• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 15 °C

Süreç belirsizlikle yürüyor

Muzaffer Ayata

İmralı süreciyle başlayan ateşkes ve gerillanın geri çekilmesi kararı toplumda büyük bir değişim ve çözüm umudu yaratmıştı. Sayın Öcalan’ın Newroz bildirgesi herkesi kapsayan, bölge ve Türkiye için demokratik bir manifesto olarak büyük yankı uyandırdı.

AKP Hükümeti tüm bu çözüm projelerine ve çabalarına karşı dikkate değer bir adım atmadı. Yasal bir çerçeve oluşturmadı. Yaptığı tek şey Akil İnsanlar heyetleri oluşturmak oldu. Akil İnsan heyetlerinin çalışmaları herşeye rağmen sürecin ilerlemesi için olumlu bir işlev gördü. Ancak bu heyetlerin hazırladıkları raporlar ve sunduğu öneriler hükümetin çekmecesinde kaldı.

Sürecin tek taraflı bu şekilde yürümeyeceği kısa sürede anlaşıldı. Buna karşı gerillanın geri çekilme kararı askıya alındı. Süreç ateşkes düzeyinde sürüyor. Bu koşullarda bile toplumda büyük bir rahatlama görüldü. Ve anlaşıldı ki, bunca yıldır militarist, ırkçı bombardımana tutulmuş Türk toplumu da savaşa pek de meraklı değilmiş. Beklenti barışın kalıcılaşması ve demokrasinin kökleşmesidir.

Sayın Öcalan’ın büyük bir fedakarlık ve risk alarak yürütmeye çalıştığı barış süreci ne yazık ki istenen mecrada yürümüyor. Yaz aylarından başlayarak basının ve heyetlerin İmralı’ya gitmesi gerekiyordu. İmralı daha aktif hale getirilseydi toplumun daha fazla işin içine girmesi ve hazırlanması sağlanacaktı. Geri dönüşü olmayan bir barış sürecine girecektik. Ancak bunların hiç birisi olmadı. Hala avukatların bile İmralı’ya gitmelerine izin verilmiyor. Bu kadar temkin, bu kadar kontrolde tutmak kaygısı ne için? Eğer hükümet barış ve çözümde ısrarlıysa ve kararlıysa bundan bu kadar korkmasına ve kaygılanmasına gerek kalmazdı.

İmralı ısrarla sürecin sağlıklı ilerlemesi için yasal bir zemine kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Bu haliyle yapılan hiç bir şey yasal değil, istendiğinde hepsine davalar açılabilir veya yasaklanabilir, dedi. Ancak bu uyarılar bir sonuç vermedi. Hükümet sadece idari tasarrufuna dayanarak süreci götürmeye çalıştı.

AKP ve basını, Kürtlere ve demokrasi güçlerine, ‘Erdoğan büyük bir cesaret göstermiş, daha önce kimsenin cesaret etmediği adımları atmıştır. Sabırlı olun. Hükümetin üzerine gitmeyin eleştirmeyin’ deyip durdular. Böyle büyük tarihsel bir sorunun bir iki ayda çözülmeyecegi doğru. Ancak zamana yayılması da bir o kadar tehlikeli. Devlet içinde ve dışında herkes barıştan yana değil.

Fethullah ve hükümet çatışmasında görüldü ki Fethullahçılar hiç de barış sürecinin sağlıklı yürümesi ve sonuca gitmesine taraftar değiller. KCK operasyonlarında ve psikolojik savaş yürütülmesinde önemli bir rol oynamışlar. Gezi olayları çıktı. Hükümet bu süreçlerle uğraşıp demokratik reformları gündemine almadı. Seçim sürecinde sıkışınca da Kürt sorununu çözmekten uzak, İmralı görüşmelerini dışlayan göstermelik demokrasi paketlerinden medet ummaya çalışıyor.

Şimdi de Fethullahçıları etkisizleştirme ve iktidarın iplerini ele geçirme çabalarının yanında hükümet kendisini seçime verecek. Dolayısıyla baharın sonlarına kadar herhangi bir adımın atılmayacağı ve sürecin belirsizliğe terk edilmeye devam edileceği anlaşılıyor. Bu açıdan sayın Öcalan tarihi bir sorunun ciddiyetini anlaması ve harekete geçmesi için yeniden hükümeti uyarıyor.

AKP, resmi bağlayıcılığı olmayan bir süreci yürütmek istiyor. İmralı görüşmelerini kabul etti. Sürecin arkasındayım, dedi ama bunun dışında herhangi bir yasal ve bağlayıcı adım atmadı. Yarın olmadı, ben de kestim deyip işin içinden çıkması pekala mümkündür. Kürt tarafına güven verme dışında, işin kalıcı olması ve yasal bir zemine oturması Türkiye’nin geleceği ve selameti açısından da çok önemlidir.

Sürecin sağlıklı yürümesi için İmralı’dan yeniden uyarılar ve somut öneriler de tekrar sunuldu. Sürecin yasal çerçeveye oturtulması, izleme kurullarının oluşturulması ve sekiz başlık altında konuları müzakere etmesi için komisyonların oluşturulup işlevsel kılınması. Bu üç öneri eğer dikkate alınır ve hükümet yerinden kımıldarsa gerçek anlamda süreç rayına girer. Müzakeler de başlar. Bunlar yapılmazsa herşey belirsizliğe ve tehlikeye bırakılmış olmaya devam eder.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89