• BIST 89.371
  • Altın 146,677
  • Dolar 3,6426
  • Euro 3,9175
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 11 °C

‘Sevgi Evleri’ mi asimilasyonun derin hali mi?

Reyhan Yalçındağ

AKP Hükümeti’nin son üç yılında yaşananlar, kelimenin tam anlamıyla „pes artık!“ dedirten türden. Bir yandan son otuz yıldır yaşanan her türlü hak gaspının tavana vurmuş hali, öte yandan „en demokrat havarisi“ pozlarına bürünmeler! Bir yandan sokaktaki göstericilerin, çocukların katledilmesi, öte taraftan sınırsız insan öldürme yetkisiyle yetkilendirilmiş polis teşkilatının ağır silahlarla donatılması! Almanya’da „asimilasyon insanlık suçudur“ deyip, burada „kimse bizden ikinci bir dille eğitime müsamaha beklemesin!“ naraları!

Son olarak, Hükümetin birincil sözcüleri konumundaki kent valilerinin, yükselen savaş sarmalına ve psikolojik harp yöntemlerine yeni halkalar eklemesine ne demeli? 3 Aralık günü Amed’deki mitingin ardından Murat Elibol isimli Kürt genci, katledildi. Öte yandan, ‘polise taş atan, molotof atan, yasadışı gösterilere katılan çocuklar ailelerinden alınıp Devletin „sevgi evlerine“ yerleştirilecek’ diyen bir zihniyet, toplumsal gösterilerde gençlerimizin yaşam hakkını sonlandırılmasına ne diyecek? İşkence yapan, Şerzan’ı, Aydın’ı, Murat’ı sırf demokratik tepkilerini kullandılar diye katleden polis güçlerine bugüne kadar ne yaptırım uygulandı? Uğur’u, Mizgin’i, Ceylan’ı, Mehmet Uytun’u bir halka duyduğu kini kusarcasına katleden hangi polis şefi ceza aldı?

Daha dün Adana’da yargılamaları süren çocuklarımız hakkında yaşlarının neredeyse 2.5 katı hapis cezası istenmedi mi? Onları molotof atmaktan vazgeçirmek için ailelerinden alıp „AKP’nin sevgi evlerine yerleştirerek“ mi eylemlerinden vazgeçireceksiniz? Yoksa çocuk dünyalarında yerle bir edilmiş adalet duygularını yeniden onararak mı onlarla barışacaksınız?

Peki insanlığa karşı suç işleyen asker ve polisler için de „sevgi evleri“ inşa etmeyi düşünüyor musunuz?

Sahi kimdir sevgiden yoksun olan ve yaşamda bir de „sevgi“ duygusunun varlığını öğrenmeye muhtaç olan?

Bizim Ceylan gözlü evlatlarımız mı? Yoksa sizin eli kanlı polisleriniz-askerleriniz mi?

Şerzan yürekli gençlerimiz mi, cenazelere işkence yapan, cesetlerle poz veren özel harekat timleri mi?

Sokaklarda katlettiğiniz üniversiteli gençliğimizin mi sevgiye ihtiyacı var yoksa çocuk bedenlerine tecavüz eden yüksek devlet erkanının mı? Mardin’de, Siirt’de ilköğretim çağındaki çocukların bedenlerine ancak ve ancak sevgiden, insanlıktan, vicdandan nasibini almamış insan kılıklılar tecavüz edebilir. Peki onlar için ne düşünüyorsunuz? Tümünün hala elini kolunu sallayarak aramızda gezmesine vicdanınız ne diyor?

Bu çocuklar ailelerine karşı bir suç mu işledi ki, ailelerinden alarak „sözümona rehabilite“ edeceksiniz? Bunu yapacağınıza daha 2-3 sene önce „taş atan çocuk“ olarak zındanda iken, çıktıktan sonra bu çocuklar neden dağ yolunu seçtiler diye bir kafa yorsanıza! Demek ki sevgiyi sizin zındanlarınızda bulamamışlar… Sevgiyi yaşamak ve yaşatmak için yollara düşmüşler… Sevgi, öyle bir binanın dış tabelasına yazılarak yaşanmaz, yaşatılmaz…Sevgi bir insanlık işidir. Yürek işidir. Cesaret işidir…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89