• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin -3 °C

Siyaset ve esnaf zihniyeti

Doğu Ergil

Türk Siyasal Hayatı adlı doktora dersi sırasında öğrencilerime Türk siyasetinin bir tanımını yapmalarını istedim. Dersin sonunda siyasetten çok hâkim siyasetçi profili ortaya çıktı. Tabii bu liste bir soyutlama; ekleme ve çıkarma yapmak mümkün...

Genel kanı şu: Hâkim Türk siyasetçisi, daha çok bir esnaf gibi düşünüyor. Eh en geniş ekonomik kesim esnaf (kendi işyerine sahip bağımsız küçük-orta üretici ve sermayedar) olduğuna göre siyasal kadroları büyük ölçüde besleyen de bu sosyal kategori. Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın "Türkiye bir anonim şirket gibi yönetilmeli" önermesi öğrencilerin tespitini doğrular nitelikte.

Esnaf gibi düşünen yeni Türkiye’nin siyasetçisi şu özellikleriyle öne çıkıyor:

1) Anlık düşünür.

2) Kısa süreli plan yapar.

3) Fırsatçıdır; ilkelere pek önem vermez.

4) Hesabında/değerlendirmesinde başkası yoktur.

5) Her şeyi şahsileştirir ve itirazları kişiliğine saldırı olarak algılar.

6) İnandırıcı olmak için kutsal değerleri kullanır ama şahsi çıkarı ön planda gelir.

Kurtuluşu dava olarak görüyorlar

7) Güvenli diye tanıdık ve akrabalarını çalıştırır.

8) Gizli tefecidir. Yaptıkları ve işlemleri, kurallı ve açık değildir.

9) Diğer esnafla, örgütlü emek ve büyük sermayeye karşı dayanışma içindedir. Onların örgütlü varlığından tedirginlik duyar. Eline fırsat geçtiğinde bu tedirginliği onlara karşı sergiler.

10- Dünyadaki gelişmelerden çok işine ve sosyokültürel çevresine dönüktür.

Yurtdışında iş yapanlar kültürel alışverişten çok parasal ilişkiye odaklıdır. O nedenle dışarıda büyüyen iş adamlarımız çok az sayıdadır.

11- Muhafazakârlığı, dindarlık ve yerel topluluk (cemaat) değerlerine dayanır. O nedenle çoğulculuk ve demokrasiye kuşkuyla bakar ve değişimden ürker.

12- Tarihi bilmez. Birkaç ezber klişe üzerinden şanlı bir tarih algısına sahiptir. Gerçekle ilintisi olmayan bu tarih, onun geçmişten bugüne sağlam fikri köprüler kurmasına izin vermez.

Tabii esnafın bu niteliklerini birebir siyasetçiye yansıtmak mümkün değil ama ciddi yansımalar olduğu konusunda öğrenciler (ki hepsi meslek sahibi ve çalışan insanlar) emin görünüyorlar.

Öğrencilerin başka değerlendirmeleri de var: Bugünün pek çok siyasetçisi, geçmişinde mağdur edildiğine inandıkları kesimlerden geliyor. Bu mağduriyetten kurtuluşu bir dava olarak görüyorlar.

Vesayet sistemine dönüştü

İktidar oluncaya kadar benlikleri kolektif bir dava havuzunda eriyordu. Dava ise ideolojik olduğu için yanılma şansı yoktu. Çıktıkları yol onları kurtuluşa, adalete ve kutsal bildiklerine yakın bir yere çıkaracaktı.

Sonra güç, çıkar ve imkân ile karşılaşıp bunların önündeki hukuki, kurumsal ve siyasi engelleri kaldırınca siyaset onlar için tamamen dünyevileşti. Parti, dernek, cemaat çizgisindeki örgütlenme, güç ve servet devşirmenin ekseni oldu. Mağduriyetten ürettikleri haklılık ahlaki ölçüleri silikleştirdi.

Belediye seviyesinde sergilenen diğerkâmlık ve yardımlaşma ulusal düzeyde demokratik paylaşımcılığa ve katılımcılığa dönüşeceğine tedarikçilik ve kayırmacılık üzerinden bir vesayet sistemine dönüştü.

Vasinin karar ve uygulamalarından sual edilemeyeceği için esnafın işyerindeki patronaj sistemi, tüm siyasal sisteme egemen oldu. İtaat karşılığında menfaat, ahlak ve hukukun üzerini örten kirli bir örtü gibi sistemi sardı. Halisane dindarlık, yeni düzeni meşrulaştırmaya yönelik söylemsel dinciliğe dönüştü, araçsallaştı.

Hakk’a hizmet ile kendine hizmet; vatan sevgisi ile bireysel servet hırsı iç içe geçti.
Bu dönüşümü yakından veya içeriden izleyen öğrencilerimi dinlerken bir ara kendimi Mülkiye’de sandım. Ama bilim böyle bir şey, siyaset gibi otoritenin dümen suyundan gitmiyor!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89