• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 18 °C

'Suriyeliler'

Mesut Yeğen

Son dönem Ak Parti siyasetinde yapılan az sayıda doğru işten biriydi Suriyelilere sınırları açmak. Hangi saik ya da hesapla, ne niyetle yapılmış olursa olsun, sınır kapılarının savaştan kaçan Suriyelilere açık tutulması ve dört beş sene boyunca memlekette barınmalarına imkan verilmesi hayırlı bir iş oldu: Savaştan kaçanlar canlarını kurtarıp, iyi kötü hayata tutundu, yardımcı olanlar insanlık etti, tanık olanlar da insanlıktan ümit kesmemek için tutunacak bir dal buldu.

Beri yandan, Suriyeliler ülkeye geldiğinden beridir mızırdananlar, homurdananlar da olmadı değil. Büyük reaksiyonlar görülmediyse de, her cenahtan ama daha çok da seküler cenahtan çok sayıda yurttaşın Suriyelilerin ülkede kalmasından pek hoşnut olmadığı da belli. Bu hoşnutsuzluk en son “Suriyelilere vatandaşlık” tartışması etrafında kendisini gösterdi. Her türden medya bir anda Suriyelilerin pek de hayırla anılmadığı haberlerle doldu taştı.

Suriyelilere sınırları açmak şüphesiz doğru, savaştan kaçan insanlara dönük dışlama ve aşağılama muhakkak ki rezilce. Lakin, bunlar Suriyelilere sınırları açma siyasetinin mimarı Ak Parti’nin ‘Suriyeli misafirler’ siyasetini pir u pak kılmıyor. Şöyle ki...

Bir kere başından beridir Suriyelilere kucak açma siyasetinin ilkesel olup olmadığı, “savaştan kaçan siviller, her kim olursa olsun misafirimizdir” gibi bir prensibe inanıldığından dolayı mı bu alicenaplığın gösterildiği hep belirsiz kaldı. Aksine, Suriyeli misafirlerin Türkiye’nin Suriye siyasetinin bir girdisi olarak düşünüldüğünü gösteren epey işaret başından beri ortalarda dolandı durdu. AB’nin, başka ülkelerin bu meselelerdeki yüzsüzlüğü bir tarafa, en son AB’yle yürüyen müzakerelerde malum Suriyeliler adeta bir kart, bir pazarlık unsuru olarak kullanıldı. Keza, Suriyeli misafirlere mültecilik statüsü verilmeyerek hem ülke içinde erişebilecekleri pek çok hak, hem de ülke dışına dönük olarak yapabilecekleri kısıtlandı. Ardından, Suriyelileri yerleştirmek üzere yapılacak yeni kampların nereye kurulacağına dair kararların ülke içine dönük demografik ve siyasi hesaplarla alındığını gösteren işaretler oluşmaya başladı. Lakin, Ak Parti’nin Suriyeli misafirler siyasetinin defoları en son ve en bariz biçimde son günlerin vatandaşlık tartışmalarında kendini gösterdi. Tartışmalar boyunca anladık ki, pek çok Ak Partili siyasetçi ve kanaat erbabı için Suriyelilere vatandaşlık verilmesi “işe yarar Suriyelilerin ayıklanmasına yardım edeceği”, “Suriyeliler için yapılan masrafları azaltacağı” ve tabii ki “Sur, Nusaybin vb. yerlerin nüfus kompozisyonunu değiştirmeye hizmet edeceği” için iyi olacaktı.

Ak Parti’nin Suriyeli misafirler siyasetinin bu ‘nezih’ hesap ve kanaatler etrafında şekillenip şekillenmeyeceği henüz belli değil. Ama böyle şekillenirse hakka, vicdana ve memleket realitesine yakışır bir Suriyeli misafirler siyaseti mümkün olmadığından değil, bu türden bir siyaset istenmediğinden olur. Nitekim öyle de olacak gibi.

Halbuki, hakka, vicdana ve memleket realitesine yakışır bir Suriyeli misafirler siyaseti inşa etmek imkansız değil. Birkaç esasa dayanmak gerekiyor. Evvela, Türkiye hukukunu Suriye savaşından ve başka savaşlardan kaçan sivillerin mülteci olarak kabul edilmesine olanak verecek şekilde revize etmek ve Suriyeli misafirlere öncelikle mülteci statüsü vermek gerekiyor. Ardından, bütün Suriyeli misafirlerin Türkiye yurttaşlarının erişebildiği sosyal ve kültürel haklara (parasız sağlık ve eğitim, kendi dilinde eğitim ve yayın yapma, sigortalı olma, işe girme, iş kurma vs.) erişimini sağlamak lazım. (Kim bilir, Suriyeli misafirlerin hayrına belki bu arada Kürdçe eğitim işini de yeniden düşünebiliriz). Üçüncü olarak, Türkiye devleti için zor ama, Suriyelilerin ülkeye yerleştirilmesi işinde demografya mühendisliğini akıldan çıkarıp atmak gerekiyor. Son olarak, savaş bittikten sonra Türkiye’de kalmak isteyen Suriyelilere vatandaşlık vermek için hazırlanmak lazım. (Basnews)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89