• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 11 °C

Süngü savaşları ve anlamı

Ali Bayramoğlu

Türkiye'de ne yaşıyor? "Kaba bir iktidar mücadelesi mi" yoksa "iktidar mücadelelerini de içeren köklü bir değişim süreci mi?"

Bu soruyu bıkmaksızın sormakta yarar var.

Tartışmalar, gerginlikler, atışmalar bu soru etrafında cereyan ediyor.

Bu soruya verilen yanıtlar siyasi ve toplumsal gelişmeler karşısındaki tavırları, konumlanmaları da ifade ediyor.

Evet, bir kesim Türkiye'nin köklü değişim sürecinden geçtiğini düşünüyor, bu çerçevede atılan reform adımlarını destekliyor, sivil kurum ve değerlerden yana tavır alıyor.

Kendi içindeki ikiye ayrılıyor bu grup, bir yanda değişim politikalarını hemen her yönüyle benimseyenler var, öte yanda bu politikaları eksik bulanlar ya da değişim yönteminin hukuk ve demokrasi kurallarını örselediğini düşünenler var.

Siyasi davranış üzerinden bakacak olursak 12 Eylül'de yapılacak referandumda "evet" diyecekler..."yetmez ama evet diyecekler", hatta (kimileri dışında) "boykot" diyecekler den oluşuyorlar...

Bunun karşısında yer alan diğer kesim, ulusalcılar, kaybedenler, militaristler, Kemalistler, değişimi bölünme olarak algılayan kimi milliyetçilerden meydana geliyor. Onlar için yaşanan bir "alan kavgası"dır; "AK Parti, Gülen cemaati birlikte adım adım sistemi ve devleti ele geçirmektedir. Yürümekte olan darbe davaları, Ergenekon süreci, sivilleşme hamleleri birer safsata, efsane, bahanedir". Ortada ciddi bir "putinleşme, otoriterleşme, muhafazakarlaşma" eğilimi bulunmaktadır.

Aslında olandan çok zihniyetlerinden ve algılarından hareketle tavır üretir bu grup...

Orta noktaları mevcut sistemi korumaktır. "Toplumsal, siyasal, ekonomik yeni her girdiyi, her değişim unsurunu onların ideal düzeninde gedik açacak unsur olarak görürler" ve beteri "her demokratik ya da politik adımı, her ilke talebini psikolojik harekât olarak değerlendirilirler. İç dünyalarında laikçilik,

Anti-emperyalizm, ulusçuluk, AB'ye karşıtlık, sivilleşmeden endişe, demokratikleşmeye mesafe böylece bir araya gelir...

Peki, bilanço ne?

Değişim süreci ve buna endeksli kavga ve gerginlikler devam etmekle birlikte, ilk grup ve arkalarında durdukları, talep ettikleri değişim hızla yol almakta, galebe çalmaktadır.

12 Eylül günü yeni aşama gelecek, yeni bir sınav verilecektir.

Referandum bu ayrışma ve değişimin yeni bir kilometre taşı olacaktır.

Bu yolda karşılıklı "düşük etekli işlerin, karalamaların, psikolojik harekâtların olması kaçınılmazdır.

Sözünü ettiğimiz sadece meydanlardaki siyasi atışmalar değildir. Aynı zamanda gazetecilerin de karıştığı polis grupları arasındaki kavgalar, Dine davası başta olmak üzere birçok dosyanın bu savaşın malzemesi kılınmak istenmesidir...

Ergenekon ve destekçilerinin Dink cinayeti başta olmak üzere, her tür karanlık gelişmede AK Parti ve cemaat ikilisini suçlamaları, buna karşılık hükümetin üzerine gelen bu tür dosyalardan kurtulmak için türlü manevralar yapması, cemaat içindeki isimlerin sınır tanımayan keskin tavrıdır, velhasıl bir imaj ve kamuoyu oluşturma kavgasının süre gitmesidir.

Kafes davasında kimi askerilerin ellerinde salladıkları" araştırmacı gazeteci "kitapları da, zamanlaması ve sonuçlarıyla Hanefi Avcı'nın son kitabı da, bunlara referans veren yazarlar da bu cephe savaşlarına işaret ediyorlar...

Bu savaşlar zaman zaman ana resmi görmeyi engelliyor olabilir.

Ama bu aldatıcıdır.

Asli olan ana resimdir ve bu resim her geçen gün belirginleşmektedir.

12 Eylül referandumu bu açıdan bir tescil olacak...

O noktaya doğru hızla ilerliyoruz.

Türkiye'nin bu değişim zemininde referandum sonrası temel tartışma konusu olmayı sürdürecek üç temel sorunu var:

Bunlardan birincisi değişimin derinleşerek sürdürülebilmesi gereğidir...

İkincisi can yakıcı Kürt sorununda hamle yapılmasının kaçınılmazlığıdır...

Üçüncüsü yargıdaki kutuplaşmanın ve etik/yöntem sorunlarının çözülmesidir...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89