• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 22 °C

Sorun PYD falan değil, sorun Kürtler

Ergun Babahan

Erdoğan’ın uçakla bir yerlerden dönerken yaptığı açıklama asıl düşüncesini ortaya koyuyor: 1 Mart Tezkeresi’ne hayır demek yanlıştı, Türkiye askeriyle Irak’a girmeliydi. Bunun Türkçe’si şudur: Türk Silahlı Kuvvetleri Irak’a girseydi bugün orada bir Kürt Devleti olmazdı.

O yüzden devletin, Erdoğan’ın ve AKP’nin Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere karşı çıkmalarının temelinde PYD’nin PKK ile bağlantılı olması, Öcalan’a bağlı bir siyaset olarak ortaya çıkması yatmıyor, onların da Kürt olması yatıyor. Eğer orada bağımsız bir Sünni-Arap oluşumu ortaya çıksaydı, Ankara onu davul-zurna ile karşılayacaktı.

Erdoğan’ın ve devletin Kobane’deki gelişmelere karşı tutumu bunun açık göstergesiydi. IŞİD’le komşu olmayı içine sindiren zihniyet, Kürtlerin yaşadığı bu topraklarda söz sahibi olmasını kabullenemiyordu.

IŞİD’i küresel tehdit olarak gören Amerika, Türkiye’ye rağmen devreye girince, Irak Kürdistan’ından sonra Suriye Kürdistan’ında da Kürtlerin sempatisini kazandı. Hatta, Türkiye Kürdistan’ında da...

Bütün bu gelişmeler, zaten uzun zamandır uluslararası bir sorun olan Kürt meselesini artık Türkiye’nin bir iç meselesi olmaktan tamamen çıkardı.

Ankara, Kürtlere kucak açarak bölgesel ve güçlü ittifaklar oluşturma şansını, onları dışlayarak, imha etmeyi deneyerek kaybetti. Çünkü Saray’a çıkan Erdoğan, 17-25 Aralık’ın da zorlamasıyla İttihatçı zihniyetle uzlaştı ve Türk-Sünni bir cumhuriyet hayali peşine düştü. Bunu yaparken de her gün biraz daha yalnızlaştı.


PYD meselesinde ağır sözlerle sitem ettiği Washington’dan Dışişleri Sözcüsü eliyle bir de balans ayarı aldı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby"Türkiye'nin, YPG ile ilgili endişelerini anlıyoruz. Ancak YPG, IŞİD ile mücadelede en başarılı güçlerden biri. Biz onları terörist örgüt olarak görmüyoruz ve kendilerini desteklemeyi sürdüreceğiz" cevabı verdi Erdoğan’a.

Acıklı bir durum. NATO’da müttefiksiniz. Bölgenin en büyük askeri üslerinden biri olan İncirlik dâhil, birçok hava alanınızı açmışsınız ama daha ‘düşman’ kavramında anlaşamıyorsunuz. Sizin ısrarla ‘düşman’ diye dayatmaya çalıştığınız bir halkı, Amerika ‘dost ve kahraman’ olarak niteliyor.

Rusya ise “1918’de Ermenilere yaptığımız hatayı bugün Kürtlere yapmayacağız” görüşünde. PYD bugün Moskova’da şubesini açıyor. Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov, PYD ve PKK’yi terörist görmediklerini açıklıyor.


Senin yanında Suudi Arabistan ve Katar var; Kürtlerin yanında başta Amerika ve Rusya olmak üzere Batılı ülkelerin çoğunluğu. Bu koşullarda Erdoğan, Suriye’ye müdahale imasında bulunuyor, ateşli Yeni Şafak gazetesi hemen silahları kuşanıyor.

1914-1918 arasında Osmanlı’da gördüğümüz filmin kötü bir kopyası var vizyonda. Aynı maceracılık, aynı gerçeklikten kopuş, aynı imha ve inkâr siyaseti.

O siyasetin koca bir imparatorluğu ne hale getirdiğini gördük. Almanya yenildiği için biz de yenilmedik, her cephede ordular tarumar olduğu için yenildik. Eğer kazananlar ganimet paylaşım kavgasına girmese, Rusya’da devrim olmasa bu topraklar bile hayal olabilirdi. Gerçeklerden kopuşun bedeli ağırdır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89