• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin -3 °C

Süreç konusunda coşmaya gerek yok

Yavuz Baydar

Newroz yaklaşıyor.

Bir telaş hali ki, sormayın.

Bazı yorumlara bakarsanız PKK'nın 'bu iş bitti, tamamdır, silahlı mücadeleye son verdik, silah bıraktık' demesi an meselesi.

Kimi aşırı yorumlar da bir zamanlar IRA barış sürecinde rol almış olan Jonathan Powell'ın son mülakatında dile getirdiği görüşler üzerine bina ediliyor.

Şunu demiş mesela Powell: 'Resmen siyasi müzakerelere başlamanın kıyısındasınız. Sanıyorum o mutabakattaki 10 madde PKK’nın kongresinde tartışıldıktan sonra müzakereye başlayacaksınız.'

Bu ifadeler -eğer süreç ile ilgili bilgi eksikliği değilse- diyaloğun sadece bir tarafına bakmakla yetiniyor.

Şu sorunun cevabı yok mesela: AKP o mutabakattaki 10 maddeyi Meclis'e getirip açıkça tartışmadan, PKK kongrede neden o 10 maddeyi ele alıp silahı bırakma, silahlı mücadeleye son verme kararı alsın?'

Yıllarca çatışma çözümü üzerine yoğunlaşmış biri olarak şunu bir yere yazmakta yarar olduğunu düşünürüm: O kongrede PKK'nın öyle dramatik bir karar alması yerine en fazla 'silahların süresiz olarak susması' veya 'süresiz çatışmasızlık' gibi bir karar çıkabilir.

O yüzden, 'işte silah bırakma aşamasına geldiler' dolduruşuna pek aldırış etmemek gerek.

Çatışma çözümü süreçleri ihtiyat, sükunet ve sorumluluk ister.

İmralı'ya giden HDP heyeti de tıpkı AKP gibi Türkiye toplumuna açık davranmaktan kaçındığı için, KCK'ya -yani Kandil'e- kulak vermenin özel bir anlamı var.

Çatışma çözümünde pozisyon önemli

'Haber' oradan geliyor ve büyük resmi tamamlıyor çünkü.

KCK üst kademesinden Mustafa Karasu geçenlerde devreye girerek duruma 'açıklık' getirdi:

'Sorun silah bırakıp bırakmama sorunu değildir. Böyle bir gündem yoktur. Apo’nun değerlendirmelerinde, yapılan açıklamayı da silahı bırakma gibi anlamamak gerekiyor. Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin durdurulması biçiminde ifade etmek gerekiyor.'
Buna KCK üst kademesinden Duran Kalkan'ın da sözleri eklenmeli. 28 Şubat'ta Dolmabahçe'deki AKP-HDP heyetlerinin 'ortak' açıklamasına ilişkin olarak konuşan Kalkan da şunları söylüyordu:

'AKP’nin tutumu nedeniyle bu süreç tehlikeye girdi, riske girdi. Neredeyse bitme noktasına geldi. Dolmabahçe’deki açıklamayla böyle bir tutumun hem önder Apo tarafından hem de AKP hükümeti tarafından ortaya konması en azından seçime kadar sürecek bir çatışmasızlık, eylemsizlik durumunun iki tarafça da kabul edildiği ve sürecin bu biçimde devam edeceği anlamına geliyor.'

Ve son cümle:

'Gelişmeler seçim sonuçlarına göre olacak, bunu herkes bilmek durumundadır.'

Yani 'seçime kadar çatışmasızlık, ateşkes durumu.'

Veya 'kontrollü gerilim.'

Durum Powell'ın iyimserliği ile pek örtüşmüyor. Müzakerelerin müzakeresi hali, seçimin epey sonrasına da sarkabilir, daha fazla ileri de gitmeyebilir.

Çatışma çözümünde 'pozisyon' önemlidir.

İki ‘önder’ arasındaki basınç

Taktikler ve tali konular değişime ve tavize açıktır; 'pozisyon' ise değişmez, çoğu kez de saklı tutulur.

Söz konusu Türkiye gibi nevi şahsına münhasır, 'lider kültü'nün belirleyici olduğu bir ülke olduğuna göre, Erdoğan ve Öcalan'ın pozisyonlarının 'seçim sonrası' ile bağlantısı da aşikârdır.

Erdoğan için çözüm sürecinin asli amacı, ademimerkeziyetçi sistem ile 'herkesi' kapsayacak genel af konusunda tam yetkiyi kendisine ebediyen bağlayacak bir başkanlık sistemine geçiştir.

Öcalan için temel pozisyon ise Kürt hareketinin zirvesinde ona yer açacak, özgürlük sağlayacak bir genel af.

Bu pozisyonları belirleyici olan şey, müzakerelerin nihai akıbeti konusunda bizleri aydınlatması beklenen genel seçimlerdir.

CHP bu tabloyu okuyamadığı MHP de okumayı istemediği için, Türkiye gelip iki 'önder' arasındaki basıncın arasında kaldı.

Bu yüzden, 'seçim kumarı oynuyor' diye, 'barajı geçemezse tam keyfi yönetim gelir' diye HDP'yi suçlamak da anlamlı değil.

Dengir Mir Mehmet Fırat'ın sözleri, tam da bu yüzden üzerinde düşünmeye değer:

'HDP barajı aşamadığında sorun sadece Kürtler’in problemi olmaktan çıkar Türkiye'nin temel problemi olur.'

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89