• BIST 97.533
  • Altın 145,791
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 26 °C

Şiddet ve korku diyarı...

Ali Bayramoğlu

Bogota

Bizi Kolombiya'ya götüren, bu ülkenin yıllardır süren, ağır, yüzbinlerin hayatına mal olan, kaos ve şiddeti sıradanlaştıran bir çatışma yaşaması... Ve 60 yıllık bu çatışmayı sonlandırmak için başlatılmış çözüm süreci...

Bir ülkenin kültürel ve ekonomik zemini, tarihsel öyküsünü bilmeden oraya dair bir çatışmayı anlamak zordur. Kolombiya bu zorluğun yüksek olduğu ülkelerden birisi...

İlk temasta göze çarpan üç özelliği var Kolombiya'nın.

İlki derin ülkeye sinmiş bir şiddet ve korku kültürü...

İkincisi dünyanın gelir dağılımı en bozuk ülkelerinden birisi olması...

Üçüncüsü uyuşturucunun (ekimi, üretimi, mafyasıyla) ülke hayatında, ekonomisinde, siyasi şiddette, finanse ederek çatışma sürecinde hayati bir rol oynaması...

Heyet olarak bizi yemeğe davet eden Türkiye'nin zarif Kolombiya Büyükelçisi Engin Yürür, “bu ülkede terörden etkilenmemiş insan yok, sokağa korku sinmiş durumda, 6-7'den sonra başkentte bile hala herkes evine çekiliyor” diyordu verdiği brifingte.

Ülkenin Kolombiya adıyla siyasi sahneye çıkması 1830 yılında. O tarihten bugüne geçen 185 yıl içinde iç savaşın, şiddetin hüküm sürmediği tek blok barış periyodu sadece 30 yıl.

1840'larda başlayan kanlı çatışmalar onlarca yıl sürüyor 1899-1903 arasında iç savaşta ölü sayısı yüzbinlerle anılıyor. 1948 “la violencia” dönemi olarak anılan ve 1958'e dek devam eden iç savaşta 300 bin kişi hayatını kaybediyor. 1948'de iç savaşın ilk günü başkent Bogota'da bir gecede 5 bin kişi katlediliyor. 1960'larda sol grupların, gerillaların ortaya çıkmasıyla başlayan ve hala süren çatışma ise 200.000 kişinin ölümüne yol açmış durumda, kayıtlı mağdur sayısı 7 milyon. Göç etmek zorunda kalan sayısı 5 milyon. Kaçırılan insan 24.000. Zorla kayıp 36.000 kişi...

İnanılmaz rakamlar bunlar...

Peki neden?

İlk ve temel neden sınıfsal...

Yoksulluk, mülkiyet, en önemlisi köylülük meselesi ülkenin tüm tarihinde can alıcı bir sorun oluşturuyor. İspanyol sömürgecilerin torunları, toprakların, madenlerin, servetin sahibi olmayı sürdürüyorlar.

Nitekim 1800'lerin ortalarındaki ilk çatışmalar da yönetim tarzı, verimli topraklar ve madenlerle dair mülkiyet ve paylaşım meselesi üzerinden, toprak reformunu savunan liberaller ile hakim güce dayanan muhafazakarlar arasında çıkmış.

Ancak Kolombiya çatışma tarihinin, belki de tarihinin en kritik anlarından birisi, 1950'lerde kırsal meselenin patlaması.

1948-1957 arası süren iç savaş döneminde, topraksız, fakir ya da topraklarını büyük arazi sahiplerinin baskısıyla kaybeden köylüler, ülkenin başka bölgelerine göç ederek buralardaki boş araziler üzerinde koloniler kuruyorlar.

Bu “dinamik”, zaman içinde, Küba devriminin dönemin sol rüzgarlarının etkisiyle Kolombiya'daki gerilla hareketini üretmiş, bugün devletle masada olan, Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri (FARC) yoksul köylülüğe dayanarak kurulmuş, 60 yıllık çatışmayı başlatarak ve yıllarca devrim peşinde koşmuş.

Uyuşturucu meselesine gelince...

Kokain ülke için dev bir sorun. Koka bitkisinin yüzde 90'ı Kolombiya'da üretiliyor. Uyuşturucu ticaretinde ise ana pay yüzde 56'yla yine bu ülkenin…

15 yılda elinden 40 milyar dolar geçtiği düşünülen ünlü uyuşturucu baronu Escobar'ın, 1986'da siyasete girebilmek için Kolombiya devletinin tüm borcunu ödemeyi önerdiğini hatırlatalım. Uyuşturucu kartelleri bu güçlerini korumak inanılmaz bir yozlaşma düzeni kurmuş ve başka bir şiddetin kaynağı olmuşlar. 1991'de bu ülkede kriminel cinayet sayısı 25.000'le, ertesi yıl 26.000'le inanılmaz seviyelere yükselmiş.

Uyuşturucu ticaretinin çatışma üzerinde de ciddi bir etkisi var. FARC, ELN gibi gerilla örgütleri, onlara karşı kurulan para-militer örgütler hakim oldukları bölgelerde uyuşturucu ticareti yaparak bunu savaşın finansmanın da olarak kullanıyorlar.

Tüm bu faktörlerin iç içe girmesiyle 60 yıllık çatışma sonunda ülke o hale gelmiş ki, bugün toprakların bir kısmını devlet, bir kısmını gerillalar kontrol ediyor.

Kolombiya bugün barış görüşmelerinde, daha doğrusu yeniden yapılanma arayışında...

Türkiye'yle karşılaştırınca, biz öykümüz içinde bir çatışma yaşıyoruz, Kolombiya'nın kendisi bizzat çatışma...

Onlar barışa doğru yol alabiliyorsa, biz haydi haydi alırız.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89