• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 2 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 2 °C
  • Berlin 1 °C

Silivri ve Uludere

Mümtaz er Türköne

Silivri’de Ergenekon taraftarlarının, şiddet gösterileri ile mahkeme duvarlarına dayandığı sıralarda Başbakan Erdoğan, Ankara’da Kürt kökenli milletvekilleri ile bir toplantı yapıyordu. 

Silivri’de yargıçlar mahkeme düzenini sağlamak için çırpınırken; -dışarıya yansıyan bilgilere göre- Başbakan, Uludere konusunda sorulara cevap veriyormuş. “Yeminler edildi, yıkılacak Silivri” sloganlarının atıldığı Silivri ile Erdoğan’ın AK Partili milletvekilleri ile yaptığı toplantıda konuşulan Uludere’yi yan yana koyalım. Arada bir ilişki var mı?

Uludere’de ne olduğunu, hâlâ hiçbirimiz bilmiyoruz. Yıldönümü yaklaşıyor ve yara kanamaya devam ediyor. Silivri ise Uludere’ye benzer onlarca facianın nasıl organize edildiğini görmemizi engelleyen kalın sis perdesini kaldırdı. Uludere’de bir kasıt var. İçinden çıkamayışımızın sebebi hükümetin bir oyuna gelmesi. Bıyıkla sakal arasında tereddüt edip, dilinin ucuna geleni saklamasından belli. Yine de Silivri ile Uludere arasındaki ilişki bu kadar basit değil.

Türkiye’nin Kürt sorununu çözmesi için, Silivri’ye tıkıp yargıladığı örgütten ve zihniyetten kurtulması lâzım. Bu işi yapan yargı, aynı zamanda Türkiye’yi tek parça halinde tutacak yegane güç. Bu ülke ancak, tek tek her vatandaşının devletinden emin olduğuna ve hukuk güvencesi altında yaşadığına inandığı zaman bütünlüğünü muhafaza edebilir. Uludere, bu yüzden gözümüze, geçmişin karanlıklarından fırlayıp gelen bir tufeyli gibi görünüyor. Her ikisinden de aynı neticeyi bekliyoruz: Bu ülkede hukukun her şeyin üstünde olması.

Hüseyin Yayman, Stratejik Düşünce Derneği adına, “Türkiye’nin Demokratik Dönüşümü” başlıklı bir rapor kaleme aldı. Yayman, bu raporda geçmişle bugün arasında bir karşılaştırma yaparken, 1992 yılında HEP milletvekillerinin 23 maddelik taleplerini ölçü olarak alıyor. Sedat Yurttaş’ın düzelterek eleştirdiği bu rapor, geniş bir ufuk ve emek mahsulü. Yasin Aktay, başında bulunduğu enstitünün damgasını taşıyan bu rapora, dün Yeni Şafak’taki köşesinde son derece haklı bir itirazda bulunuyor. 1992 yılına ait bu taleplerin Kürt halkının değil, Kürt ulusalcılığının talepleri olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla, Kürtlerin hak talepleri ile Kürt ulusalcılarının bir ulus inşa etme sürecinde sıraladıkları talepler arasındaki ayrıma dikkat çekiyor.

Kürt sorunu içine yerleşen Kürt ulusalcılığı sorunu amacına ulaşana kadar sürecek bir sorun. Amaç bir ulus-devlet inşa etmek. Mümkün mü? Mümkün olup olmaması değil, birilerinin bu hayali yaşatması önemli. Şayet şiddet, Kürt sorunu evrensel ölçülerde çözüldükten sonra da devam ederse, müsebbibi Kürt ulusalcılığı olacak. Tam bu noktada Silivri bize daha derin bir karşılaştırma imkânı sunuyor. Kürt ulusalcılığı sorunu, Türk ulusunu keşfetmeye girişen ulus-devlet tarafından icat edildi. Milliyetçilikten öte, Ergenekon örgütüne hakim olan ideoloji seküler ve kendi antagonizmasını kışkırtan ulusalcılıktı. CHP’de Ergenekon temsilcisi gibi görev yapan milletvekilleri ile seküler-ulusalcı bir tarikat gibi örgütlenen İşçi Partisi’nin Silivri’deki nümayişlerde söyledikleri kışkırtıcı sözleri size tanıdık gelmiyor mu? KCK davalarında bu sözlerin ve tavırların aynısını duymadık mı? “Mustafa Kemal’in askeri” olmak payesi ile “Apo’nun militanı” olmak arasında ulusalcı tonlama açısından ne fark var? “Vatan tehlikede ise gerisi teferruattır” sözünün, aynı pervasızlıkla PKK’lıların ağzına da uyması, derin benzerliğin işareti değil mi?

Benim önerim: Ergenekon davası bittikten sonra, Silivri’de mahkemeyi yıkıp, yerine beton dökelim. Üzerine de Uludere’de kaybettiğimiz vatandaşlar için bir anıt dikelim. İbret için biri toprağın altında, diğeri üstünde kalsın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89