• BIST 97.726
  • Altın 145,625
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 26 °C

Simetrisiz AKP ve hep 'simetrik' Burkay!

Vedat İlbeyoğlu

“Türk siyasi tarihinin en önemli davasıdır, bir milattır; dokunulmayana dokunuldu” diyor, AKP’nin hukukçusu, Ergenekon davası için… Ergenekoncu ‘konsepte’ sabitlenerek AKP’ye karşı muhalefet tüketen ‘Ulusalcı akil’ ise ironik yanıtını yapıştırıyor hemen: “Doğrudur, bu dava milattır; komutanlarımızı KCK/PKK’lilerle aynı mahkemelerde yargılıyorlar”... Ve bu ‘verimli’ tartışma böylece sürüp gidiyor…

Peki biz neresindeyiz bu atışmanın? Dokunulmayanlara dokunuldu, evet ama iki taraf açısından da hep dokunulması gereken ve hep dokunula gelenlere ara vermeksizin dokunulmaya devam edilmiyor mu yine? Emek, barış, özgürlük, demokrasi diyenlere dokunmak sistemin değişmeyen bağımlılığı. Ergenekon öncesi ya da sonrası, dokunan parmaklar değişiyor belki ama durum değişmiyor; hep dokunulanlara yine dokunuluyor!

KCK operasyonları tam gaz ‘dokunmaya’ devam ederken. Mapustaki Kürt nüfusa her gün yenileri eklenirken… AKP sözcüsü Hüseyin Çelik “En büyük Kürt partisi biziz” derken… Kürtçe eğitime karşı olan, Kürt siyasetçileri içeri tıkan “Kürt partisi”!

Tesadüfi değil ama, bir strateji bu. Halkı müdahil kılan siyaseti yasaklamak, legal alanı minimize etmek ve özellikle Öcalan üzerinden silah bıraktırmaya zorlamak! Özeti budur. Müzakere değil, dayatmadır. Emin olabilirsiniz ki Öcalan’a dayatılan da budur ve bir karşılık bulamamanın asabiyetidir AKP’deki. Kürt sorunu denince, Başbakan’ın haline, diline yansıyan da budur.

Kürdü cezaevi ile mezarlık arasında kıskaca almaya ayarlı bu ‘güvenlik’ stratejisinin bir karşılığı olmadı elbette. Tersine, Kürt siyasetini çözmeye çalışırken AKP’nin çözülme alametlerini görüyoruz. Kürtlere toplumsal ölçekli bu saldırı politikası, AKP’ye ilişmiş ‘en düşük profildeki’ Kürt vekillerini ve yerel örgütlerini bile sıkıştırıyor ve toplumdan tecrit ediyor, ‘fuzuli’ hale getiriyor. Zorlanıyorlar ve itirazlar başlıyor.

Kürt politikasına dair, AKP’nin “güneydoğu” ayağı Batı’yla simetrik değil artık. Hafta içinde yapılan, AKP’nin ‘Bölge’ vekil ve yöneticilerinin katıldığı toplantı bu sıkıntının fotoğrafıdır. Başbakan, ‘dokunulmazlık’ konusundaki itirazlarına dair vekillerine ‘ayar’ vermeye çalışmıştır. Ama bu ‘vidaları sıkıştırma’ ihtiyacı bile bir gevşemenin göstergesidir. KCK operasyonlarıyla, Roboski’deki kırılmayla ha bire biriken ve nihayet su yüzüne çıkan sıkışmışlık, artık görünürdür. Söz konusu toplantıda, Roboski’nin sorumlularının artık açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyleyenleri “Roboski yerine Uludere ismini kullanmaları” yönünde uyaran bir Başbakan’ın bu sıkışmışlığı gideremeyeceği açık olsa gerek.

***

Evet, AKP, KCK operasyonu eksenli Kürt politikasında zorlanıyor ama zorlanmayanlar da var. Taş gibi ‘yerinde’ duranlar! “Kürt mahallesinde” politika yapan ve KCK operasyonundan çok operasyon yapılanı tartışma konusu yapanlar… Kemal Burkay mesela. Malum, çok elzemdi ki 70’inden sonra, değişim sinyalleri veren Hak-Par’ın başına geçen Burkay, tam da KCK- İstanbul ana davasının görüldüğü günlerde, bir haber kanalında “geniş kitlelere” görüşlerini açıklama fırsatını şöyle değerlendiriyordu: “KCK’ye neden ihtiyaç duyuldu? Belediye başkanlarının, yasal parti üyelerinin KCK’de işi ne?... Bu, insanları kriminalleştiriyor… KCK’nin kuruluşunda MİT’in rolü var…”

Yoruma gerek var mı? KCK operasyonları değil, KCK gereksizdir diyor. Vekiller, Belediye Başkanları ve binlerce BDP’li içeride ve Burkay onlara “KCK’de işiniz neydi?” diye soruyor. Tam da özel yetkili savcıların, polislerin sorduğu soruyu… “Biz BDP’nin faaliyetlerinden dolayı alınıyoruz, BDP’yi siyaseten tasfiye operasyonudur bu, KCK’yle ilgisi yoktur…” gibi feryatlara prim vermiyor Burkay. Alabildiğince nesnel ve analitik! Öyle ki, savcıların iddialarını ‘veri’ kabul edecek kadar. Ve derse davet ediyor: KCK’ye girip kendinizi kriminalleştirdiniz ve MİT’in, Öcalan’ın ve PKK’nin ördükleri bir kumpasa yem oldunuz!

Kürt siyaseti böylesine ağır bir kuşatma altındayken, yine bir Kürt siyasetçisinin verdiği ‘derse’ bakar mısınız

İlginçtir, Hükümet’le asla bozulmayan bu ‘simetrik’ halin, akıl tutulması ve nefretle birlikte, siyaset dersinden çakmış olmakla hiç mi ilişkisi yoktur!?

  • Yorumlar 8
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89