• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Ankara -5 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin -2 °C

Talabani ve Bağımsız Kürdistan

Yusuf Karataş

Talabani’nin beyin kanaması geçirmesi, Irak’ta Talabani’den sonra ne olacağı tartışmalarını alevlendirdi. YNK, “Talabani görevine dönünceye kadar” yerine Kosret Resul Ali’yi partinin genel sorumlusu olarak atadı. İki ay dinlendirileceği söylenen Talabani’nin sağlık durumu üzerinden yapılan tartışmalar, Irak’ta dengelerin nasıl bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Irak’ta merkezi Maliki hükümeti ile Kürdistan Federe Yönetimi arasında uzun bir süredir devam eden gerilim geçtiğimiz günlerde Maliki’nin Dicle Operasyon Ordusu’nu kurup Kerkük’e göndermesiyle çatışma noktasına varmıştı. İşte denilebilir ki çatışma noktasına gelen Irak merkezi ve Kürdistan Bölgesel yönetimleri arasındaki ilişkilerin en somut ifadesi, Talabani’nin Bağdat’ta cumhurbaşkanlığı makamında bulunmasıydı. Bu nedenle Talabani’nin sağlığının bu görevi sürdürmesine el vermemesi durumunda Irak’ta mevcut dengelerin altüst olabileceğini söylemek gerekiyor.

Talabani neden önemli?

Talabani’yi tanıyan herkes O’nun Bölge’de pragmatik siyasetin ustalarından biri olduğunu kabul eder. O, Türkiye’de “düşük yoğunluklu savaş” sürerken savaşın iki tarafıyla da (Özal ve Öcalan’la) “dost” tu. Mesela Talabani, Amerikancı olarak bilinir ama O, İran ile de yakın ilişkilere sahipti. Zaten 2010’daki Irak seçimlerinden sonra ABD ve Türkiye, Sünni Blok’un temsilcisi İyad Allawi’nin cumhurbaşkanı olmasını istemiş ama Talabani, ABD’ye rağmen İran ile görüşerek Şii-Kürt ittifakı üzerinden cumhurbaşkanı olmuştu.

Özetle bugün Talabani’nin gitmesi, pamuk ipliğine bağlı ilişkilerin/ittifakın kopmasına yol açabilir. Ve hesaplar da bu durma göre yapılmaktadır. İlişkilerin kopması durumuna bağlı olarak gündeme getirilen en önemli konu, bu durumda bağımsız bir Kürt devletinin kurulup kurulamayacağıdır. Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Türkiye arasındaki “iyi ilişkiler”in mimarı olarak kabul edilen Başbakan Neçirvan Barzani, Time dergisine verdiği röportajda “Maliki’ye karşı umut kapımız Türkiye” demektedir. Barzani, yine “bağımsız Kürdistan için en az bir ülkeyi ikna etmemiz gerekiyor” diyerek Türkiye’yi işaret ediyor.

Maliki’nin Suriye üzerinden sürdürülen çatışma ve kamplaşmada Esad rejiminden yana tutumunu daha açık olarak ortaya koymaya başlaması ve öte taraftan da Türkiye ile giderek daha fazla karşı karşıya gelmesi, Türkiye’nin bağımsız Kürdistan’ı kabul etme noktasına gelmesine yol açabilir. Tabii buna razı olmanın karşılığında Kürdistan petrolü ve pazarında belirleyici bir yer talep edeceği tahmin edilebilir. Tahmin edilebilecek bir diğer şey de işin bu noktaya gelmesi halinde Türkiye’nin Kürdistan yönetiminden bugün de istediği Kandil’deki PKK varlığının sona erdirilmesi ve Batı Kürdistan’da (Suriye) PYD’nin etkisizleştirilmesi konularında daha somut adımlar atılmasını talep edeceğidir.

Uzun lafın kısası, bir Kürdistan devletinin kurulması:

Birinci olarak, Talabani’nin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmasında ifadesini bulan Şii-Kürt ittifakının devam edip edemeyeceğine;

İkincisi, Irak Merkezi ve Kürdistan Bölgesel yönetimleri arasında Kerkük ve diğer ihtilaflı bölgelerle ilgili tartışmaların seyrine;

Üçüncüsü, Suriye’de devam eden çatışmalar ve bağlı olarak Batı Kürdistan Kürtlerinin durumuna (başka bir ifadeyle Barzani’ye mesafeli olan PYD ve PKK’nin Bölgesel dengeler içindeki yerinin ne olacağına);

Dördüncüsü, bugün bağımsız Kürdistan fikrine mesafeli duran Türkiye (ve ABD’nin) bunu kendi çıkarları için artık kaçınılmaz görmesine bağlı görünmektedir.

Ve elbette bugün bağımsız bir Kürt devleti için umutların bir yandan kendi ülke sınırları içindeki Kürtlerin ulusal taleplerini 90 yıldır baskıyla engellemeye çalışan Türkiye’ye ve öte yandan Kürtleri yüz yıl önce devletsizliğe mahkûm eden emperyalistlere bağlanmış olması trajik bir durumdur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89