tanrı Türk’ü korusun’

Mümtaz er Türköne

“Korusun” ve ayrıca “yüceltsin”; ama Türkçülere karşı “Türk’ü korumak ve yüceltmek” son zamanlarda o kadar zorlaştı ki. 

Öyle ki, bugünün objektif şartlarında Türklüğün, her şeyden ve herkesten önce Türkçülerden korunması lazım. Çünkü Türkçüler, Türklüğü yakaya takılan bir rozetten, bir partinin kimliğinden, anayasaya yazılan bir kelimeden ve böylece kapıları dışarıda kalanlara sımsıkı kapalı yüksek surlarda çevrili bir kaleden ibaret zannediyorlar. Bu kalenin içine mücrim gibi hapsedilen Türklüğü, “Yüce Tanrı” nasıl koruyabilir? 

Türkler, tarihi avuçları içinde hamur gibi yoğurup biçimlendiren büyük kavimlerden biri. Bu işi sadece atla-silahla yapmaya kalkan Moğolların akıbeti ortada olduğuna göre, bariz bir farkları var. Bu fark, bir arada yaşama konusunda geliştirdikleri ince ve derin kültür. Devlet, toplumu barış içinde bir arada tutma ve yaşatma formudur. Türklerin köklü devlet tecrübesi, işte bu kültür marifetiyle şekillenmiş ve kalıcı hale gelmiştir. 

Gazi dervişlerin, alp erenlerin bu coğrafyada başlattıkları uzun tarihin, teşkilatlandırdıkları milletin sırrı, kalıcı bir toplumsal barış tesis etme yeteneğidir. Tesbih tanesi gibi dağınık diller ve kültürler, sabırla bir ipe dizilmiş ve mümkün olan en hoş ahenk yakalanmıştır. Türk’ü farklı ve kalıcı kılan, bu ahengi sürdürmekteki becerisidir. Bu uzun tarihin vârislerine düşen, bu ahengi iç içe geçmiş -küreselleşmiş- dünyada yeniden tesis etmektir. Türklük, Türkçülerin algıladıkları gibi basit bir sembol, sıradan bir aidiyet duygusu değil. İçinde Türkçülerin yabancısı oldukları rafine birçok kültür unsuru var. Türklük, musikîden dile, mimarîden mutfağa kadar yaşayan canlı bir organizmadır. Elbette başka milletler nezdinde siyasî bir karşılığı da var. Acaba Türkçüler ne kadarına vâkıflar? 

II. Meşrutiyet’in kuralı, “Türklerin Türkçü olmaması” idi. Cumhuriyet’in endoktrinasyonu sonrası, Türkler de naçar Türkçü olmaya başladıktan sonra yeni bir sorun zuhur etti. Dün Türk olmayan Türkçüler, memleketi kurtarmak için Türkçülük yaptılar. Bugün, Türkçülerin Türklüğe ve memlekete zarar vermesini önleyecek çareler düşünmemiz lâzım. Çözüm sürecine “vurup-ölerek” karşı çıkan Türkçülerin önüne şu soruyu koyalım: “Memlekete ve Türklüğe ne faydanız oldu?” 

Orhan Pamuk veya Yaşar Kemâl kadar Türklüğün ana taşıyıcı sütunu olan Türkçeye katkıda bulunan bir Türkçü, son zamanlarda aranızdan zuhur etti mi? Etyen Mahçupyan kadar, Türk fikir hayatına derin çentikler açan, Türklüğün düşünce ufkuna katkı sağlayan bir aydın sağınızda-solunuzda dolaşıyor mu? (Bu soruya cevap vermeden önce elbette bir süre Mahçupyan okumaları lazım) Bahçeli’nin Çukurova şivesinden sadır olan bozuk kelimelere, güzelim İstanbul Türkçesi karşısında meşruiyet arayanların Türkçeye ve Türklüğe verdiği zararı Türkçülerin kavrama imkânı var mı? Bu coğrafyadaki bin yıllık maceranın son halkasına Ahmet Davutoğlu yerine Türkçüleri eklemeyi deneyin: Türklüğün sizce ne kadar yaşama şansı kalır? 

Varsayalım ki geride kalan şanlı tarihimizde bugünün etnik köken takıntılı Türkçülerinden birkaçı söz sahibi olsaydı; Sokollu’suz, Mimar Sinan’sız, Kâtip Çelebi’siz bugün elimizde ne kalırdı? 

Can alıcı soru şu: “Anayasa’da vatandaşa “Türk” diyen 66. maddenin Türklüğe ne faydası oldu? Daha ötesi, anayasada velev ki Türk ibaresi hiç olmasa -Osmanlı’nın bu düzeyde hiç kullanmadığını hatırlayalım- Türklüğün nesi eksilir? Ecdadın iki taşı üst üste koyarak bize bıraktığı mütevazı bir eseri korumanın bile, Anayasa’da “Türk”ün kalmasından daha fazla Türklüğe hizmet edeceğini, Türkçülerimizin anlama imkânı var mı? 

Türkçüler, altına sadece kendilerinin sığabileceği daracık bir siper kazmakla meşguller. Ecdat mezarından kalksa, Türk’ten başkasına sıcak bir cümle etmeyi beceremeyen Türkçüleri herhalde sopayla kovalardı. 

Ne diyelim? “Tanrı Türk’ü Türkçülerden korusun.”

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89