• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin -4 °C

Selahaddin Eyyubi Havaalanı

Nazlı Ilıcak

Hakkâri/Yüksekova Havaalanı’na Selahaddin Eyyubi adı verildi. Gönül isterdi ki, Selahattin Demirtaş da bu açılışa katılsın. Ama o konudaki açıklamalarını okuyunca, kendisine hak verdim. “Bu havaalanını yapanlardan Allan razı olsun” dedikten sonra şöyle konuşuyor:

"Bugün Hakkâri Yüksekova’da havaalanı açılışı var. Birlikte olmak isterdik. Ama biliyorum ki, kendisi AKP propagandası yapmaya gelmiş oraya. AKP propagandası yapmaya gelen bir Cumhurbaşkanı’nı karşılamak zorunda mıyız? Şimdi bu yine gidecek, Yüksekova Havaalanı açılışında bir kez daha bize hakaret edecek; HDP’ye, HDP’ye oy verenlere hakaret edecek. Sen yaptığın bir hizmeti, halka hakaret etmek için kullanırsan, o hizmetin kıymeti kalmıyor."

Maalesef Türkiye’de, Anayasa’nın tarif ettiği gibi bir cumhurbaşkanı yok. Partili cumhurbaşkanı, açılışları bahane ederek sürekli muhalefete hakaret ediyor ve AK Parti’ye oy istiyor. Meselâ HDP’ye dedi ki: “Biz sizin gibi Diyarbakır’da sözde müftüyü ya da Eskişehir’de bir eşcinseli aday göstermedik.” Peki siz kimsiniz? AK Parti Genel Başkanı mı? Oy istiyor da ne oluyor… Bence fayda sağlamadı, tersine olumsuz etki yaptı. Kendilerine yakın kalemlerin yazdığına göre, 6 ay öncesinde %49 gibi görünen oran, %40-42’de geziniyor.

Hele havaalanına Selahaddin Eyyubi ismi verilmesi, kaş yaparken göz çıkartmak gibi bir olay. Neden mi? Çünkü hatıra, Selahaddin Eyyubi’nin hayat tarzını getiriyor. Selahaddin Eyyubi, sarayda yaşamayı reddetmiş, kıl çadırda bütün hayatını geçirmişti. Bunu herkes bilir. Asgari ücretin 900 lira civarında olduğu, en zengin %1’in, milli gelirden aldığı payın, %99’un payını geçtiği, milli gelirin 3 yıldır 10 bin dolar civarında çakılıp kaldığı bir Türkiye’de, “Saray saltanatını” ya da “Haram saltanatı” makul karşılayanlar, nasıl Selahaddin Eyyubi’den söz edebiliyor? En son model arabalar ve uçaklar satın alarak, “Devletin itibarını artırıyoruz” diyenler, Selahaddin Eyyubi’nin ismini havaalanına vermekle kendilerine en büyük kötülüğü yaptılar. Şimdi herkes, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi’nin kıl çadırıyla, Ankara’daki Ak Sarayı daha fazla konuşur oldu.

Birkaç rakam

*Türkiye’de en zengin %1’in, toplam servetten aldığı pay, 2002’de % 39.4; geri kalan %99’un payı ise % 60.6 idi. 2011’den itibaren %1’lik kesimin aldığı pay, % 99’un toplam servetini geçti. 2014’te, en zengin %1’in payı % 54.3’e ulaşırken, %99’un payı % 45.7 oldu.

*AK Parti iktidarıyla birlikte, fert başına milli gelir yükseldi; 2 bin 500 dolardan 10 bin dolara çıktı. Bu önemli bir başarıydı. Ama fakir ile zengin arasında görülüyor ki, denge yeterince gözetilmemiş, zenginin payı çok daha hızlı artmış.

*Bir başka rakam da asgari ücretle ilgili. Fransa’da toplam çalışanlar içinde asgari ücret alanların oranı %10, İngiltere’de, Hollanda’da, Portekiz’de, Yunanistan’da %5 civarında. Türkiye’de, bu oran %45.

*OECD rakamlarına göre, 1000 kamu çalışanına düşen resmi araç sayısı şöyle: Türkiye 34, Almanya 12, Fransa 10, İngiltere 9, Japonya 8, ABD 4.

Diyelim ki bütün rakamlar abartılı… Ama biraz tenzilat yapsanız dahi, aradaki farkı kapatamıyorsunuz.

Uçak vaadi

2011 seçimlerinde “Yerli uçağımız göklerde” şeklindeki AK Parti afişi billboardları süslüyordu. Aradan yıllar geçti… Bu seçim kampanyasında da Ahmet Davutoğlu, gene uçağa ilişkin bir afiş kullandı: “Yerli yolcu uçağımızı yapıyoruz.”

Aradan geçen süre zarfında, “göklerde uçan Türk uçağı” yere mi çakıldı? Ne oldu da yenisini yapmayı vadediyorsunuz? Olmadı Sayın Davutoğlu! Onu yalancı durumuna düşürdüğünüz için, eğer gözünden kaçmadıysa Tayyip Erdoğan size çok kızmıştır.

Meydan tartışması

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sadece seçim öncesi miting yapıp tarafsızlığını kaybetmekle kalmıyor, arzu ettiği meydana el koyduğu için, başka siyasi partilerin hakkını da yiyor. Meselâ Vatan Partisi, 29 Mayıs’ta miting için, Adana Uğur Mumcu Meydanı’nı istemişti. Tayyip Erdoğan da aynı meydanı talep etti. Önce, Yüksek Seçim Kurulu’ndan farklı saatlerde iki mitinge de izin çıktı. Ama, sonra, güvenlik gerekçesiyle İlçe Seçim Kurulu, sadece Cumhurbaşkanı’na olur verdi.

Uşak’ta, Tayyip Erdoğan’ın saati, Milli İttifak (Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi) ile çakıştı. Uşak Valiliği, Cumhurbaşkanı toplu açılış ve halka hitap gerçekleştirecek gerekçesiyle, iki siyasi partinin önünü kesti.

Şimdi İstanbul Kazlıçeşme’yle ilgili de bir tartışma yürüyor. Hem HDP hem MHP bu meydanı istiyor. Tayyip Erdoğan’a izin var, onlara yok. Oysa Erdoğan tarafsız bir cumhurbaşkanı gibi davranmıyor. Herkes onun AK Parti için oy istediğinin farkında. O da bunu gizlemiyor. AK Parti, Türkiye’yi tam bir parti devleti haline getirdi. Bütün mülki erkân onun yanında. Kendi polislerini, kendi hâkimlerini atadı. İnsanları tutuklamak da çok kolaylaştı. Meselâ, Erdoğan’ı MHP selâmıyla selâmlayanlar hemen gözaltına alınıyor. Oysa tarafsız olsa, onun da bir hoşluk yaparak, aynen mukabele etmesi gerekmez miydi?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89