• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -1 °C

Silahımı da satarım barışımı da yaparım

Ferda Çetin

Geçen hafta İsviçre’de Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın organize ettiği Cenevre 2 Konferansı gerçekleştirildi. Konferansın amacı, Suriye’deki savaşın sona erdirilmesi ve mevcut yönetimin değiştirilerek yerine demokratik bir yönetimin getirilmesiydi.

Konferansa ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Çin, Türkiye, Almanya, Katar, Suudi Arabistan, Brezilya, Kanada, Norveç, Hindistan, Japonya, Endonezya, Güney Afrika, İsveç, İsviçre, Vatikan, Yunanistan, Belçika, Danimarka, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, İspanya, Güney Kore, Avustralya, Meksika, Mısır, Cezayir, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Fas katıldı.

Suriye’deki muhalefeti de ABD, Katar ve Suudi Arabistan’ın fonladığı, hiçbiri Suriye’de yaşamayan, Suriye’deki savaşta bir gücü ve etkisi bulunmayan, yapaylığı her haliyle açık olan bir grup "temsil" etti.

Suriye’deki Kürtlerin ve Rojava’daki halkların iradesini ABD ve BM teşkilatı engelledi. Konferans’a Suriye’nin ikinci büyük topluluğu olan Kürtler çağrılmadı. Onların yerine ABD, İngiltere, Fransa, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Almanya heyetleri konuştu. Suriye sorununu muhatapları değil, yabancının yabancısı güçler tartıştı.

Düşünebiliyor musunuz uçakla Suriye’ye 24 saat uzaklıktaki Brezilya ve Meksika heyetleri, bu kadar yolu büyük bir fedekarlıkla(!) aşarak geliyorlar. Avustralya ve Güney Kore, Suriye’de taraflar üzerindeki tartışılmaz(!) etkilerini göstermek istiyor. Suriye’nin geleceği konusunda görüşleri dikkate alınmak zorunda(!) olunan ülkelerden biri de Endonezya. Lüksemburg devleti, uluslararası sorunların çözümündeki kilit rolüne(!) yeni bir halka eklemiş oluyor. Zaten Bahreyn’siz çözüm olmaz!

Gelecekte insanlar, BM ve konferans düzenleyicilerinin bu tiyatral komedisini ibret ve şaşkınlıkla okuyacak. Bir sirk çadırı, bir komedi filmi sanki…

Bu tartışmalar sürerken yeni bir haber: Suriye’deki çeteler Alman yapımı "Milan" roketleri kullanıyor.

Milan roketlerinin yakalanması ile Federal Almanya’nın Kürt karşıtı politikaları bir kez daha deşifre oldu. Almanya’nın geçmişte Türkiye’ye Leopard tanklar, zehirli gazlar sattığını; Doğu Almanya’nın dağılmasından sonra 250 bin Kaleşnikof silahı Türk devletine hibe ettiğini, bu silahların özel timler ve koruculara dağıtıldığını ve Kürt halkına karşı kullanıldığını biliyorduk. Suriye’de Milan roketlerin yakalanması ile birlikte, Almanya’nın El Kaide çetelerine desteğini de öğrenmiş olduk.

Açık ve somut bir illüzyon durumu ile karşı karşıyayız.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve Çin’dir. Bu beş devletten her birinin BM kararlarını veto hakkı var. Tartışmalara ve kararlara Federal Almanya’yı katmak için de beş artı bir(5+1) formülü bulunmuş. Bu beşli ve artı bir, dünyanın değişik bölgelerindeki çatışma ve savaşlara müdahale ediyor. Aracılık yaparak "uzlaştırıcı" bir rol oynamak istiyor. Bu amaçla konferanslar, toplantılar yapılıyor, heyetler oluşturuluyor. Tıpkı Cenevre 2 Konferansı gibi.

Görüldüğü gibi rol ve misyon büyük, amaç kutsal(!). Gel gelelim BM Güvenlik Konseyi (ve artı bir) şimdiye kadar, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir savaşı durdurarak nihai barışı sağlayabilmiş değil. Aksine el attığı sorunlar derinleşerek devam ediyor.

Peki bu durum bir tesadüf olabilir mi?

Sorunun cevabı, dünyanın en çok silah satan devletler sıralamasında saklı. Sıralamaya göre ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere en çok silah satan ülkeler… Onları "artı bir", yani Federal Almanya izliyor.

Yani dünyanın en çok silah satan devletleri, savaşları sona erdirmek için de karar ve veto hakkını elinde bulunduran BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri. Onun için konferanslar göstermelik, tartışmalar anlamsız, muhataplar uyduruk.

En çok silah satan devletler, savaşların bitmesini ve yeryüzünde barışın egemen olmasını neden istesin ki? Ya da savaşlar sona erdiğinde onlar silahlarını kime satacak?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89