• BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • İstanbul 14 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 7 °C

Sizin İnsanlığınız Depreme Uğramış!

Reyhan Yalçındağ

Geçtiğimiz günlerde "savaşta nasıl haber yapmaları konusunda özel brifing" alan gazetecilerin-habercilerin, muazzam ev ödevlerini nasıl yaptıklarına dehşetle tanıklık ediyoruz dünden beri. Zaten onyıllardır acının, horlanmanın, savaşın, yıkımın, yoksullaştıma politikalarının ana hedefindeki mazlum Kürt halkı, Van’da yaşanan depremle birlikte bir kez daha acıların en katmerlisini yaşamakta. Şu ana kadar bine yakın ölü, binlerce yaralı, kayıp ve evsiz kalan yüzbinlerce insan… Bu bir insanlık trajedisidir. Dünyanın birçok yerinden insanlar, sivil toplum dahi duyarlılık göstermişken, deprem haberlerinin "anektotlarına" bakar mısınız?

Habertürk özel deprem yayınında gelişmeleri canlı yayında aktaran sunucu Duygu Canbaş: "Deprem her ne kadar Van'da da olsa hepimiz üzüldük"…

ATV’de günlük sözümona "kadın ve sosyal sorunlar" ile ilgili program yapan, ama aslında kapitalist modernitenin tavan yaptırmış sosyal sorunlarını magazinleştirmek dışında hiçbir işlevi olmayan Müge Anlı, depremle ilgili yorumlarına bakın neler kattı:

"…her fırsatta küçücük çocuklar tarafından taş attırılan polisler ilk an olay yerindeydi. Mehmetçik de… Allah polislerimize, askerlerimize zeval vermesin. Zor günlerde değil ama başka zaman, onlara taş atanların da elleri kırılsın. Zor günlerde onlara "ah canım cicim, başka zaman da kuş avlar gibi avlayın dağlarda. Biraz da insanlar hadlerini bilsinler..." Bunun üzerine stüdyo konuklarından biri "KCK olup da devletsiz olunsun diyenler görsünler işte…"

Sosyal paylaşım sitelerine ne demeli: ırkçılığın ötesine geçmiş yorumlar, kahkahalar, "oh oldu"lar, "intikam" çığlıklarıyla karşılayan insanlık dışı yorumlar, depremin olduğu andan itibaren internet medyasının, büyük(!) gazete ve televizyonların internet sitelerinin yorum bölümlerini süsledi. İnternet siteleri, hoşgörüsüzlüğün, ırkçılığın, ayrımcılığın en açık biçimde yapılabildiği alanlar haline geldi. Depremden sonra, medya profesyonelleri tarafından dışarıya kusulan "Kürt düşmanlığı" sınır tanımaz hale geldi.

Peki yüzlerce insanın öldüğü, geri kalanın enkaz altında olduğu, kadınların kucaklarında bebeleriyle bir sağa, bir sola koşturup sığınacak yer aradığı anlarda başta İstanbul olmak üzere birçok ilde Kürtlere yapılan saldırılara ne demeli?

Tümüne buradan bir çift söz diyeceğim:

Siz insanlıktan nasibinizi almamışsınız! Irkçısınız, yüreğiniz kirli sizin. Savaş, sizin beyninizi, insanlığınızı, yüreğinizi kirletmiş. Bu halk, üstüne yağan tonlarca bombaya, imhaya, zulme rağmen direniyor. Onuru için, insanlık için, kimliği için. Üstelik Kürt anneleri sadece kendi çocukları için değil, savaşta kim olursa olsun canı yiten, onun da yasını tutuyor. "Ben yandım, başkasının ciğeri yanmasın" diyor! İşte Başbakanın bahsettiği ciğer yanığı gibi değil. Gerçek anne yüreği… Bu halk ayrımsız herkes için acı çekiyor, toprağa düşen her genç için gözyaşı döküyor. Peki siz? Nasıl acılar arasında ayrım yaparsınız?

Bir şey daha: o minicik elli çocuklar, bizim çocuklarımız. Ne olursa olsun çocuk olduklarını bir kenara bırakıp "elleri kırılsın" derseniz, ben de size "asıl depreme uğrayan sizin insanlığınızdır" derim.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89