• BIST 83.059
  • Altın 146,576
  • Dolar 3,7547
  • Euro 4,0354
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin -1 °C

Şu fors ve 16 devlet

Doğu Ergil

Keşke Cumhurbaşkanımız, makamının forsunda temsil edilen devletlerin görkemli cengâverlerinin sıralandığı merdivenden bir efsane kahramanı gibi inerek Mahmut Abbas’ı değil de her biri eski bir imparatorluğu temsil edenİngiltere Kraliçesi veya Fransa Cumhurbaşkanı’nı karşılasaydı.

Ramallah denen Kudüs yakınında İsrail ablukasındaki küçük bir toprak parçasına sıkışan, yoksul, tecrit edilmiş ve ezilmiş bir halkın (devlet bile değil) temsilcisi, bu emperyal gösterinin muhatabı olmamalıydı. Bunu hak etmiyordu doğrusu.

Fors

Gelelim cumhurbaşkanlığı forsuna ve üzerinde bir güneş etrafında sıralanmış 16 yıldız olarak resmedilen devletlere. Bir kere tarihte yöneticileri veya halkı Türk olan 120’nin üzerinde kayda geçmiş devlet/devletçik vardır. Dolayısıyla T.C. güneşini çevreleyen devletler yetkililerceseçilmişlerdir. Neden onların seçildiklerine ilişkin resmi bir belge yoktur?

Forsun kullanımına dair var olan en eski belge, Eylül 1922'de İzmir'de Mustafa Kemal Paşa’nın otomobiline çekilmiş flamanın fotoğrafıdır. Bu flama günümüzde kullanılan forsun bir benzeridir.(Halen Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi'nde sergilenmektedir.)

Cumhuriyet kurulduktan sonra 22 Ekim 1925’te cumhurbaşkanlığı forsu, Sancak Talimatnamesi ile düzenlenmiştir. Hilal ve yıldızlı bayrağın üst köşesinde resmedilen güneşten 20 tane ışık huzmesi çıkıyor. Yani Atatürk, Cumhuriyet Türkiyesi’nin tarihini 20 geçmiş devlete bağlıyor. Ama ne oluyorsa oluyor, bir gerekçe gösterilmeden 18 Şubat 1978'de ışık huzmelerinin sayısı 16'ya düşürülüyor. 25 Ocak 1985 tarihinde çıkarılan yasayla bir değişiklik daha yapılıyor ve cumhurbaşkanlığı forsu bugünkü halini alıyor.

Özetle fors ve üzerindeki simgeler tamamen siyasal bir tercihtir ve tarihle ilintileri ikinci derecededir.

Devlet-i Ali’yi temsil edenler keyiflerine göre üzerinde oynamışlar ve yaptıkları değişikliklerin nedenini de zahmet edip halka açıklamamışlardır.

Forsta yer alan ülkelerin önemli bir kısmı İslam öncesi olduğundan inançları Maniheizm, Budizm, Şamanizm’dir. Ay ve yıldız özellikle Gazneliler ile önem kazanmıştır.

Ulus devletlerin ihtiyacı

Milli simgeler, tarihsel köken, süreklilik duygusu, ulus devletler için olmazsa olmaz şartlardır. Hem dayanışmayı (ortaklığı) sağlarlar hem de gurur duyulacak bir geçmiş sunarlar. Dolayısıyla ulusal simgelerin ve geçmişe ilişkin anlatıların doğruluğu, işlevleri kadar önemli değildir. Yeter ki onlara inanılsın.

Yıkılan bir imparatorluğun travmasını aşmak kolay olmadığından Türk ulus devletinin kurucusuAtatürk, yitirilenin üzerinden atlayarak Türklüğün (Türk uygarlığının) köklerini Orta Asya'da aradı. Geliştirdiği “tarih tezi”, Türkler’in dünyadaki bütün uygarlıkların kurucusu, “(güneş) dil tezi” de Türkçe’nin dünyadaki bütün dillerin kaynağı olduğu iddiasına dayanır. Bu abartılı siyasal ve kültürel temeller üzerine bir ulus inşa etmek bugün tuhaf gelebilir ama kurucular için o gün gerekli görülmüştür.

Ancak gerçekçi olmayan bu tezlere dayalı ulus oluşumuna önce Kürtler sonra İslamcılar itiraz ettiler. İslamcılar bugün iktidar. Irk veya soy bağından çok İslam’ın toplumun mayası olmasını savunan bir iktidarın tartışmalı bir geçmiş algısını canlandırması ilginç değil mi?

Nasıl Türk-İslam sentezcileri, etnik milliyetçiliğin yetmediğini görüp dini ulusal mayaya katmışlardı; şimdi de İslamcılar, sırf din bağıyla ulus oluşturulamayacağını anladıkları için mi soy bağını denkleme dahil etmeye çalışıyorlar? Herhalde en üst makamdan makul bir açıklama yapılacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89