• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 11 °C

Sürece Diyarbakır'dan bakınca

Abdülkadir Selvi

Hafta sonu sabah saatleriydi. Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Behçet Güngör'le birlikte, Diyarbakır'da Hasanpaşa Han'daydık.

Kahvaltı yapmak için gelenler masaları doldurmuş, yeni gelenler sıra bekliyordu.

Tarihi çarşı dolup dolup boşalıyordu.

Masalarda ne mi konuşuluyordu?

Bu soruya cevap vermek için acele etmeyin.

Hatta hemen, doğru şık çözüm süreci diye işaretlemeyin.

Başka şehirlerde genç kızlar, genç erkekler ne konuşursa, onu konuşuyorlardı.

Diyarbakır, Türkiye'nin en politize ve en örgütlü şehri.

Akşam bir karar alınır, sabah ayakkabı boyacısından üniversite hocasına kadar bu konu konuşulur.

Sabahı başka bir gündemle başlar akşamı başka bir gündemle biter, bu şehrin.

Ama hafta sonunu geçirdiğim Diyarbakır'da, bu kez başka bir Diyarbakır buldum.

Kanaat önderleriyle, güvenlik bürokrasisiyle konuştum, sokağın nabzını tutmaya çalıştım.

Süreç bölgede umuttan, güvene dönüşmeye başlamış.

Diyarbakır normalleşiyor.

'Sanki sihirli bir değnek değdi bu şehre' diyor birisi.

Bir kanaat önderi koltuğunun arkasına yaslanırken, 'Sanki geçmişte yaşananlar bu şehirde yaşanmamış gibi düşünüyorsunuz' diye konuşuyor.

Bu şehrin bir sokağı yok ki cinayet işlenmemiş olsun.

Ama aynı şehir çözümü çoktan satın almış.

Şehrin önde gelen isimlerinden biri, 'Bu iş bitti ama henüz hazmedilemedi. Hazım süreci gerekiyor' diye ortaya koyuyor bölgede hakim olan psikolojiyi.

Hazmetme ve benimseme süreci.

Ama bu sizi sakın yanıltmasın.

Eğer çözüm süreci bir de tersine dönerse, gördüğümüz, 'Tatlı bir rüyaymış' der bu şehir.

Sokaktaki vatandaştan kanaat önderlerine kadar hepsinin Ankara'ya ortak mesajı var.

'Elinizi çabuk tutun'

Bölge çözüm sürecinde hızlı hareket edilmesini istiyor.

Öyle ki, 'Çekilsinler. Geri döndüklerinde bıraktıkları bölgeyi bulamayacaklar' deniliyor.

Öylesine güçlü bir beklenti var.

Onun için çözüm süreciyle birlikte, 'barışı inşa süreci'nin de hızla devreye sokulmasını bekliyorlar.

Bölge, TÜSİAD'ı, MÜSİAD'ı bekliyor.

Çözüm süreci bölgede doğru okunmuş. Bunu bir, 'al-ver süreci' olarak görmüyorlar. 'Öcalan kendisi için bir şey istememiş' kanaati hakim.

Olgu nedir bilmem ama algının böyle olması çok önemli.

İkincisi, 'Çekilme silahsız olacak' deniliyor. Daha önce Kandil açıklar, bölge onun siyasetini yapardı, bu kez bölge Kandil'in önüne geçmiş.

Bu arada kırsaldan teslim olanların ilk sorusu, 'Genel af çıkacak mı' olmuş. Bu da kırsalda bu yönde bir beklenti olduğunu gösteriyor. Yabana atılmamalı.

Örgütün birikimli kadroları, KCK operasyonları nedeniyle cezaevlerinde. Hatip Dicle başta olmak üzere KCK'lıların süreci doğru okudukları ve çözüme güçlü bir şekilde destek verdikleri yönünde izlenimler edindim. Hatip Dicle'nin, Öcalan'ın Nevruz mesajı hakkında, 'Önderlik, bölgesel gelişmeleri çok doğru okuyor. Süreci doğru analiz ediliyor' dediği belirtiliyor.

Bu tespitlerin yanısıra bazı önerileri de paylaşmak istiyorum.

1-Akil insanlar bölgede olumlu karşılanmış. Akil insanların yerel ayakları olmalı, yerel kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları harekete geçirilmeli

2-PKK üzerinden örgüt ikna edilmeli. Yeni konsept çok net bir şekilde anlatılmalı. Çünkü, 'Çözüm iyi ama haklar ne olacak diyen' kadrolar var. Onlara haklar sağlanacak ama eksik olanlar demokratik siyasetle elde edilecek denilmeli.

3-BDP, daha görünür olmalı.

Biz Ankara'da geri çekilmeyi tartışıyoruz, Kandil'in kararını bekliyoruz ama geri çekilme başlamış. Hem de silahsız olarak.

Hakkari'de, Diyarbakır Lice'de aileler çocuklarıyla buluşmuş, birlikte fotoğraf çekilmişler. Akşam saati gelince aileler şehirlere dönmüş, çocuklar da sınır dışına çekilme için yola koyulmuş.

Hem de öyle yürüyerek değil, yakın mesafelerde pikap ve Dodge türü araçlara binip, çekilmeye başlamışlar.

Çözüm sürecinde bölgeyi Türkiye'nin ilerisinde gördüm.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89