• BIST 109.332
  • Altın 156,185
  • Dolar 3,8622
  • Euro 4,5556
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 2 °C

Sürüleşmiş kafalardan çektiğimiz…

Ersin Tek

‘‘Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı anlayamıyordum, şimdiyse soru sorabileceğime nasıl inanabildiğimi anlayamıyorum. Ama gerçekte inanmıyordum ki, soruyorum sadece.’’
Böyle diyordu Kafka.
Artık soru sormuyorum bende.
İnanmıyorum.
Bu ortamda sorduğunuz soruların bir öneminin olmayacağını biliyorum çünkü.
Verdiğiniz cevaplar da öyle.
Dinleyen yok.
Anlayan yok.
Dinlemiş gibi yaparlar, ama dinlemezler.
Söylediğiniz havada kalır sürekli.
Yanlış bildiklerini papağan gibi yüzünüze okurlar tekrar.
Normal diyebilirsiniz buna.
Evet, normal bir durum.
Biliyorum.
Tarihte de böyle idi.
Tarih bu kafalara rağmen yazıldı çünkü.
Ama yine de bunlarla birebir çak-t-ışmak içimi acıtıyor.
Ruhumu yoruyor bu kafalar.
Hiç olmamaları daha iyiydi bunların, dedirtiyor bu yaşadıklarım.
Yanlış anlamayın sakın.
Kapris, üstten bakma falan filan değil.
Varolan realiteden bahsediyorum.
En azından benim gördüğüm kadarıyla böyle.
Trajik ve acınası bir manzara görüyorum.
Meydan bu sürülere kalmış.
Anlamsız, amaçsız, ikiyüzlü olan bu sürüler hayatımızın her alanına girmiş gibi.
Yayılıyorlar.
Sürükleniyorlar.
Sürüklenirken de bizi acıtıyorlar.
Bunların yazgısı sürüklenmek; zincirleri kavi bunların…
‘Ben kimim?’ sorusunu hiç hatırlamazlar.
‘Sen kimsin’ sorusuna bir cevapları hiç olmamıştır-olmayacaktır; ‘Biz’ dedikleri bir yalanın arkasına takılıp öylece sürükleniyorlar.
Yazgıları bu.
Birer hiçtir bunlar.
Her şeye rağmen, ahkâm kesip duruyorlar.
‘Siz, bu konuştuklarınız için ne yaptınız?’ diye sorduğunuzda da, kalakalırlar.
Çünkü yaptıkları bir şey yok; ötekileştirmeden, saçmalıklardan, sürüleşmekten başka…
Hiçbir eserleri yok.
Hiçbir davanın adamı değildir bunlar.
Olamazlar da.
Olsa olsa, davanın sinekleri olurlar.
Üretmezler çünkü.
Sadece yemeyi ve pisletmeyi bilirler.
Kalbinden, beyninden bedel ödemeyi asla bilmemiş kişiler olarak yok olup gidecekler.
Üzülüyorum bunlara.
Ve tırsiyorum bunlardan.
Her kötülük gelir ellerinden.
Bilinçsiz, denetimsiz bir güçleri var.
Sorgusuz sualsiz yapıyorlar her şeylerini.
Beyinlerindeki kılcal damarlar tıkalı, iç denetim mekanizmaları devre dışı kalmış bir vaziyette.
Anlamak, öğrenmek mevzu bahis değil bu kafalar için.
Umudum yok artık bu kafalardan.
İnandırılmış beyinlerine sokulacak bir doğru yoktur.
Düşünen bir beyin yok bunlarda.
Bunlarla uğraşmak, zaman kaybıdır.
Kendini tüketmekten öte bir şey olmayacak bunlara söylenen her söz.
Görmek istemeyen kadar kör, duymak istemeyen kadar sağır kimse yoktur, derlerdi.
Şimdi daha iyi anlıyorum.
Allah u Ekber! Diyorum.
Hakikatin apaçık yüzü ve ışığı karşısında, karanlıklarına nasıl sarılmışlar.
Kendilerine belletilmiş ideolojik kırıntıları, orda burda salıvermek için nasıl da can atıyorlar.
Şu kısa hayat içerisinde, kaçınılmaz olarak karşılaşıyoruz.
Bir şekilde bulaşıyorlar.
Ayak bağı oluyorlar.
Bu karşılaşmanın sonucunda, hak etmediğimiz şeylere maruz kalıyoruz.
Kendi dar algıları içinde bir yere yerleştirip, saldırmaya başlıyorlar.
Küfür, hakaret, iftira, şiddet, yalan yağmuruna tutuyorlar bizi.
Boş tenekeden çıkan ses gibi, durmadan ses çıkarıyorlar.
Çıkardıkları gürültü hiç bitmiyor.
Çok rahatsız ediciler.
Alayı alçaklık psikolojisine tutulmuş.
İtiraf etmekten korktukları bir acizlik içerisinde debeleniyorlar.
Basit bir kıskançlık taşıyorlar içlerinde.
Korkakça oynuyorlar oyunu.
Öğrenilmiş çaresizliği daha içselleştirmiş bir halde oynuyorlar.
Ellerinde, onlar gibi düşünmeyeni kötülemek, etiketlemek var sadece.
Yaptıkları en iyi şey bu…
Onların dışında kalanların suçu; düşünmek, farklı koordinatlardan bakmak, hakikati söylemek…
Gerçekliklerini yüzlerine okumak kabul edilemez bir durumdur bu kafalar için.
İşte böyle…
Düşünen bir beyinin ödeyeceği bedelleri bilirdim.
Daha yakından görünce, dayanılmaz oluyormuş.
Acayip derecede sıkıldım bu kafalardan…
Yeter!
Lakin bunlara karşı yapılacak pek fazla da bir şey yok.
Hz Ali’nin dediğini yapmalı: bunlara karşı yapılacak en iyi şey susmaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89