• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 3 °C

Sorun Kandil'de…

Abdülkadir Selvi

Baştan belirteyim. Çözüm sürecinde sorun BDP'lilerin İmralı'ya gitmesinde değil, Kandil cephesinde yaşanıyor.

Çözüm sürecinin nihai noktasını, Kandil'in silahı bırakması oluşturuyor.

Eğer Kandil silahı bırakmazsa, zaten çözüm amacına ulaşmamış olacak.

Bundan, çözümden sadece PKK'nın silah bırakmasını anladığım düşünülmesin.

Ancak çözüm sürecinin en önemli göstergesi, PKK'nın silah bırakması olacak.

Bu sürecin yine can alıcı noktası Kandil'in kararı olacak.

Kandil silah bırakmayı kabul ettiği takdirde başka, silah bırakmayı kabul etmediğinde başka bir durum ortaya çıkacak.

Kandil bir süredir ciddi bir şekilde silah bırakmayı tartışıyor.
Ama ikna olmuş değil.

Tartışma süreci devam ediyor.

Çözüm sürecindeki gecikmenin altında da bu yatıyor. BDP'lilerin İmralı'ya gitmesi doğrudan bununla bağlantılı mı orasını bilemiyorum. Elbette etkisi var ama İmralı'ya gittiklerinde de Öcalan, BDP'lilerden, çözümü tartışıp bir karar vermelerini isteyecek.

BDP'nin, DTK'nın, Avrupa ve Kandil'in çözümü ve silah bırakmayı tartışıp, kararlarını kendisine bildirmelerini söyleyecek.

Ancak Öcalan'ın, silah bırakma konusundaki mesajı çoktan Kandil'de tartışılıyor.

Bu arada PKK'lıların çok önemli bir kısmının Kandil'den ayrılıp Suriye'ye geçtiğini belirtmeliyim. Bir miktarı da İran'da tutuyorlar.

Silah bırakma konusunda, Kandil'in yaklaşımında bir sorun gözleniyor.

Özellikle de Suriye süreci nedeniyle, bazı grupların silah bırakmaya yanaşmadığı söyleniyor.

PKK'nın içinde çok önemli bir Suriye kanadı var. Liderliğini Fehman Hüseyin yapıyor.

PKK-PYD çizgisi Esed rejiminin yanında yer aldı. Suriye ordusunun silah depolarının bir kısmı bunlara terk edildi. Suriye'nin içinde bulunduğu konjonktürü de dikkate alarak, bu grubun silah bırakmaya yanaşmadığı söyleniyor.

Bu olay aynı zamanda PKK içindeki mezhep farklarını da gün yüzüne çıkardı.

Peki bu bekleniyor muydu?

Öngörülüyordu, piyasa deyimiyle satın alınmış bir süreçti bu.

Burada önemli olan Öcalan'ın, silah bırakmak istemeyen grupları karşısına alma pahasına çözümde ısrar edip etmeyeceği.

Öcalan'ın kimi zaman gel-gitler yaşadığı biliniyor. Daha da önemlisi Paris suikastı, Öcalan ve Kandil üzerinde beklenenden öte bir etki meydana getirmiş durumda.

Öcalan, çözüm yönündeki iradesini koruyor.

Öcalan'a rağmen PKK içindeki bir grup, bunlar bu aşamada Suriyeliler olarak gözüküyor. Eğer silah bırakmama konusunda direnirlerse, Öcalan buna rağmen çözümün yanında durmaya devam edebilecek mi, başka bir nokta, PKK bölünmeyi göze alabilecek mi?

Öcalan'ın çözüm dediği, Murat Karayılan'ın başını çektiği Kandil'in silah bırakmayı kabul ettiği ancak, PKK'dan ayrılan bir grubun silahlı mücadeleye devam ettiği bir durum karşısında Kürt halkının tavrı ne yana olacak?

Öcalan'ı ve çözümü mü seçecekler, yoksa silahlı mücadele yönünde mi tavır koyacaklar?

Çözüm sürecinde yeni bir durumla karşı karşıyayız.

Ben Kandil'den aldığım sinyalleri yansıttım. Bakarsınız tartışmalar sonucunda Kandil'e de Öcalan çizgisi hakim olur, bu kaygılar ortadan kalkar.

Çözüm düz bir hat üzerinde hareket etmiyor. Kimi zaman inişler, çıkışlar olabiliyor.

IRA sorununun çözümünde Tony Blair'in danışmanı olan Jonathan Powel'ın dediği gibi, 'Bisikletin devrilmemesi için sürekli pedal çevrilmesi gerekir. Bazen hızlanır ya da yavaşlar ama pedal çevrilirse bisiklet devrilmeyecek demektir.'

BDP'lilerin İmralı'ya ziyaretlerindeki gecikme de bunlardan birisi.

Başbakan Kürt sorununu çözerken, birilerinin Türk sorunu üretmesine fırsat vermemeye çalışıyor.

Çözüm süreçleri konusunda referans bir isim olan Prof. Dr. Mithat Sancar, Güney Afrika'da çözümün ciddiyet kazandığı andan itibaren, bu kez beyazların örgütlendiğini, hatta silahlı örgütler kurup, barış görüşmelerinin yapıldığı mekanı bastıklarını hatırlatmıştı.

Bizimkiler henüz, Türklükten istifa ediyorlar. Sinop ve Samsun'da olduğu gibi güç gösterisi yapıyorlar.

Bu arada İmralı'ya kimin gideceği tartışması çok uzamış, sürecin cazibesini yitirmesine neden olacak bir noktaya varmıştı.

Şimdi isimler ortaya çıktı. Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan ve Pervin Buldan güven veren ve güçlü diyalogları olan isimler. İsabetli bir seçim.

Süreç yeniden ivme kazanacak.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89