• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -4 °C

Suriye'ye müdahale edilecek mi?

Abdülkadir Selvi

Suriye'de rejimin kimyasal silah kullanımı ile birlikte, kritik bir eşik aşıldı.

Artık Suriye'ye müdahale daha güçlü bir şekilde tartışılıyor.

Ancak Rusya ve Çin faktörü nedeniyle, BM Güvenlik Konseyi kararı ile müdahale beklentisi düşük.

Ama Güvenlik Konseyi 'nde süreci tıkayan Rusya ve Çin'in, hesaplarını yeniden gözden geçirmelerini gerektiren gelişmeler söz konusu.

BM'siz süreçler güç kazanmaya başladı.

Masada Irak'ta olduğu gibi uçuşa yasak bölge ile Kosova ve Libya seçenekleri var. Peki masada olmayan şey ne? Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius'a göre, 'Masada olmayan tek seçenek hiçbir şey yapılmamasıdır.'

100 bin insanın katledilmesine rağmen, kılını kıpırdatmayan ABD ve Batı ne oldu da Suriye'yi hatırladı? Tek cevabı var; kimyasal silah kullanımı.

Kimyasal silahla saldırı yapıldığı konusunda bir şüphe yok.

CHP'ye rağmen batı dünyasında, kimyasal silahın Esed yönetimi tarafından kullanıldığı konusunda bir tereddüt söz konusu değil.

Bir savaş ya da kovalamaca anında kullanılmamış kimyasal silahlar. Şam'da, muhaliflerin kontrolündeki Doğu Guta'da kadın ve çocukların saklandığı 3 sığınak hedef alınarak, güdümlü füze başlıkları ise uçaklardan atılmış. Havadan karaya atılmış kimyasal başlıklar.

Suriye'de masum çocukların kimyasal gazdan çırpına çırpına hayatlarını kaybetmesi, alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

BM Güvenlik konseyi acilen toplantıya çağrıldı ancak kimyasal silah kullanımı karşısında dahi Rusya ve Çin'in bırakın yaptırımı kınamaya dahi yanaşmaması, 'BM'siz ne yapabiliriz?' sorusunu gündeme getirdi. Diploması verilen siyasi karara göre gerekçe üretme sanatı. Yeter ki ABD müdahale etme kararı alsın.

Irak'a müdahale edilmek istenince Alaska'da petrole bulanmış Karabatak kuşu yetti, istenmezse, Halepçe katliamı dahi yeterli olmamıştı.

Peki Suriye'ye müdahale konusundaki koalisyon umutlarını yeşerten ne oldu?

Obama'nın Suriye gündemli seri toplantılar düzenlemesi.

Dışişleri Bakanı Kerry'nin başta Türkiye olmak üzere müttefiklerle istişarelere başlaması.

İngiltere Başbakanı Cameron'un tatilini yarıda keserek ülkesine dönmesi ve verdiği kararlı mesajlar.

4-Fransa'nın sert tepkisi. Cumhurbaşkanı Hollande'nin müdahale yanlısı tutumu, Dışişleri Bakanı Laurent Fabius'un ısrarla müdahaleyi işaret eden açıklamaları.

Bu gelişmeler Suriye'ye müdahalenin göstergeleri olarak okunabilir ama hala tüketilecek süreçler var ve Suriye deneyimleri nedeniyle ihtiyatlı olmakta yarar var.

Önümüzde bir süreç var.

Öncelikli olarak BM denetçilerinin bölgedeki incelemelerinden elde edecekleri sonuçlar önemli.

BM denetçilerine uzun süre izin verilmedi. İzin verilen BM denetçilerine keskin nişancılar tarafından ateş açıldı.

Kimyasal silahın etkilerinin ortadan kalkması amaçlandı. Buna rağmen BM denetçilerinin bölgede inceleme yapması önemseniyor. Denetçilerin toplayacakları deliller ve tanıklarla yapacakları görüşmeler süreci hızlandıracak.

BM denetçileri kimyasalı tespit etse dahi, BM Güvenlik Konseyi'nden müdahale kararı çıkmayabilir. Zaten beklenen müdahale kararından ziyade uçuşa yasak bölgenin ilan edilmesi. Irak'ta da uçuşa yasak bölge kararı, kimyasal gazın kullanıldığı Halepçe katliamından sonra gelmişti.

Eğer uçuşa yasak bölge yaptırımı gelirse, bunun denetim ve uygulaması için bir koalisyon oluşturulacak.

Türkiye bu koalisyona katılacak.

BM, yine hayır derse ki, bu ihtimal güçlü, o zaman, 'Gönüllü ülkeler koalisyonu' gündeme gelecek. Libya ve Kosova'da olduğu gibi.

Batı dünyası, müdahale konusunda kararlı durursa, Rusya'nın, BM kontrolündeki uçuşa yasak bölge seçeneğine kerhen razı olması söz konusu.

Türkiye, bu koalisyonun oluşması için çaba gösteriyor.

Ama yaşanan Suriye deneyimleri ışığında, ihtiyat elden bırakılmıyor. Son görüşmede Esed'e, 15 gün süre tanındığında, '1 haftadan fazla süre tanıyamazsınız, hemen müdahale edilmeli' diyen ABD, 2.5 yıldır müdahale etmiyor.

Bu nedenle ihtiyatlıyız. Ama ilk kez bu denli güçlü bir yaptırım ya da müdahale seçeneği ortaya çıktı deniliyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89