• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 15 °C

Şii dünyasının kalbi durdu

Nihal Bengisu Karaca

Lübnan Hizbullah’ının ruhani lideri Fadlallah’ın ölümünü işittiğimde bir yakınımı kaybetmiş kadar üzüldüm. Şia sempatizanı değilim ama Şiilerin burukluğunu hissediyor ve anlayabiliyorum.

Sadece Şiiler ya da Hizbullah yasta değildir sanırım, zira Hizbullah denildiğinde biz Türkler bir dönem Güneydoğu’da vuku bulan ve PKK’nın sessizliğinden arta kalan boşluğu doldurmuş bulunan epey tehlikeli bir örgütten bahsedildiğini sanabiliyoruz ama bahsi geçen “Hizbullah” o değil. Bu Hizbullah, Lübnan’da legal yollardan siyaset yapan bir partinin ve hizmet teşekkülünün adı. Sağlıktan inşaata kadar Lübnan’ın imarına büyük katkı yapmış bir hareket. Hizbullah’ın son derece karmaşık bir dini, etnik ve kültürel dokuya sahip olan Lübnan gibi bir ülkede nasıl olup da meşruiyet kazandığının sırrı ise 1975’e kadar gidiyor. O tarihte başlayan ve 1990’a kadar sürmüş olan iç savaş sırasında Hizbullah, iç savaşa hiç bulaşmadan kendisini İsrail ile mücadeleye adamış ve direnişi örgütleyerek 2000 yılında İsrail’i ülkeden çıkarmayı başarıp Lübnan’a bağımsızlık yolunu açmıştı.

Irak işgali sonrasında bölge ülkeleriyle komşuluk hukuku tesis etmeyi amaçlayan Doğu Konferansı adlı girişimle birlikte ziyaret ettiğim Lübnan’da, laik Müslümanların, mütedeyyin Sünnilerin, Hıristiyanların ve Dürzilerin ulusal kahramanı olan bir Hizbullah olgusu söz konusuydu. Yıl 2004’tü, henüz Hariri suikastı gerçekleşmemişti ve Irak işgalinin yarattığı acı ve şoka rağmen, bugünkü kadar karışık ve belirsiz değildi tablo.

‘ÖTEKİ’Nİ ANLAYAN BİR İSLAM

Kanal 7’nin majörlerinden Sefer Turan sayesinde randevu alabildiğimiz Fadlallah ile uzun uzun sohbet etme fırsatımız olmuştu. Mehmet Bekaroğlu’ndan Can Dündar’a, Nuray Mert’ten Nebil Özgentürk’e, Hrant Dink’ten Nihat Genç’e, İpek Çalışlar’dan Yusuf Kaplan’a, Yıldız Ramazanoğlu’na kadar genişleyen bol laikli, bol liberalli, İslamcılı ve ateistli bir gruba konuşan Fadlallah, hepimizi etkilemekle kalmamış, Türkiye’deki laik ve İslamcı kesimlerin aynı amaçla bir heyet oluşturup Ortadoğu’yu geziyor olmasından duyduğu hoşnutluğu da gizlememişti. Bu yüzden olsa gerek, “öteki”ni kuşatan sivil açılımlara önem ve değer verdiğini, bu bağlamda İslam anlayışının da “öteki”ni anlayan ve dinleyen bir anlayışa evrilmesi gerektiğini vurgulamıştı sık sık. AK Parti’nin bu anlayışı geliştireceğinden umutluydu.

Farklı düşüncelerin birbirinden korkmadan diyalog kurmayı öğrenebildiği ve bir araya gelip kamuoyuna faydalı şeyler sunabildiği bir demokratik vizyona duyduğu inanç, her halinden anlaşılıyordu. Ona göre bu aynı zamanda İslami olandı. “Kuran bir diyalog kitabıdır” diyordu. Müslüman ülkelerin fanatizmden uzak İslami öğretiler etrafında bir araya gelmesi, bir arada bulunabilmesi gerektiğine değiniyordu. Fakat hiçbir boşluğa, hiçbir yanlış anlaşılmaya imkân vermeyecek kadar da açıktı: “Biz evrensel bir İslam devletini gerçekçi bulmuyoruz.” Aralarda Türkiye’nin İslam ülkeleriyle ortak bir kültür ve tarih mirası içinde olduğunu “fark etmesi”nin, laik kimliğini tehdit etmeyeceği mealinde cümleler de kurmuştu.

Terörün karşısında olunması gerektiğini, onun suçlu ve masum ayırmayan körlüğüne kapılmamayı zorunlu görüyor, ama Batılı demokrasilerin Müslüman dünyanın üzerine astığı “terörist” yaftasının tarifeleri yüzünden sinmeyi ve kendini inkâra yeltenmesini sorunlu buluyordu. Terör ile işgal edilen topraklarda yeşeren haklı ve meşru bağımsızlık mücadelesini birbirinden ayırıyordu. Daha sonra Irak’ta Sünni ve Şii gruplar arasındaki çatışmayı durdurmak için çabaladığı da bilinen bir olgu.

Kadınlar konuşurken kafasını yere eğmiyor, gözlerini kaçırmıyor, göz teması kurmaktan çekinmiyor ve kadınlara tehdit değil “eşit” muamelesi yaparak Sünni Araplardan bir hayli farklı bir portre çiziyordu. Bu tavrı ayrıca güzeldi, güzel insandı vesselam. Mekânı cennet olsun.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89