• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 12 °C

Taammüden beraat!

Reyhan Yalçındağ

Al Mahkeme kararına bak, senin nasıl adalet dağıttığını, ne menem bir demokratik ülke olduğunu, kim olduğunu söyleyeyim: Önceki gün Türkiyesinde, gerekçeli kararı açıklanan sadece iki davadan bahsedeyim, olayın vahametinin ne boyutta olduğunu bir kez daha görelim.

Tarih 24 Eylül 1994. Yer, "ünlü” Diyarbakır E Tipi Cezaevi; ilk ismiyle "5 No’lu Zındanı”. Olay: Görüş kabinlerinde bir anda askerler ve gardiyanların yarattığı provokasyon sonucu on tutsağın kasten, demir çubuklar, coplar ve çivili kalaslarla kafalarına vurula vurula katledildiği, onlarcasının da yaralandığı bir olay. Olaydan sonraki otopsi işleminin kendisi bile, "öldürülenlerin tamamının kafataslarında sert cisimle vurma sonucu kırık tespit edildi. Raporda öldürülenlerin 6'sının kulak, kafa ve vücudunun değişik yerlerinde düzenli kesik izleri ve kesici alet yaralanmalarının saptandığı ifade edildi.

Otopsi raporuna göre, olayda ölen 10 kişiden 9'unun beyin harabiyetine bağlı, 1 kişinin ise tüm kaburga kemiklerinin kırılarak akciğerine batması sonucu hayatını kaybettiği” tespitiyle yaşanan vahşeti özetliyordu. Beraat ve zamanaşımı kararıyla noktalanan kararda, müdahale emrinin Adalet Bakanlığından geldiği vurgulanırken, "kasıt” olmadığı halde nasıl on insanın vücudunun sert cisimlerle paramparça edildiğine dair tek bir açıklama yok. Al sana tasarlanarak, planlanarak verilmiş, katilleri sözümona aklayan taammüden beraat kararı! Katillerin cezalandırılmadığı bir ülkede barışın kalıcılaşması imkansız. Toplumsal barışa, adil çözüme giden yol adaletten ve gerçeklerle yüzleşmekten geçer!

İkinci mahkeme kararına bakalım: Yer Ankara. Olay: Gezi protestoları. Tarih: 1 Haziran 2013. Yerde başından vurulmuş kanlar içinde yatan gencecik Ethem Sarısülük. Gezi ve Lice olaylarında polislerin öldürdüğü gençlerden sadece biri. Polisin nasıl Ethem’i başından vurduğunu gösteren kayıtlara rağmen, katile 7 yıl hapis cezası! İnfazını ve denetimli serbestliği esas alınca zaten cezası Yargıtay tarafından onansa dahi, 1.5 sene sonra dışarıda! Şimdi sormazlar mı bu "adaleti” dağıtanlara?

Yerde kanlar içinde yatan sizin evladınız olsaydı ne hissederdiniz? Bir taraftan "yeni Türkiye” diyeceksiniz, öte taraftan "yeni Türkiye’de” de tıpkı eski Türkiye’de olduğu gibi gençleri öldürmeye ve katilleri ödüllendirmeye devam edeceksiniz. "Eski Türkiye”, tek millet, tek devlet, tek din dışında başka kimseyi tanımayan, diğer halkları yok sayan, direnişçi gençleri, gözaltındaki gençleri, sokaktaki gençleri öldüren bir Türkiye'ydi.

12 yaşındaki Uğur’ların 13 kurşunla, Ceylan’ların havan topu mermileriyle katledildiği, kadınların tecavüze uğradığı, köylerin yakıldığı bir ülkeydi. Şimdi de Lice’de gençler öldürülüyor, mezarlıklar taranıyor, ölüm makinasına dönmüş IŞİD denen insanlık dışı örgüt sınır boylarında cirit atıyor, koruma kararı verilen kadınlar eski ya da yeni eşleri tarafından öldürülüyor, bir lokma ekmek, bir yudum su için yollarda can veren onbinlerce Ezidi görmezden geliniyor, her fırsatta "yargı” tehdit ediliyor, vs vs…

Eskiyle yeninin farkını bundan sonra hep birlikte göreceğiz. Yeni; onurlu bir barışın hayat bulması, yasalar düzeyinde Kürt sorununun demokratik temelde çözülmesi, ilkeler düzeyinde bir yeni yaşamın hayat bulmasıdır. Yoksa ölümlerin, adaletsizliğin, açlığın, yoksulluğun, bağımlı yargının devam etmesi değil…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89