• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -1 °C

Sınırötesi maceralara ‘hayır!’

Şahin Alpay

Irak ve Suriye’den kaynaklanan terör tehditlerine karşı TSK’nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması ve geçişi konusunda hükümete bir yıl yetki veren tezkere, 2 Ekim günü TBMM’de kabul edildi.

Görüşmeler devam ederken, “Eğer TBMM üyesi olsaydım nasıl oy kullanırdım?” diye düşündüm. Cevabım netti: Kesinlikle “Hayır!” derdim. Niye?

Her şeyden önce, TSK’nın yalnızca ve yalnızca savunma amacıyla görevlendirilmesinden yanayım. Bu tezkerenin içeriği ve kabul edildiği ortam, TSK’ya ulusal savunma amacının ötesinde görevler yüklenmesi tehlikesini içeriyor. İkinci olarak, Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu yönetime zerre kadar güvenmiyorum. Erdoğan’ın Suriye’de kurmak istediği “güvenli bölge”, kurulabilse bile, Türkiye için güvensizliğin güvencesi haline gelir. Bizi Suriye ile savaşa sürüklemesi, IŞİD’in de doğrudan hedefi haline getirmesi kaçınılmaz olur. Bu, iki cephede savaşın Türkiye’ye vereceği maddî ve manevî zararların boyutlarını düşünmek dahi istemem.

Türkiye hem Beşar Esad rejimi, hem IŞİD, hem de PKK ile üç cephede birden mücadele edemez. Tehditlerin bir öncelik sıralamasının yapılması gerekir. Hükümetin “çözüm süreci” olarak andığı süreç, içeriden kaynaklanan, dolayısıyla en yaşamsal olan tehdidi, PKK tehdidinin sona erdirilmesi imkânını gündeme soktu. Müzakere yoluyla Kürtlerin meşru ve demokratik ortak taleplerinin karşılanması karşılığında PKK’nın Türkiye’ye ve Kürtlere karşı silah kullanmaya son vermesinin sağlanması, her zaman yazıp söylediğim gibi, Türkiye’nin güvenliğinin birinci gereği. Kendi Kürtleriyle barışması yanında öteki Kürtlerle dostluk ilişkileri kurması, Türkiye’nin güvenliğinin vazgeçilmez şartı. Irak ve Suriye’de büyüyen kargaşa, yükselen IŞİD tehdidi bu gerçeği yeterince açıklıkla göstermedi mi? PKK ile barış ve Kürtlerle dostluk politikası, yurttaşlarımızın soydaşları Rojava Kürtleriyle dayanışma halinde olmayı ve kendilerini savunmalarına her yoldan yardımcı olmayı emrediyor.

Beşar Esad rejimi mi, IŞİD mi öncelikle tehdittir sorusuna gelince, bugünkü koşullarda ikincisinin öncelik kazandığı ortada. Esad rejiminin dayanıklılığı konusunda yapılan yanlış değerlendirmeler, Esad’ın devrilmesine Amerikalılar yanaşmayınca ona karşı savaşan radikal İslamcılara (en azından göz yumularak) verilen destek, Iraklı Ezidiler ve Kobanili Kürtlerin de eklenmesiyle başımıza 1,5 milyonu aşan sığınmacı sorununu açtı. Bırakın Suriye’de (kurulabilirliği şüpheli) “güvenli bölge”yi, (bugün için uzak bir olasılık olarak görünen) Esad rejiminin çökmesinin de bu soruna kolay çözüm getireceği düşünülemez. Uzun süreli ve belki kısmen kalıcı olacak bu göçün hazmedilmesi, sığınmacıların entegre edilmesi sorunları üzerine kafa yormak zorundayız. Uluslararası toplumdan daha geniş çapta yardım istiyorsak, bu yardımların kullanılmasında “parayı verin gerisine karışmayın” tavrını terk edip şeffaflık sağlamalıyız.

IŞİD tehdidine gelince: Ne yazık ki şunu kabul etmek zorundayız. IŞİD dış güçlerin ne havadan bombardımanı, ne de karadan operasyonuyla yok edilebilir. Bu tür dışarıdan yapılan müdahaleler, dolaylı olarak yerel sivil halka da zarar vererek, sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir. ABD’nin ve genel olarak Batı’nın tecrübelerinden çıkan dersler yeterince açık değil mi? ABD Vietnam’da yenilmedi mi? Afganistan’da Taliban yenilebildi mi? Irak’ta, Libya’da, Nijerya’da, Somali’de ve başka yerlerde El Kaide bağlantılı şiddet örgütleri dize getirilebildi mi? Dışarıdan müdahaleler çok ender olarak barış ve istikrar getirebiliyor. Halklar kendi sorunlarını ancak kendileri çözebiliyor. Tehditlere karşı kendimizi savunmaya yönelik önlemlerin ötesine gidilmesi başımıza altından kalkamayacağımız dertler açabilir. Tüm okurlarıma iyi bayramlar diliyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89