• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 21 °C

Seri cinayetler ülkesi

Reyhan Yalçındağ

Ne zaman mı düzlüğe çıkar insanlık, ne zaman mı birbirimizin yüzüne utanmadan bakarız? Acılarımız ortak olduğu zaman. Sahiden ne zaman ortak olacak acılarımız, son iki gündür hep bunu düşünüp duruyorum. Yoksulla varsılın arasındaki hayat standardı uçurumu açıldıkça, insanlık adına bizi var eden değerler arasındaki uçurum da aynı oranda açılıyor maalesef! Birileri tıksırıncaya kadar yesin içsin diye, oğulları gemicikler alsın, kızları ticari ortaklarından bilmem kimin oğluyla- torunuyla Çırağan saraylarında düğün dernek kursun diye; bu halkın evlatları her gün, ama her gün "iş cinayetlerinde" ölüyor!

Utanmadan bir de iş kazası diyorlar!

Cumhuriyet tarihinin en korkunç seri cinayetlerinden biri daha önceki akşam Soma’da işlendi ve işlenmeye devam ediyor! Şu an itibariyle 282 kişinin cesedine ulaşıldıysa da 300’ünden de umut kesildi zaten.

Soma’da yüreği yangın yerine dönen insanlar varsın içlerini döksünler, ne olacak! Bir daha koklayamayacaklarını evlatlarını geri getirmeyecek de olsa, azıcık söylenseler ne olur! Ne yani, "efendimiz sen çok yaşa" mı desinler yüzlerce cenazeden sonra! Başbakan olsan ne olur, olmasan ne olur! Anladık, tarım işçisine "ananı da al git" demeni de gördü bu halk, "asgari ücretle yaşamasını bilmiyorlarsa bu onların sorunu" demene de alıştılar. Atanamadıkları için intihar eden üniversite öğrencileri karşısındaki inanılmaz soğukkanlılığınızı da biliyorlar artık! Listeyi say say bitmez!

Lakin, tepkisini gösteren bir insana yumruk sallaman, koruma polislerinin ayakları altında aynı insanı ezdirmen; bu nasıl bir aymazlıktır! Ya, siz ne zamandan beri bu kadar kibirli oldunuz!

Çalışma bakanı hazretleri hala ortada yok! "Sağlık nedenleriyle" Soma’ya gidemiyormuş! Zaten ne zaman böylesi skandallardan sonra bunların tek bir tanesi istifa etti ki! Roboskî’den sonra mı, Van depreminden sonra mı, Tuzla tersanelerindeki cinayetlerden sonra mı, 28 Mart'ta Amed sokaklarında polis kurşunuyla can veren çocuklardan sonra mı, ….ne zaman! Ne zaman!

Afyon’da cephanelik patlamasında 25 asker öldükten sonra mı?

Lüks AVM’lerin inşaatlarında çadırların içinde onlarca işçi yandıktan sonra mı?

Burası Türkiye! Burada insanın değeri yok! Kadının, işçinin, çocuğun, işsizin, mevsimlik tarım işçisinin, öğrencinin; bütün bunların yedi sülalesinin; ez cümle yoksulun asla ve asla canının değeri yok! Hayatlarımızın değeri yok. Yoksulsan aşağılanırsın, en fazla yaşadığın gecekondular rantsal dönüşüm alanlarına girerse hatırlar bu Hükümet seni! O zaman kapın çalınır. O da seni yaşadığın habitattan kopartıp kentin en ücra köşelerine bir apartman dairesine hapsetmek üzere gelmişlerdir kapına.

Ölürsün de kimsenin umurunda olmaz işte.

En çok yoksullar ağlar bu dünyada; padişahlar, lordlar, bakanlar, başbakanlar için onların evlatlarının değeri yoktur çünkü. Eğer yoksulsan, minicik parmaklarınla attığın bir sapan, bir taş bile yeri gelir o taştan yürek taşıyanlar için "tehlikeli canavar" olarak görülmene yol açar! Kendi evlatlarına gemicikler, sana minicik bedeninin bile geniş geldiği tabutlar! Bu da yetmez utanmadan seçim meydanlarında yaralı yürekli anneni yuhalatırlar!

İstifa etmeleri gereken yerde yuhalatırlar

Cezalandırılmayacaklarından emin oldukları için, ülkeyi yönetenler, istifa etmeyi akıllarına bile getirmezler.

Soma’daki cinayeti örtmek, faili karartmak istiyorlar. Ancak hiçbir yalan cinayeti örtmeye yetmez. Soma’da kaza yok. Soma’da cinayet var. Kelimenin tam anlamıyla cinayet var.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’ya göre; dünyada en çok ölümlü maden kazası olan ülke Türkiye! Dönemin AKP’li Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Şili'de 69 gün mahsur kalan 33 madencinin kurtarma çalışmaları için "Biz 3 günde çıkarırdık" açıklamasını yapmıştı. Zonguldak’da grizu patlamasında ölen işçiler için ise kelimesi kelimesi şunları söylemişti: "ilk 19-20 cesedimizde bahsettiğiniz türden herhangi bir şey yoktu. Güzel öldüler. O konuda ben acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim. Diğerleriyle ilgili DNA testine başvurmak zorunda kaldık. Bütün işçilerimizi ailelerine teslim ettik. Hepsi defnedildi, hepsi huzur içindeler."

Hadi onlar huzur içinde peki siz?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89