• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 12 °C

Siyasal strateji şiddet olunca...

Mehmet Altan

Salı sabahı İstanbul’un göbeğinde kendini patlatan canlı bomba 10 günahsız insanı öldürdü, pek çok kişinin de yaralanmasına neden oldu. 

İstanbul’daki trajik olayın benzerlerinin aşağı yukarı her gün Güneydoğu’da tekrarlandığına, oradaki insanlarımızın adeta düzenli bir şekilde yitip gittiklerine de tanık oluyoruz. 

Devlet terörü ile önceki gün Çınar İlçesi’ndeki bombalı saldırı örneğinde olduğu gibi vahşi PKK şiddeti arasında kanlı bir bulamacın adeta tüm toplumu yutmaya başladığını görüyoruz. 

Mafya, binlerce akademisyeni öldürüp ‘kanlarında duş alacağını’ fütursuzca açıklayacak bir cürete ulaşıyor. 

Bu, gittikçe artan ve yükselen şiddet sarmalını nasıl açıklamak gerek? 

*** 

Siyasal iktidarın ve uzantısı besleme takımının ne söyleyeceği belli, onlara göre ‘ülke harika yönetiliyor’ ama maalesef terör ve şiddet örgütleri her şeyi mahvediyor. 

Siyasal iktidar ve hempaları, olayları böyle takdim etmeyenleri de inanılmaz bir yüzsüzlükle ‘hain’ diye damgalıyorlar. 

Ülkeyi yönetemez hale gelmiş olmalarına rağmen bunu asla kabul etme yanlısı değiller. 

Çünkü iktidarı bırakamıyorlar, işledikleri suçlar ortaya çıkacak diye korkuyorlar. 

*** 

Hitler rejiminin Göbels taktikleri ile görüp yaşadıklarımızı bize farklı sunmaya çalışan algı sahtekârlığını bir yana koyduğumuzda bu şiddet sarmalını nasıl okumalı? 

Türkiye’nin doğal ve gerçek seçimi 7 Haziran’dı… Yaşadığımız koşullarda seçmenin tepkisi akla uygundu.

AKP’yi iktidardan düşüren bu sonucu beğenmeyen zihniyet, bu kez şiddetten medet umdu. 

7 Haziran sonrası siyasal iktidarın yeni stratejisi şiddet ile ülkeyi hizaya getirmek oldu. 

*** 

Çözüm sürecinin askıya alındığı 7 Haziran seçimi ile 1 Kasım seçimleri arasında artan terör olaylarında 167’si güvenlik gücü olmak üzere altı yüzün üzerinde insan boş yere yaşamını kaybetti. 

Suruç Katliamı, Ankara Katliamı gözlerimizin önünde yaşandı ve failler ciddiyetle aranmadı. Araştırılması laf kalabalığına getirildi. 

Olaylara, Ankara Savcılığı’nın açıklamalarının aksine ‘kokteyl’ teşhisi koyan Başbakan ise katliamın kendi partisinin oylarını artırdığını söyledi. 

Hiçbir yetkili de istifa etmedi. Şiddet pazarı açılmıştı. 

*** 

Siyasal stratejinin şiddeti benimsediğini durup dururken söylemiyorum. 

Hürriyet Gazetesi’ni basan AKP’li, şimdi bakan yardımcısı… Failler ise hâlâ mahkemeye çıkarılmadı. 

Ahmet Hakan’ı dövenler serbest ve adi suç nedeniyle yargılanıyorlar. Sulh Ceza Hâkimliği’ne göre ortada örgütlü bir suç da yok. 

Bu ne demek? 

Benden yana şiddete ‘ses çıkarmam’ demek… 

*** 

Şiddet insanları korkutunca, ekonomik konuların yerini ‘can güvenliği’ alınca, gözler kör oldu ve yığınlar kurtulmak için ‘faile’ koştu. 

Büyük bir şaşkınlıkla ‘istikrarı’, stratejisi şiddet olan zihniyette aradı. 

7 Haziran seçimlerinin sonucunu beğenmeyen irade bu korku ve şiddet politikasından sonuç aldı. 

Ve şiddet, uygulayana yarar sağlayınca daha çok gaza basıldı. 

*** 

Amaç, HDP’yi kesinkes bitirmek… Anlaşılmaz bir şekilde iktidarı tekrar AKP’ye veren MHP’yi iyice eritmek ve yakın bir tarihte yapılacak bir erken seçimle 400’ü bulmak. 

Halka, ‘400 vekil verin bu iş huzur içinde çözülsün’ denmiyor muydu, vermeyince ne olacağı gösterildi. 

Şimdi o yaşanmakta… 

*** 

Ancak akla getirilmeyen bir şey var… Siz siyasal şiddeti strateji olarak kullanırsanız, ülkeyi de yönetilemez hale getirirsiniz. 

Güneydoğu’daki devlet terörü bütün dünyanın dikkatini çekecek boyutlara gelir, İstanbul’un göbeğinde ölümcül bombalar patlar. 

Şiddetle yönetmek isterseniz, birileri de şiddet uygulayarak bu coğrafyayı rahatlıkla yönetilemez hale getirebilir. 

Kısacası, ‘şiddet oyunu’ tek başına oynanan bir oyun değildir. 

*** 

Sağduyulu ülkelerin ve yönetimlerin demokrasiyle hukuku boşlamamalarının nedeni budur. 

Oralarda hukuk değişmeden kimse ‘fiilen’ rejim değiştirmeye kalkmaz… Şiddetin şiddet doğuracağını ve en büyük tehlikenin bu olduğunu bilirler. 

Biz, bunu ölerek ve öldürerek bir daha mı öğrenmek istiyoruz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89