• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 10 °C

Silahların bırakılmasından ‘endişelenmek’...

Oral Çalışlar

Türkiye’de yıllardır “barış olsun” diyen çevrelerin bir kısmı; barışın bir ihtimal olarak önümüze gelmesiyle birlikte, endişeli bir tutum göstermeye başladı. Ulusalcılar, milliyetçiler, endişeli modernler yetmedi, şimdi bir de “endişeli barışçılar” sorunu çıktı. Endişelerin bu “yaygınlığı”, belki de, yaşanan dönüşümün derinlik ve gücünün bir kanıtı.

Düne dek ağır ifadelerle suçlanan Öcalan, çözümün “normal” bir tarafı olarak kabul görüyor. BDP/PKK ekseni, Öcalan’ın çağrılarının da yönlendirmesiyle, hükümet karşısında daha barışçı bir dil kullanmaya alışıyor.

BDP milletvekilleri, geçen yıllarda hayal bile edemeyeceğimiz görüşmeleri toplumun gözü önünde gerçekleştirebiliyor. İmralı’ya gidiyor, Kandil’e çıkıyorlar. PKK liderleriyle fotoğrafları gazetelerde yayımlanıyor.

Son derece kışkırtıcı ifadeler içeren, süreci baltalayacak bir özensizlik içinde basına sızdırılan “İmralı tutanakları”na rağmen, taraflar gerginlikten kaçınan tutumlarını sürdürüyor.

Başbakan, “İmralı tutanakları”nın içeriğine ve onların BDP çevresinden sızdırılmasına rağmen, bu çevreye yönelik suçlayıcı bir tutum içine girmedi. AK Partili bir bakan, BDP’lilerin Kandil’de Karayılan’la çekilen fotoğraflarına tepki gösteren MHP’ye, “Şehit cenazeleri fotoğrafları yayınlansa daha mı iyi?” gibi olgun bir karşılıkta bulundu.

BDP Başkanı Demirtaş da, “Baldıran zehri içeceğini söyleyen Başbakan’a karşı komplo içinde olmayız” diyerek, ilişkilerin yumuşamasına katkıda bulundu.

Gözler şimdi Öcalan’dan gelecek ateşkes çağrısında. Bu kez daha da ilerisi bekleniyor: PKK’nın sınır dışına çıkması ve silahları bırakması.

Tabii ki bu gelişmeler dümdüz ilerlemeyeceği gibi, olaylar sırf PKK’nın yapacaklarıyla sınırlı kalmayacak... Geleneksel devlet yapısı ve geleneksel “öteki” imajı adım adım değişecek. Kürtlere yönelik dışlayıcı dil ve milliyetçilik henüz “törpüleniyor” değilse bile, eskisinden çok farklı bir atmosferin belirdiği bir gerçek... Hatta, Kürtlerin “öteki” olmaktan çıktıkları oranda, yeni “öteki”lerin oluşmasından kaygılananlar bile var.

Başbakan, milliyetçi öfkeyi dizginleyebilecek, yönlendirebilecek bir dil kullanıyor. Toplumun bu yeni dili büyük oranda olumlu karşılamakta olması, ilginç ve önemli. Tribünler, bazı itiraz seslerine rağmen, Türkiye’nin farklı bir ligde oynamasına hazır görünüyorlar...

Öcalan’ın BDP/PKK ekseni üzerindeki değiştirici ve ezber bozucu etkisi de diğer tabanda göründüğü kadarıyla aynı oranda karşılık buluyor...

Çözüm talebinin her iki tarafında da “otoriter kültür birikimi” var. Gazetelere ve gazetecilere yönelik “geleneksel kültür”, değişik yerlerde sahne alıyor. Gül bahçesi içinde yaşamadığımızın farkındayız.

Endişe fazlası; bireyleri ve toplumları, öldürmese de süründürür... Elbette, çeşitli kesimlerin şu an yeterince dikkate alamadığımız duyguları, değerleri, özlemleri yani daha farklı “Türkiye beklentileri” olabilir. “Ülkenin toplam mutluluğu”na biraz olsun katkıda bulunma ihtimali olan tüm “itiraz”lar, tüm “öfke”ler değerlidir.

Bununla birlikte, “olmaz” diyenlerin negatif enerjisinin artık sıktığını da düşünüyorum... İşte barış yolu önümüzde. Enerjinizi “endişelenmek” için değil “anlamak” için kullanın. Ve sürecin bir tarafından tutmaya çalışın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89